Paz. Nis 26th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

BU KAVGA NİYE?

⌈ Turgay Çalik ⌉
Hangi karanlıkta büyüttük öfkeyi,
hangi susuzlukta unuttuk sevgiyi?
“Sevgi bizim dinimizdir” diye
yüzyılları aşarak gelen o kadim söz,
şimdi hangi yaralı dilde kırılıyor?
Sor dostum—
bu çatışma hangi hakikatin ürünü,
hangi yalnızlığın yankısı?
Rıza şehrinin kapısına varmadan daha,
eşik taşına yüz sürmeden,
inancı bir bıçak gibi kuşanmak—
onu özünden koparmak değil midir?
Oysa
araçsallaşan her değer aşınır,
kırılan her gönül
karanlıkta sönmüş bir ışığa döner.
Gel, vazgeç dostum…
Bir gönül daha yıkma.
Çünkü bir gönül yıkıldığında
yalnız bir kalp kırılmaz—
bir hakikat kapısı kapanır,
bir ışık eksilir içimizden.
Gel, vazgeç dostum—
bu kavga niye?
Emek,
dağınık bir çığlık değil;
birleşen nefeslerin türküsüdür.
Tek başına değil,
birlikte atan bir kalptir.
Bir vicdan kurar,
insana yol olur—
ama o yol
öfkenin karanlığından geçmez;
rızalığın ince ışığında yürünür.
O yol,
küçük hesapların dar sokaklarını aşar,
hırsın gölgesini geride bırakır.
Her mücadele
kendi içinde bir düş taşır—
bir yarın tasavvuru,
bir insanlık umudu.
Zaman,
o düşleri birbirine bağlayan
görünmez bir nehirdir.
Kaybın yoktur aslında—
ama ardından bir boşluk esiyorsa
bu, emeğin zincirinde kopan halkadır.
Senden sonra bir eksiklik kalıyorsa
o eksiklik
senin de eksikliğindir.
Kaçamazsın.
Yıkmak kolaydır—
rüzgâr da yıkar.
Ama kurmak…
sabır ister,
yürek ister,
birlikte düşünmeyi.
Hakikat
parçalanarak değil,
paylaşarak çoğalır.
Gel, vazgeç dostum—
bu kavga niye?
Ve bir ses yükselir içimizde,
toprağın derinliğinden,
Veysel’in yüreğinden:
“Güzelliğin on para etmez
Bu bendeki aşk olmasa.”
Demek ki değer
gözde değil,
özde saklıdır—
insanın kurduğu bağda,
sevgiyi taşıyışında.
Unutma dostum:
Ne makam kalır,
ne güç…
Zaman hepsini siler, götürür.
Ama insanın bıraktığı iz—
işte o,
tarihin hafızasında saklı kalır.
Yetmedi mi artık
birbirimizi eksilterek yaşamak?
Yetmedi mi
yaralarımızı birbirimize göstermek?
Kötülük tekrarlandıkça
alışkanlığa dönüşür;
alışkanlık ise
en sessiz meşruiyettir.
Ve yine o tanıdık ses:
“Ben giderim, adım kalır;
Dostlar beni hatırlasın.”
Mesele bir isim değil—
bir hatıra bırakmak.
Ve Yunus seslenir
zamanın ötesinden:
“Gelin tanış olalım,
İşi kolay kılalım,
Sevelim, sevilelim…”
Dünya kimseye kalmaz—
Ama sevgi,
bir kalpten diğerine geçerek
ölümsüz olur.
Gel dostum—
konuşalım.
Suskunluğu değil,
sözü büyütelim.
Konuşalım…
Konuşalım…
Konuşalım…
Aşk ile.
19.04.2026

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir