Per. May 21st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Türkiye ve Orta Doğu’da Siyaset Yeniden Kritik Bir Dönemece Doğru İlerliyor

⌈ Ali Özcan⌉
Bir yanda af ve infaz düzenlemeleri tartışmaları, diğer yanda CHP içindeki liderlik mücadelesi, DEM Parti’nin izleyeceği siyasal hat, AK Parti’nin yeni dönem hesapları ve giderek ağırlaşan ekonomik koşullar ülkenin gündemini belirliyor.
Ankara kulislerinde çeşitli siyasi senaryolar konuşuluyor. Özellikle iktidarın olası bir seçim sürecinde farklı toplumsal ve siyasal kesimlerin desteğini aradığı yönündeki değerlendirmeler dikkat çekiyor. Bu tartışmaların merkezinde ise DEM Parti’nin tutumu ve Kürt seçmeninin yaklaşımı yer alıyor. Ancak milyonlarca insanın iradesini yalnızca siyasi pazarlıklara indirgemek doğru değildir. Son sözü her zaman halk söyler.
DEM Parti açısından temel mesele; Kürt sorununun demokratik çözümü, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, hak ve özgürlüklerin genişletilmesi ve demokratikleşme talepleridir. İktidar ise daha çok güvenlik politikaları ve bölgesel gelişmeler üzerinden bir siyasal çerçeve oluşturmaya çalışmaktadır.
CHP cephesinde ise kurultay sonrası yaşanan tartışmalar sürüyor. Parti içindeki farklı eğilimler ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları, ana muhalefetin gelecekte nasıl bir siyaset izleyeceği sorusunu gündemde tutuyor.
AK Parti bir yandan yeni anayasa ve siyasi açılım başlıklarını gündemde tutarken, diğer yandan ekonomik krizin yarattığı toplumsal baskıyla karşı karşıya bulunuyor. Ancak halkın gündemi çok daha nettir: geçim derdi, yüksek kiralar, düşük ücretler, emekli maaşları, işsizlik ve geleceğe dair kaygılar…
Orta Doğu’da ise Suriye’nin geleceği, Rojava’daki gelişmeler, İsrail-Filistin çatışması ve bölgesel güç mücadeleleri belirleyici olmaya devam ediyor. Bölgedeki her gelişme Türkiye’nin ekonomisini, güvenlik politikalarını ve iç siyasetini doğrudan etkiliyor.
Bugün sorulması gereken temel soru şudur:
Siyaset, halkın gerçek sorunlarına çözüm mü üretecek, yoksa seçim hesapları ve iktidar mücadeleleri içerisinde mi kaybolacaktır?
Çünkü halk artık uzun nutuklara değil; boş tenceresine, ödeyemediği faturasına, işsiz kalan evladına, geleceğinden kaygı duyan gençlerine bakıyor. Seçimlerin kaderini de büyük ölçüde bu gerçekler belirleyecektir.
Türkiye’nin ihtiyacı kutuplaşma değil; demokrasi, adalet, eşit yurttaşlık, toplumsal barış ve halkın sorunlarına gerçek çözümler üreten bir siyaset anlayışıdır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir