33 Mum Işığı
⌈Zehra Hezer⌉
Sazını, sözünü, semahını, kitabını, gönlünü ve kalbini alan herkes o gün Madımak Oteli’ne gelmişti. Hava sıcak ve bunaltıcı olmasına rağmen samimi gülüşler, muhabbetler yüreklere su serpiyordu. Hazırlıklar erken saatlerde tamamlanmış olmalıydı. En azından oradaki canlar, eksiklikleri hiç dert etmiyorlardı. Oysa durum dışarıda farklıydı içeride ne kadar aydınlık, sıcak yüz varsa dışarıda da o kadar karanlık ve soğuk yüzler vardı. İçeride sevginin bam teli notalarla havayı doldururken, dışarıda nefretin kor hâli, bedenleri tutusturmaya hazirlaniyordu.Duvarda asılı sazları aldılar sessizce. Pir Sultan’ın sazının teline vuran koca yürekler, dışarıdaki karanlık yüreklere inat sazlarını çaldılar, deyişlerini söylediler. Dışarıda katiller güruhu çoğaldıkça, içerideki masumların gönülleri el ele verip semaha durdu. Dışarıda ağızlarından alevler saçan ruhsuz, karanlık bedenler, içerideki mum ışığının narin parlaklığını boğmak için tüm güçleriyle birleşmişti. Otuz üç mum ışığı karanlığa karşı direndi. Yüzyıllardır, bin yıllardır bu direnişin takipçileriydiler. Ölümün bir son olacağını sanan güçlere inat, bugün bize ulaştılar; sonsuzlaştılar.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler