Sal. Şub 3rd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi Hareketi‘nde Yönetici Kadro Sorunu

-Nurten Yalnız-*

2.Temmuz 1993 yılında Sivas Madımak’ta ateşte yakılarak katledilen şehitlerimizin külleri üzerinde büyüyen ve örgütleşen alevi toplumu büyük emekler ve bedeller ödeyerek kendi dar olanakları ile azımsanmayacak ölçüde binalar alarak alevilerin bir araya gelmesinde önemli görevler üstlendiler, öncelikle belirtmek gerekirse bu emekler ve bu emekleri ortaya koyanlar değerlidir saygındır.

Maddi ve manevi açıdan büyüyen, kurumsallaşan alevi örgütlenmesi alevi olup alevi toplumunun sorunlarına ilgi duymayan geniş kesimlerinde ilgi odağı haline geldi.

Daha önceleri yönetici ve üye bulmakta sorun yaşayan alevi toplumu, alevi kurumlarına artan yoğun katılımlar ile azımsanmayacak derecede önemli bir kitle potansiyeline ulaştılar. Bu durum bir yanı ile olumlu bir durum yaratırken öte yandan kendi içerisinde büyük olumsuzlukların ortaya çıkmasına neden oldu.

İlk zamanlarda az sayıdaki kadrolar ile yürütülen alevi örgütlenmesi kitlesel büyüme sonucu alevi toplumunun tüm baskı ve zulüm politikalarına karşı çıkarak bin yıllardan beri yürüttüğü inancını tartışılır ve sorgulanır hale getirmiştir.

Bunun böyle olmasının nedeni alevi toplumunun bu devasa büyümeye karşı yeterli derecede kendi tarihi, ögretisi ile ilgilenen donanımlı birikimli yönetici kadronun yetersizliğinden ve mevcut var olan kadrolarında altan yetişen toplumu ileriye taşıyacak kadroları ortaya çıkaramadığından kaynaklandığını vurgulamak gerek.

21.Yüzyılda geleceğimizi inşa etmek, öğretimizi gelecek kuşaklara aktarmak istiyorsak her alanda öğretimizi esas alarak bilgi birikimine sahip bir kadro ortaya çıkarmak ve bu temelde bir çalışma ortaya koymak zorundayız.

Alevi öğretisinin yönetici kadroların rakabetlerine, bireysel egolarına, mevki ve makam edinmelerine kurban edilemeyecek kadar önemli olduğunu anlamak zorundayız.

Kafa kol, dost, arkadaş ilişkileri temelinde oluşan bir yöneticilik anlayışının ne toplumumuza nede örgütsel yapımıza uzun süreli bir mücadelede yararı olmayacağı gibi onarılmayacak derecede zarar vereceğini tüm toplumumuza uzun vadeli programlı çalışmalar ile kavratmalıyız.

İnancımıza, öğretimize karşı içeriden ve dışarıdan modernizm maskesi altında geliştirilen saldırılara hepimiz tanığız, saldırı sadece alevi ögretisine karşı gerçekleşmiyor durumu farkında olan kadrolara yönelikte ciddi derecede bir saldırı, yıpratma yalan propagandalarla itibarsızlaştırma durumu söz konusudur.

Durumu farkında olan canlar bu olumsuz gidişata karşı seslerini yükseltme yerine aramız, dostluğumuz bozulmasın diyerek sesiz kalmayı tercih ediyorlar.

Yol cümleden uludur desturunu esas almak zorundayız. Pirlerimiz, Hak aşıklarımız, Ozanlarımız hak ve hakikat için serini ortaya koydular. Bu öğretinin günümüze ulaşmasında pirlerimizin ortaya koydukları bu duruşa layık olmak, hak ve hakikat yolunda yürüyen tüm taliplerin görevi olmalıdır!

Yaşamı ve duruşu ile yola uygun olmayan, eğik insanlarla yol alınmaz alınamaz.

Gerek öğreti bağlamında gerekse örgütlenme bağlamında topluma önderlik edecek her bir bireyin özel yaşamı, temiz dürüst kişiliği önemsenmelidir.

Topluma önderlik ve yöneticilik yapanların yanlışları özel yaşamdır, bizi bu boyutu ilgilendirmiyor demek, yolu ve öğretiyi hafife almaktır, yolu önemsememektir.

Yolun kuralları ve kaideleri yolun pirleri tarafından belirlenmişti, bunları esneterek yolda yol alınamaz!

Alevi toplumu ancak ve ancak bir bütün olarak yolun kurallarını esas alarak bu öğretiyi yaşatabilir.

Nicelik bir büyüme belkide maddi anlamda kazanımlar sağlayabilir ama örgütsel sürekliliğini devamına bir katkısı olmaz. Bugün kurumların temel sıkıntısı, niteliksel bir örgütlenmeden ziyade nicel bir gelişmeye yüzünü çevirmesindendir.

 

 

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir