Ağla güzel ülkem, ağla! Hüngür, hüngür ağla!
Erdal Kılıçkaya-
Ya da; “Yeter artık, bu kadarını midem kaldırmıyor” de ve ayağa kalk!
– Corona ile mücadele ve aşılamada sınıfta kalındı,
– Ülkenin en yüksek puan ile girilebilinen Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri terörist ilan edildi,
– Öğrencilerin, insan hakları savunucularının, gazetecilerin evleri basıldı,
– Milletvekili Ö. Faruk Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düşürüldü ve Meclis’ten yaka paça çıkarıldı,
– Türkiye’nin üçüncü büyük partisi HDP hakkında kapatma davası açıldı,
– Merkez Bankası Başkanı Cumhurbaşkanı kararıyla görevden uzaklaştırıldı,
– Cumhurbaşkanı kararıyla Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıktığı ilan edildi.
Güzel ülkemin, güzel insanları;
Bir haftaya sığan bunca önemli gelişmeye rağmen;
– Meclis’in, belediyelerin çalışamaz hale getirilmesini,
– Biraz itiraz edenin hayatının mahvedilmesini,
– Gazetecilerin, siyasetçilerin dövülmesini,
– AİHM kararlarının uygulanmamasını,
– Hapishanelerin tıklım tıklım dolu olmasını,
– Bir ülkenin kadınlarına gösterdiği tutum ve yasal haklar o ülkenin gelişmişliğiyle doğru orantılı olmasının bilinmiyor olmasını,
– Kadınların, adeta orta çağ kurallarını kabul etmeye zorlanmasını,
– Bunu kabul etmeyen kadınların, haklarını savundu diye, yaka paça gözaltına alınmasını,
– Alevilere, Kürtlere, Ermenilere, Romanlara, LGBTİ’lere, İnsan Hakları Savunucularına, aydınlara, ülkenin ötekilerine vebalı muamelesi yapılmasını…
Bütün bu olup biteni,
Kaygı ile izlemiyor musun?
Daha ne olmasını bekliyorsun ki?
Daha da geç olmadan,
Ayağa kalkmak için, neyi bekliyorsun?
Toplumda umut, direnç, dayanışma damarını güçlendirmek için, daha ne olması gerekiyor?
“Dert bizde ise, derman da ellerimizde” demek, bu kadar mı zor?
Ülkeye yayılan dalga dalga kötülük rüzgarına karşı, dik durmak ve kötü gidişata dur demek için neyi bekliyorsun?
Ülkenin koşar adım totaliter rejime gittiği, demokrasinin tabutuna son çivinin çakıldığı şu günlerde ayağa kalkmıyacaksında, ne zaman kalkacaksın?
Hadi, kalk ayağa,
Aç pencereni ve avazın çıktığı kadar bağır:
“Yeter artık!
Bu kadarını midem kaldırmıyor!” de.
De ki, güzel ve aydınlık günler gelsin.
Karşı koy ki;
Çocuklarımıza daha yaşanabilir bir Dünya bırakabilelim.
Erdal Kılıçkaya

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler