Nevruz Ateşi: Zulme Karşı Umudun ve Özgürlüğün Sesi
⌈Recai Doğan⌉
21 Mart…
Yalnızca bir gün değil,
yüzyılların içinden süzülüp gelen bir uyanışın adıdır.
Bugün,
toprağın kabuğunu kırdığı,
karanlığın diz çöktüğü,
umutların yeniden filiz verdiği gündür.
Bizler, gurbet elde olsak da, köklerimizi unutmayan,
inancını ve yolunu yaşatmaya çalışan canlarız.
Bugün burada yaktığımız ateş, sadece Nevruz’un değil,
birliğimizin ve varlığımızın ateşidir.
Ve bizler biliriz ki,
her bahar, kendiliğinden gelmez…
her baharın ardında bir direniş, bir ateş, bir kıvılcım vardır.
O kıvılcımı yakanlardan biri de
Demirci Kawa’dır.
Zulme karşı çekicini kaldıran,
karanlığı parçalayıp dağların doruklarında ateş yakan Kawa…
Bize şunu öğretir,
“Zulmün olduğu yerde susmak, karanlığa ortak olmaktır.”
Bugün yaktığımız her ateş,
sadece bir gelenek değil,
bir hafızadır, bir başkaldırıdır, bir özgürlük nişanesidir.
Ve bu yolun bir başka hakikat ışığı da
Hz. Ali dir, işte O der ki,
“Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.”
İşte Nevruz,
bu sözün hayata geçmiş halidir.
Ateşin etrafında buluşmak,
sadece ısınmak değildir…
birbirimizin yüreğinde yer açmaktır.
Lokmayı bölüşmek,
sadece doyurmak değildir…
eşitliği, rızalığı, kardeşliği çoğaltmaktır.
Halaya durmak,
sadece oynamak değildir…
omuz omuza verip “biz varız” demektir.
Bugün burada,
dili, inancı, kökeni ne olursa olsun
aynı gökyüzünün altında, aynı toprağın üstünde
birlik olmanın, bir olmanın sözünü veriyoruz.
Çünkü biz biliyoruz ki,
Nevruz, ayrıştırmaz — birleştirir.
Ve yine biliyoruz ki,
en karanlık gecenin bile bir sabahı vardır…
yeter ki o sabahı karşılayacak yüreğimiz olsun.
Gelin canlar…
Bugün ateşimizi birlikte yakalım.
Küllerimizden yeniden doğduğumuzu hatırlayalım.
Gelin,
kırgınlıkları ateşe verelim,
umutları çoğaltalım,
Bu ateş, sadece bir günün değil,
bir ömrün, bir yolun, bir inancın ateşidir.
Ve biz, o ateşi taşıyanlardanız.
Çünkü bugün,
yeniden doğmanın, yeniden insan olmanın günüdür.
Nevruz’umuz kutlu olsun.
Ateşimiz sönmesin, ışığınız Umut olsun aydınlığa
Aşk ile…
Recai Doğan

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler