Per. Nis 30th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

33 Can 1 Mayıs Mahallesi’nde anıldı

Pir Sultan Abdal Derneği, Emek Partisi, Sosyalist Meclisler Federasyonu, Partizan ve KÖZ, Sivas Katliamı’nın 30. Yıldönümüne ilişkin İstanbul 1 Mayıs Mahallesi’nde anma etkinliği düzenleyecek.

Düzenleyici kurumlar adına yapılan ortak açıklamada, “2 Temmuz 1993 Cuma günü, Madımak otelinde yaşatılan katliamın üzerinden 30 yıl geçti. 4. Pir Sultan Abdal’ı anma etkinliklerinde gerici, ırkçı, faşistler tarafından, 33 aydınımız, ozanımız, sanatçımız, semah dönen gençlerimiz, kısacası aydınlık geleceğimiz Madımak Oteli Ateşe verilerek katledilmiştir” denildi.

Katliamın üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen katliamın hesabının verilmediğine, ve adaletin yerine getirilmediğine dikkat çekilen açıklamada, “Katillerin çoğu affedilmiş, yurt dışına çıkarılmış, normal yaşamlarına devam etmiştir. Tutuklu olanlar serbest bırakılmıştır. 30 Yıllık hukuk mücadelesinde adeta aileler, Alevi örgütleri ve vicdanlar yargılanmıştır. Mahkeme süreci de zaman aşımına uğratılmaya çalışılmaktadır. Sivas Madımak Katliamı İnsanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. İnsanlığa karşı işlenen suçlarda zaman aşımı olamaz” ifadelerine yer verildi.

‘Katliamlar ancak amasız, fakatsız yüzleşilerek aydınlatılabilir’

Madımak katliamı, toplumun ayrışması, kutuplaştırılması için bilinçli seçilmiş bir Katliamıdır. Yaşadıklarımız, bize bir kez daha göstermiştir ki örgütlü olmayan halklar ezilmeye, asimile olmaya, sömürülmeye ve katledilmeye mahkûmdurlar. Dün Madımak Otelini kuşatanlar, devlet kadrolarında işe alınmış hatta milletvekili yapılmıştır. Devlet, Maraş, Sivas, Çorum, Dersim, Malatya katliamlarında olduğu gibi Madımak katliamı ile de yüzleşmediği için Gazi, Ümraniye, 10 Ekim, Roboski, Suruç gibi katliamları yaşadık. Katliamlar, ancak amasız fakatsız yüzleşilerek aydınlatılabilir. Katliamların arkasındaki gerçek faillerin açığa çıkarılması için bu bir zorunluluktur.

Devlet ezilen inançlar üzerindeki baskının kemerini milim gevşetmemektedir. Alevilerin öne sürdüğü çeşitli taleplerin kırıntısı dahi verilmezken pervasız bir şekilde saldırılar devam etmektedir. Cemevleri ibadethanemizdir talebi ile ilgili AİHM kararları yok sayılırken, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılması bir yana cem evleri Turizm Ve Kültür Bakanlığına Bağlanarak Alevi örgütleri devletin güdümüne sokulmak istenmektedir.

Millî Eğitim Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından hazırlanan protokole göre Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) projesi adı altında okullara atanmak istenen imamlarla birlikte eğitim tamamen gericileştirilerek Alevilik inancı, yapılan asimilasyon ve baskı politikaları ile yok edilmek istenmektedir.

Yaşadığımız coğrafyada sayısız katliam gerçekleşmiştir. Bu katliamlar yoluyla halka yaşatılan acılar nedensiz değildir. Her katliam tıkanmış ve kriz halindeki sistemin önünü açmaya yararken en geniş halk yığınlarını sindirmeyi hedeflemektedir. Devletin dümeninde olan iktidarın ekonomik ve siyasal krizi boyutlanmıştır. Krizin faturasını işçi ve emekçiye çıkararak aşmayı hedefleyenler sırça köşklerinde lüks içinde yaşamaya devam ediyorlar. Payımıza düşen açlık ve yoksulluk kader değildir. Halka kesilen açlık faturasının hesabını ancak mücadele ederek sorabiliriz.

‘2 Temmuz mücadele bayrağını yükseltme günüdür’

Katliamlara, ayrımcılığa, baskı ve asimilasyona karşı,

İşçileri, emekçileri, halkı kuşatan yoksulluğa ve sefalete karşı,

Haksız savaş çığırtkanlığına, Kürt ulusunun her türlü kazanımını tehdit eden işgal saldırılarına karşı,

Kadın katliamlarına, çocuk istismarına, tacize ve tecavüze karşı,

Gençliğe geleceksizlikten başka miras bırakmayan bu düzene karşı,

Doğanın talanına ve yaşam alanlarımızın ranta açılarak yok edilmesine karşı,

Hapishanelerde süren tecritte, infaz yakmalara ve ölümlere karşı birliğimizi, dayanışmamızı büyütelim!

Alevi inancı baskı politikaları ile kimliksizleştirilemez asimilasyona uğratılamaz. Diyanet başkanlığı elini Alevilerin üzerinden çekmeli ve kapatılmalıdır!

2 Temmuz sadece ağıtlar yakma, acılara gömülme günü değil; mücadele bayrağını yükseltme günüdür!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir