(…)Nasıl ki 1200’lü, 1500’lü yıllarda tarihe geçen irademizi yarattıysak, işte 21. yüzyıldaki özgürlük mücadelemizin iradesini de bu duruştan şekillendireceğiz. Soyut programlar çıkarmak, komşu halkların kimlik ve inançlarından doğan politikalarını şablon olarak alıp kendi hayatımızın merkezine koymak, sonunda bizi kuru lafazanlık, içi boş ajitatörlerden öte götürmemektedir. Kendi halkıyla birlikte yaşamayıp, onlarla nefes alıp vermeden, onlara yabancılaşmış vaziyette, bir kitlesel hareket beklemek, en hafifiyle hayalperestliktir. Kendi halkını oyalamak ve onları tarihin gerisine itmektir.
Alevilerin hayallere değil, özgürlük için somut ve gerçekçi tespitlere, stratejik politikalara ihtiyacı vardır. Örgütlerimizi mevcut kapasitelerine ve kişisel popülizme hapsederek, bu iş tali ama şu iş daha büyük ….gibi yaklaşımlarla küçük iş-büyük iş ayrımı yapanlar,popülizm hastalığına kapılarak git gide örgütlerine, yoldaşlarına ve halkına yabancılaşır ve sonunda Alevilerin özgürlüğünü de, binlerce tecrübe ve bedellerle yaratılmış kolektif aklını da küçümsemeye başlarlar. Bu yanılgıdan beslenenler bir anda kısırdöngünün içinde kendilerini sadece çıkarları için mücadele ederken bulabilirler. Tarihimiz böylesi karakterlerle doludur ve bizim örgütlülük konusunda hak ettiğimiz noktada ol(a)mayışımızın en önemli nedenlerinin başında bu gerçekliğimiz gelmektedir.
Alevi kimliğinin özgürlük mücadelesini verenlerin, meseleye mevcut örgütlerin kapasite sınırından bakma gafletine düşmeden yürümeleri, tarih önündeki sorumluluklarıdır. Burada kimsenin bireyselliğine, kişisel hırs ve egosuna yer bırakılmamalıdır. Bu mücadele çeperinde bulunan hiç kimse gördüğüne müdahale etmeme hakkına da sahip değildir. Bu bağlamda hepimiz bu sorumluluğu hissederek hareket etmeliyiz.
Yoluna ve ikrarına bağlı her Alevi, kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabiri olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu cemevinde ve yaşadığı çevrede haber değeri taşıyan her gelişmeyi; fotoğrafı, videosu veya yazılı bilgisiyle birlikte bizlere ulaştırmalıdır.
Bu çağrımız, Alevi kurumlarımızın yöneticileri ve temsilcileri için de geçerlidir.
Alevi Haber Ağı, Alevilerin sesi olmanın yanı sıra; emekten, demokrasiden, laiklikten, eşit yurttaşlıktan, kadın özgürlüğünden, gençlerin geleceğinden, doğanın ve çevrenin korunmasından yana; bütün ezilenlerin sesi olmayı sürdürecek, gerçekleri yazmaya ve kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.
Gerçekler ancak birlikte görünür olur. Gerçekler yazılırken sen de katkını sun can!
Fotoğrafını çek, videonu kaydet, haberini yaz ve bize ulaştır. Çünkü Alevi Haber Ağı hepimizin ortak sesidir.