HAKİKAT, EŞİTLİK VE ÖZGÜRLÜK ARAYIŞININ ÜÇ ADI
⌈Hüseyin Akkuş -Bağımsız Araştırmacı⌉
Devrimci, Sosyalist, Alevi-Bektaşi Kızılbaş Olmak
İnsan bazen kendini birkaç kavramla anlatır. Ancak o kavramların arkasında yüzyılların birikimi, mücadelelerin hafızası ve hakikat arayışının derinliği vardır.
Devrimci olmak…
Sosyalist olmak…
Alevi–Bektaşi-Kızılbaş olmak…
Bu üç kavram bazılarına göre birbirinden ayrı kimlikler gibi görülebilir. Oysa tarihsel ve düşünsel olarak bakıldığında bunlar çoğu zaman aynı vicdanın, aynı adalet arayışının ve aynı hakikat yolunun farklı ifadeleridir.
Çünkü insanlık tarihi yalnızca iktidarların ve savaşların tarihi değildir. Aynı zamanda zulme karşı direnenlerin, eşitlik isteyenlerin ve insan onurunu savunanların tarihidir.
Aleviliğin Tanımı ve Özsel Felsefesi
Alevilik; Anadolu ve Yukarı Mezopotamya havzasında çok eski dönemlerden beri farklı adlarla varlığını sürdüren; bugün Alevi–Bektaşi–Kızılbaşlık olarak bilinen bir varoluş felsefesidir.
Bu öğretinin temelinde:
doğaya saygı
bilime değer
paylaşım
insan sevgisi
adalet ve eşitlik
vardır.
Yolun amacı insanı insan-ı kâmil, yani olgun, bilinçli ve erdemli bir birey hâline getirmektir.
Temel ilkeleri şunlardır:
Kendine reva görmediğini başkasına görmemek
Eline, diline, beline sahip olmak
Kadın ve erkek eşitliğini savunmak
Bilimi ve aklı rehber almak
Haksızlıklara karşı direnmek
Bu yönüyle Alevilik yalnızca bir inanç sistemi değil; aynı zamanda insanı, doğayı ve tüm varlığı hak olarak gören kadim bir yaşam öğretisidir.
Alevi Öğretisi ve Paylaşımcı Toplum İdeali
Dünya halklarının özlemi; sosyal adaletin egemen olduğu, emekten yana paylaşımcı bir düzendir.
Alevi–Bektaşi–Kızılbaş yolumuzun en önemli özelliklerinden biri ve günlük “ibadeti”; kendine reva görmediğini başkasına uygulamamaktır.
Ezmeden, ezilmeden dünyada insanca ve mutlu yaşamak için; acı tatlı yarın dudağından gari her şeyi paylaşmak, bir üzüm tanesini kırklar ile paylaşmaktır. İnsanı, eli ve emeği kutsamak; hak yememek, hak yedirmemek ve haksızlığa boyun eğmemektir.
Birlikte üretip ihtiyaca göre paylaşmaktır.
Dayanışmadır.
Alevi öğretisinin toplumsal amacı ve özlemi; “Rıza Şehri”ne dayalı paylaşımcı, komünal bir düzen kurmaktır.
Yol erenleri günlük yaşamlarında edep ve erkân içinde bu imeceyi, paylaşımcı anlayışı ve rızalık ilkesini yüzyıllardır yaşatarak; soymadan, sömürmeden üretip paylaşma geleneğini toplum içinde yerleştirmişlerdir.
Bu nedenle Alevi toplulukları tarih boyunca sömürüye ve haksızlığa karşı direniş içinde yer almış; Anadolu’daki eşitlikçi hareketlerde önemli bir rol oynamıştır.
Bu direniş geleneği, tarihsel olarak; Anadolu’daki heterodoks ve eşitlikçi hareketler arasında yer alan Baba İlyas ve Şeyh Bedreddin çevresindeki toplumsal hareketler de bu tarihsel arka plan içinde değerlendirilmektedir.
Bugün de birçok Alevi; sendikal mücadelelerde, sosyalist hareketlerde ve demokratik hak arayışlarında aktif biçimde yer alarak sosyal adaletli ve sömürüsüz bir düzen için mücadele etmektedir.
Toplumsal Amaç: Ezmeden Ezilmeden Yaşamak
Alevi–Bektaşi–Kızılbaş yol erkânının toplumsal amacı ve özlemi; ezmeden ezilmeden dünyada insanca yaşanabilecek, paylaşımcı ve sosyal adaletli bir düzen kurmaktır.
Bu nedenle emperyalist, kapitalist ve faşist sistemlere karşı mücadele eden tüm güçlerle dayanışma içinde olmak; hak ve adalet mücadelesinin doğal bir sonucudur.
Bu anlayış doğrultusunda birçok Alevi toplumsal kesimi, mevcut sistemi ayakta tutan ve destekleyen siyasi yapılara karşı eleştirel bir tutum geliştirmektedir.
Alevilerin taleplerini programına alan, bu talepler doğrultusunda somut adımlar atan ve sistem karşıtı bir perspektif ortaya koyan siyasi girişimler ise önemsenmekte ve desteklenmektedir.
Bu çerçevede, mevcut Türk-İslam sentezine dayalı siyasal düzenin yarattığı sorunlara karşı alternatif demokratik ve eşitlikçi bir siyasal hat oluşturulması gerektiği düşüncesi dile getirilmektedir.
Eğer Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri konusunda somut adımlar atılmazsa, Alevi kurumlarının kendi bağımsız siyasi örgütlenmelerini kurarak bu talepler için mücadele etmesi gerektiği yönündeki görüşler de tartışılmaktadır.
Halkların Kardeşliği ve Evrensel Eşitlik
Alevi yolunun temel ilkelerinden biri de şu anlayıştır:
“Yetmiş iki millete aynı nazarla bakmak.”
Bu anlayış; insanları diline, kimliğine, inancına veya kökenine göre ayırmamayı ifade eder.
Türk, Kürt ve dünyadaki tüm ezilen halkların davası; insanlık onurunu savunan herkesin ortak davasıdır.
Alevi–Bektaşi–Kızılbaş yolunun ana desturlarından biri de şudur:
Canı candan ayırmamak
Kendine reva görmediğini başkasına görmemek
Irkçı, şoven ve faşist düşüncelere karşı durmak
Alevilik; insanların dillerini ve kültürlerini eşit ve özgür bir şekilde yaşayabildiği, halkların kardeşliğinin egemen olduğu bir dünyayı savunur.
Gençlik ve Devrimcilik:
Paylaşarak Çoğalmak
Gençlik ve devrimcilik, Alevi–Bektaşi geleneğinde yalnızca politik bir karşıtlık değil; hak, adalet ve eşitlik için yürütülen bütünlüklü bir yaşam mücadelesidir.
Bu yönüyle devrimcilik, Alevi öğretisinin kadim değerleriyle kesişmektedir.
Çünkü bu gelenek;
“eline, beline, diline sahip ol” ilkesiyle insanın özünü arındırmasını,
rızalık yoluyla toplumsal ilişkilerin düzenlenmesini,
paylaşarak çoğalmayı öğütler.
Genç kuşakların devrimcilik anlayışı bu değerlerle birleştiğinde; mücadele yalnızca politik bir faaliyet olmaktan çıkar, aynı zamanda etik ve kültürel bir varoluş biçimi hâline gelir.
Devrimcilik ve Yol Erliği
Bir insan bir dünya kurmak için yola çıkarsa, önce kendinden başlamalıdır.
Çünkü dünyaların tohumu yürekte saklıdır. Önce insan gönlünde düşlediği dünyayı kurar; sonra gözünü toprağa çevirir:
ormanlara, ırmaklara, bereketli tarlalara…
Ve orada bulur aradığını.
Yol eri olan da böyledir.
Önce kendi nefsini terbiye eder, sonra halka ve Hakk’a hizmet için yürür.
Alevi yolunda söylendiği gibi:
“Eline, beline, diline sahip ol.”
İşe önce özünden başlamak; hem devrimciliğin hem de Aleviliğin hakikatidir.
Sonuç:
Aynı Yolun Üç Adı
Devrimci olmak…
Sosyalist olmak…
Alevi-Bektaşi Kızılbaş olmak…
Bunlar birbirinden kopuk kimlikler değildir.
Bunlar aynı hakikat arayışının farklı ifadeleridir.
Çünkü devrimcilik zulme karşı direnmenin adıdır.
Sosyalizm emeğin hakkını savunmanın adıdır.
Alevi yolu ise insanı merkeze alan bir hakikat öğretisidir.
Ve bu üç yol sonunda aynı yerde buluşur:
Adalet, eşitlik ve insan onuru.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler