⌈AHA⌉ FEDA ve DABK, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan “Maarifin Kalbinde Ramazan” başlıklı genelgeye ilişkin yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, söz konusu uygulamaların tekçi ve mezhepçi bir anlayışın devamı olduğu belirtilerek genelgenin geri çekilmesi istendi.
“Ramazan Genelgesi’ni Kabul Etmiyoruz”
Açıklamada, son yıllarda hayata geçirilen bazı uygulamaların aynı ideolojik programın parçaları olduğu savunularak, Alevi-Bektaşi Cemevi Başkanlığı’nın kurulması, ÇEDES projesi ve cemevlerinin yönetmelikle “kültürel mekân” olarak tanımlanması örnek gösterildi.
Bu adımların ardından şimdi de “Maarifin Kalbinde Ramazan” genelgesiyle okullarda dini içerikli etkinliklerin yaygınlaştırılmak istendiği ifade edildi.
“Ramazan Çetelesi ile Fişleme Yapılabilir”
Açıklamada, genelge kapsamında öğrencilere “Ramazan Çetelesi” adı altında formlar dağıtılmasının planlandığı belirtilerek, bu formlarda oruç, namaz, teravih, sadaka, salavat ve kelime-i tevhid gibi ibadet başlıklarının yer aldığı kaydedildi.
Öğrencilerin bu formlarda yer alan ibadetleri yerine getirip getirmediklerini işaretlemelerinin istenmesinin, dini bir dayatma anlamına geldiği vurgulandı.
Bu uygulamanın özellikle Alevi öğrenciler açısından ayrımcılığa ve fişlemeye yol açabileceği savunulan açıklamada, ibadet yapan ve yapmayan ayrımının çocuklar arasında güvensizlik, dışlanma ve suçluluk duygularını tetikleyebileceği ifade edildi.
“Okullarda Dini Propaganda Yapılamaz”
Genelgede ibadet etmek isteyen öğrencilere rehberlik yapılmasının öngörüldüğü belirtilen açıklamada, bunun yasal olmayan bir dini eğitim dayatması olduğu ileri sürüldü.
Ayrıca okul giriş ve koridorlarının “Ramazan sokağı” temasıyla süslenmesi, pano ve görsellerle dini kavramların tanıtılması ve öğle paydoslarının ibadet saatlerine göre düzenlenmesinin planlanmasının laik ve bilimsel eğitim anlayışıyla bağdaşmadığı savunuldu.
“Alevilik ve Reya Hak İnancı Yok Sayılıyor”
Açıklamada, Aleviliğin ve Reya Hak inancının yüzyıllardır Anadolu, Balkanlar ve Ortadoğu coğrafyasında varlığını sürdürdüğü belirtilerek, bu inançların toplumsal barış ve dayanışma kültürünü esas aldığı ifade edildi.
Genelgede hâkim olan anlayışın başta Alevi çocukları olmak üzere Hristiyan, Süryani, Ezidi ve farklı inanç gruplarını yok saydığı öne sürüldü. Devletin tüm inançlara eşit mesafede durması gerektiği vurgulandı.
“Genelge Geri Çekilmeli”
FEDA ve DABK, kamusal eğitim hizmetlerinin bilimsel, demokratik ve anadilde eğitimi esas alan bir anlayışla yürütülmesi gerektiğini belirterek, çocukların inançları ve kimlikleri üzerinden ayrıştırılmasının toplumsal barışı zedeleyeceğini kaydetti.
Açıklama, “İnanca saygı, çocuklara özgürlük. Çocuklar üzerinden siyaset yapmayın” çağrısıyla sona erdi.