Ahmet Telli’nin Ardından
⌈Duray Güler ⌉
Bazı vedalar yalnızca bir insanı uğurlamak değildir; bir dönemin sesine, bir kuşağın vicdanına, sözcüklerle örülmüş büyük bir hafızaya tanıklık etmektir. Ahmet Telli’nin ardından hissedilen de tam olarak budur. Çünkü o, şiiri yalnızca yazan değil, yaşayan; sözü yalnızca kuran değil, ona ömrünü veren şairlerdendi.
Ahmet Telli, şiiri hayatın uzağında kurmadı. Onun dizeleri, sokakların tozundan, cezaevlerinin soğuğundan, emekçinin nasırlı ellerinden, gençlerin düşlerinden ve memleketin bitmeyen yaralarından doğdu. Bu yüzden şiirleri yalnızca okunmadı; yaşandı, hissedildi, omuzlandı.
Şair olmak, yalnızca güzel dizeler kurabilmek değildir. Şair, zamanın tanığı olabilmektir. Korkunun egemen olduğu zamanlarda cesareti, umutsuzluğun çoğaldığı günlerde umudu, yalnızlığın büyüdüğü anlarda insanı hatırlatabilmektir. Ahmet Telli, ömrü boyunca tam da bunu yaptı. Sözcükleriyle yalnızca şiir yazmadı; belleğimizi diri tuttu.
Onun “Su Çürüdü” adlı şiiri ve aynı adı taşıyan kitabı, yalnızca edebi bir eser değil; çağının vicdanına tutulmuş güçlü bir aynadır. Şiirlerinde dile gelen acılar, bugün hâlâ bu toprakların hafızasında yaşamaya devam ediyor. Bu yüzden Ahmet Telli’nin şiiri, yalnızca geçmişe ait değildir; bugünü anlamak ve yarına umut bırakmak isteyen herkes için canlı bir çağrıdır.
Bir şairin ardından söylenecek en doğru söz, belki de onun bıraktığı izlere bakmaktır. Çünkü gerçek şairler, öldüklerinde geride yalnızca kitap bırakmazlar; insanların düşünme biçimini, hayata bakışını ve adalet arayışını da değiştirirler. Ahmet Telli’nin en büyük mirası da budur. O, kelimelere yalnızca anlam değil, vicdan yükledi.
Şimdi eksilen bir ses var. Ama eksilmeyen bir hafıza da var. Her haksızlık karşısında, her umut arayışında, her güzel şiirde onun sesi yeniden duyulacak. Çünkü bazı insanlar toprağa emanet edilir; bazıları ise insanlığın ortak belleğine.
Ahmet Telli artık aramızda değil. Fakat hakikati arayan her yürek, umudu diri tutan her dize ve insandan yana kurulmuş her cümle, onun şiirinden bir iz taşımaya devam edecek.
Hoşça kal büyük şair… Ardında susturulamayan bir söz, eskimeyen bir vicdan ve kuşaklar boyunca yaşamayı sürdürecek bir şiir bıraktın.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler