Cuma Erçe: Pir Sultan Abdal’ın Yolundan Gitmek Ne Demektir?
⌈AHA⌉ Pir Sultan Abdal, yalnızca bir ozan, bir isim ya da geçmişten bugüne taşınan bir simge değildir. O, zulme karşı direnişin, hakikatin ve insan onurunun yüzyılları aşan sesidir. Onun yolundan söz etmek, bu sesi gerçekten duymayı; onu sloganlarda değil, yaşamın her alanında yeniden üretmeyi gerektirir. Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe tarafından kaleme alınan bu yazı, Pir Sultan Abdal’ın adını anmakla yetinmeyen; onun inancını, ahlakını, direncini ve yol erkânını yaşamın merkezine koyan bir duruşun ifadesidir.
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe’nin “Pir Sultan Abdal’ın Yolundan Gitmek Ne Demektir?” başlıklı yazısını, taşıdığı tarihsel ve toplumsal önem nedeniyle, herhangi bir müdahalede bulunmaksızın olduğu gibi yayımlıyoruz.
”Pir Sultan Abdal’ın Yolundan Gitmek Ne Demektir?
Pir Sultan Abdal’ın yolundan gitmek demek, sadece onun adını anmak, deyişlerini çalıp söylemek veya ismini tabelalara yazmak demek değildir. Onun adından rant devşirme hiç değildir.
Pir Sultan Abdal’ın yolundan gitmek demek, onun, İnancını, bilincini ve direncini kuşanmak, gerekirse bu uğurda serini meydana koyabilmek demektir. Ama, her şeyden önce, insan olabilmek, zalimin karşısında, mazlumun yanında durabilmektir.
Kişisel ikbal ve çıkarlar yerine, halkın çıkarlarını, her türlü çıkarın önünde görebilmektir. Yalan söylememek, yalancıya fırsat vermemektir. Fesatçıya, fırsatçıya, hayına yüz çevirmek ve her türlü çürüme ve kirlilikle amansız mücadele etmektir.
72 millete aynı nazarda bakabilmek, her türlü ırkçı, şoven, gerici, milliyetçi, faşist düşünceden uzak durabilmektir. İkrar vermek ve ikrarından dönmemektir. Yani, Alevi Kızılbaş yol ve erkanına bağlı veya en azından bu yola uygun bir yaşamı sürebilmektir. Çok daha önemlisi her fırsatta özünü yoklayıp, kendini yuyup, paklayabilmektir.
İnsan hata yapar ancak, önemli olan hatalardan ders alıp onunla yüzleşebilmektir. Dostu düşmanı birbirinden ayırabilmek, kinden, kibirden, egodan, dedikodudan, kıskançlıktan, uzak olmak, fitneye meydan vermemektir. Halkın düşmanları ile değil, dostları ile buluşmaktır.
Pir Sultan Abdal’ın yolundan gitmek demek, gelin canlar bir olalım, zalimlerin sarayını birlikte yıkalım diye haykırmaktır yüreklice. Hırsızla, arsızla, haram lokma yiyenle aynı sofraya oturmamak onunla birlikte anılmamaktır. Aynı yolda yürüyenleri bir birine kırdırmak isteyenleri, ayrıştıranları, birbiri ile düşmanlaştıranları, binanın temelini sarsanları, birlikte var ettiğimiz ve nice bedeller ödeyerek bu günlere getirdiğimiz kurumlarımızın altını oyanları, örgütlerimizi, bu yola gönül veren canlarımızı itibarsızlaştıranları, düşmanın ekmeğine yağ sürenleri, onlarla kol kola girenleri, oturdukları sıcak döşeklerden akıl verip, ahkam kesenleri, yolu ve yoldaşını satanları, yolun dışına atabilmektir.
Bu yol, cümlemizden ulu, sarp, dikenli, engebeli ve uzun bir yoldur. Bu yolda yürümek ayağını sevenlerin yapabileceği bir iş değildir. Yola yoldaş olanlara aşk olsun…”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler