Gülüşümü Susturamazsın
⌈Racai Doğan⌉
Kara mizahı, politik taşlamaları ve cesur diliyle ezber bozan Deniz Göktaş…
Çünkü gerçek mizah, yalnızca kahkaha attırmaz, rahatsız eder, sorgulatır, aynayı toplumun yüzüne tutar. Dokunulmaz denilen yerlere dokunur, konuşulmayanı konuşur.
Bazen insanlar ağlamamak için güler.
İnsanları ağlatabilirsiniz…
Ama onları bütün acılarına rağmen güldürebilmek, gerçek sanatın işidir.
Bugün mesele yalnızca bir komedyen değildir.
Mesele mizahın, sanatın ve düşüncenin ne kadar özgür olabildiğidir.
Çünkü düşünceye kelepçe vurulsa da, kahkahaya zincir vurulamaz.
Belki de tam bu yüzden bazıları gülmekten korkar…
Bugün adaletsizliklerin, yoksulluğun, umutsuzluğun ve yolsuzluk iddialarının gölgesinde yaşayan bir toplumun, birkaç saat olsun nefes almasını sağlayan bir komedyenin özgürlüğü tartışılıyor.
İnsan sormadan edemiyor,
Halkın gülmesinden neden korkulur?
Bir komedyenden neden çekinilir?
Oysa mizah, öfkenin değil, düşüncenin dilidir.
Charlie Chaplin’in dediği gibi,
“Gülmeden geçen bir gün, boşa harcanmış bir gündür.”
Kemal Sunal ise sanatın başka bir gerçeğini tek cümlede anlatıyordu,
“Ben trajediyi anlatıyorum ama insanlar buna gülüyor.”
Çünkü bazen insanlar ağlamamak için güler.
İnsanları ağlatmak kolaydır, onları bütün acılarına rağmen güldürebilmek ise gerçek sanattır.
Yurt dışında bulunmasına rağmen ülkesine dönmeyi tercih eden Deniz Göktaş’ın havaalanında gözaltına alınması ve ardından ters kelepçe ile tutuklanması, kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Niye ?
Neden ?
Niçin ?
Kaçma gerekçesini göstererek tutuklu yargılanacak..
Bu olay yalnızca bir komedyeni değil, mizahın, sanatın ve ifade özgürlüğünün sınırlarını da yeniden tartışmaya açtı.
Çünkü özgür toplumlar sadece alkışlayan seslere değil, eleştiren, güldüren ve düşündüren seslere de ihtiyaç duyar.
Biz biliyoruz ki, düşünce zincire vurulamaz.
Mizah susturulamaz.
Kahkaha yasaklanamaz.
Ve biz yine…
Yeniden…
Birlikte üretmeye, birlikte düşünmeye ve birlikte gülmeye devam edeceğiz.
Yaşasın onurlu, vicdanlı ve üretken sol yanımız…


Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler