İNSANLIĞIN HAL-İ PÜR MELAL -İ
⌈Aziz Tunç⌉
Son günlerde büyük sermayeyi gasp etmiş olan bir avuç aşağılık unsurun ortaya saçılan pislikleri tartışılıyor. Tartışılan rezaleti yaratanların hemen hepsi, kanlı devletlerin, pislik dolu şirketlerin ve kötülük kaynağı kurumların üst düzey yöneticileridirler. Yani bunların hepsi gasp ettikleri dünyayı yönetenlerdir.
Esasında dünyamızın ve insanlığın en büyük düşmanları olan bu aşağılık unsurlar, dünyayı tüketiyor ve insanlığı yok ediyorlar. Herkesin bildiği bu ürkütücü gerçeği, dünyanın ve insanlığın içinde bulunduğu koşullara bakarak görebilmek mümkündür.
Dünyanın 7 kıtasında ve en az 40 bölgesinde, her saat insanlar katledildiği savaşlar veya çatışmalar yaşatılmaktadır. Ortadoğu bu çatışmaların en yoğun olduğu bölgelerin başındadır. Kürdistan’ın savaşların merkezinde olması, Rojava’da Kürtlere soykırım uygulanmak istenmesi, dünyanın bu koşullarından ayrı değildir.
Yoksulluk ve Eşitsizlik
Yoksulluk ve gelir eşitsizliği, insanlığın en temel sorunlarından birisidir ve her geçen gün büyütülmektedir.
Dünyanın 8 milyarlık nüfusunun, en zengin yüzde 1’i, kaynakların yüzde 59’unu gasp etmiştir. Kaynakların yüzde 41’i ise insanlığın yüzde 99’una kalmaktadır.
Dünyada yaklaşık 1,1 ile 1,3 milyar insan, ölümcül bir yoksulluk içinde yaşamaktadır. Afrika ve Asya kıtaları ile çatışmaların olduğu bölgelerde yaşayan yaklaşık 700 milyar insan, günde 2,15 dolarla yaşamaya mahkûm edilmiştir.
Dünyada 4,5 milyar insan, yani insanların yarısından fazlası, sağlık hizmetlerinden tam olarak yaralanamamaktadır.
Dünyada yaklaşık 1,2 milyar insan, konut imkânından yoksun bırakılmıştır.
İnsanlığın beslenme durumunu belirten 2018 tarihli bir rapora göre, dünyada 821 milyon insan açlık içinde yaşamaktadır. Yani karşılaştığımız her 9 kişiden birisi aç olarak yaşamak zorunda bırakılmıştır. Tabii ne kadar yaşayabilir ise. Mevcut gidişle 2050’de dünya üzerinde 300 milyon insan aç kalacaktır.
Gıda İsrafı ve Sistem
Buna karşın zenginler, her yıl üretilen gıda ürünlerinin yaklaşık 1,3 tonunu, üretilen tahılların yüzde 30’unu, sebze ve meyvelerin yüzde 40–50’sini, yağlı tohumların yüzde 20’sini, et ve süt ürünlerinin yüzde 30’unu israf etmekte, çöpe atmaktadırlar.
Halbuki gıdaların çöpe atılarak israf edilmesi yüzde 25 azaltılırsa dünyadaki milyonlarca insanın açlık sorunu çözülecektir. Asalakların üretilen temel gıda maddelerini israf ederek çöpe atması aynı zamanda bu sisteme güç vermektedir.
Çocuklar ve İstismar
Dünya nüfusunun 2,5 veya 2,8 milyarı, insanlığın geleceğini temsil eden çocuklardan oluşmaktadır. Çocuklar bu dünyanın her güzelliğini yaşaması, her nimetinden yararlanması gereken çiçekleridir. Bu tanımlamaları sistemin sahipleri olan bütün ahlaksızlar da sahtekârca yaparlar. Yaptıkları söylediklerinin tam tersi olan bu alçaklarla aynı kelimeleri kullanmak bile rahatsızlık yaratıyor.
Dünya çocuklarının yaklaşık 690 milyonu cinsel istismar, savaş, yoksulluk, açlık, eğitimsizlik, barınma olanaklarının olmaması ve yoksulluk nedenleriyle temel yaşam koşullarından mahrum bırakılmışlardır. 140 milyonu yetim bırakılan bu çocuklar, fiziksel, cinsel ve duygusal sömürüye, dilenmeye, suça ve şiddete maruz bırakılmışlardır.
2024’te UNICEF’in yaptığı araştırmaya göre 370 milyon kız çocuğu 18 yaşından önce tecavüze uğramış veya cinsel tacize maruz kalmıştır. Yani karşılaştığımız her 8 kadından birisi bu aşağılık saldırıyı yaşamıştır.
“Temasa dayanmayan sözlü tacizler” de eklendiğinde, 650 milyon kız çocuğu taciz ve tecavüz saldırılarının mağduru olmuştur. Bu demektir ki her 5 kız çocuğundan birisi, çatışmalı yerlerde ise her dört kız çocuğunun birisi bu saldırılarla karşılaşmıştır.
Sadece kız çocukları değil, aynı zamanda erkek çocukları da tecavüz ve taciz saldırılarına uğramışlardır. Yapılan araştırmalara göre dünyada yaklaşık 240 ile 310 milyon erkek çocuğu, yani her 11 erkek çocuğundan birisi, çocuk yaşta tecavüze veya cinsel saldırıya uğramıştır. “Temasa dayanmayan cinsel saldırılar” da eklendiğinde, saldırıya uğrayan erkek çocuk sayısı 410 ile 530 milyonu bulmaktadır.
Kadınlar ve Ekoloji
Dünya nüfusunun yarısını oluşturan kadınlara derin bir eşitsizlik yaşatıldığı bilinmektedir. Ev kadınlığı adı altında sosyal, siyasal ve ekonomik hayatın dışında tutulan kadınlara yönelik şiddet, cinsel istismar ve kadın cinayetleri, kadınlar için dünyayı yaşanmaz kılmaktadır.
Zararlı böcek olan haramilerin tahribatları bunlardan ibaret kalmamıştır. Dünyanın ekosistemi alt üst edilmiştir. Yaşamın temel maddesi olan içme suyuna 2,2 milyar insan erişememektedir.
Ormansızlaştırma, toprak erozyonu ve bitki çeşitliliğinin yok edilmesi 2024–2025 itibarıyla alarm vermektedir. Ozon tabakası delinerek zararlı ışınların insanların yaşamını olumsuz etkilemesine yol açılmaktadır. İklim değişmekte, hava kirliliği artmakta, insanlık ve dünya bu yönüyle de yok edilmekle karşı karşıya bırakılmaktadır.
Uyuşturucu, Mafya ve Devlet
Uyuşturucu tacirlerinin devletlerle ele ele vererek milyonlarca insanı zehirlediği bilinmektedir. Uyuşturucu pazarını büyütmeye çalışan bu insanlık düşmanları, çocukların uyuşturucu kullanmalarını teşvik eden bir dizi faaliyet geliştirmektedirler.
Bütün bu kötülükleri yapanların aynı zamanda suç işleme özgürlüklerini ve imkânlarını koruyup kollayacak mekanizmaları da bulunmaktadır. Bu kirli ve kanlı sistemin sahipleri, devletlerinin de desteğiyle dünyanın her tarafına yayılmış mafya çeteleri kurmuşlardır.
Bu kan emiciler koydukları haksız ve zorbalığa dayalı kurallara uymaları için 8 milyar insana her türlü baskıyı ve zorbalığı yapmaktadırlar. Ancak kendileri için kuralsızlığı kural yapmışlar ve hiçbir kurala uymayan mafya çeteleriyle kirli ve kanlı icraatlarını yürütmektedirler.
Şeriat, Sistem ve Sonuç
İnsanlık düşmanlarının icraatları bitmemiştir. Bu katiller sürüsü, şeriat denilen ve insanlığa zararlı kurallar içeren yönetim biçimlerini de insanlığa dayatmaktadırlar.
Yaklaşık bir milyar insana Suudi Arabistan, İran, Afganistan, Brunei, Moritanya, Pakistan, Sudan, Umman, Nijerya, Endonezya, Yemen ve Katar’da şeriat sistemi dayatılmıştır. İnsan haklarını, özgürlük, eşitlik ve demokratik kuralları yok sayan bu yönetim sistemi, haramilerin kan içmelerini kolaylaştırmaktadır.
Bu pisliklerin Türkiye versiyonunun da kısa süre önce patladığı bilinmektedir. Nihayetinde bu pislik sistem, dünya sistemidir.
Bütün bunlara dair daha çok örnek sayılıp dökülebilir. Ancak yazılanlar meramımızı anlatmak için yeterlidir.
İşte dünyaya ve insanlığa bütün bu kötülükleri yapanlar, bugün tartışılan ve yazının girişinde adı geçen J. Epstein, Trump ve diğerleriyle birlikte bir avuç pisliktir. Bunları koruyan, büyüten ve bu kötülükleri yapmalarına imkân sağlayan güç ise devletleridir.
Bu gerçek o kadar açıktır ki, yaptıkları alçaklıklardan dolayı halklardan birisi bunların yüzüne tükürmek istese, devletlerinin elemanları ve mafyaları her türlü zorbalığı yaparak bu canileri koruyacaklardır.
Ahlaksızlık, güce ve gücün kaynağı olan paraya tapan sistem sahiplerinin yapısal özelliğidir. Asıl sorun, dünya bu hale nasıl getirildi sorusu ve bu soruya verilecek cevaptır.
Bu kanlı ve kirli sistemin sahiplerinin ısrarlı, sistemli ve gerici saldırıları sonucunda dünya bu hale getirilmiştir. Bu kan emiciler önce sermayeyi, sistemi ve devleti kutsadılar. Sonra ellerindeki devlet, medya, sinema, sanat, okul gibi araçlarla emekçileri de bunları kutsamaya zorladılar.
Doğru örgütleri ve önderleri olmayan emekçiler de kimisi küçük işletmelerinden bakarak sermayeyi kutsadı, kimisi her türlü gericiliği ve yozluğu meşrulaştıran bir tutum içine girdi. Böylece kan emicilerin bugün yaptıklarını yapabilir olmaları kolaylaştırıldı.
Yani “kabahatin birazı da bizdedir.”
Dolayısıyla bu kanlı ve kirli sisteme “artık yeter, edi-bese” demek, dünyanın asil sahipleri olan emekçilere, üretenlere ve yaratanlara düşmektedir.
İşte onun için boşuna söylenmiyor:
“Bu pisliği devrim temizler.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler