Per. Nis 30th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Dersim İnşa Kongresi: ‘Asla unutmayacağız ve unutturmayacağız!’

Madımak katliamının 30. yılında yazılı bir açıklama yapan Dersim İnşa Kongresi, yaşananın devletinin Kürtlere, Alevilere ve demokratlara karşı işlediği suçlardan yalnızca biri olduğuna dikkat çekerek, “Önemli bir zaman kesitinde karşıladığımız 2 Temmuz’un bu yıl dönümünde, Sivas/Madımak katliamında yitirdiğimiz canlarımızın hatıraları önünde bir kez daha saygıyla, minnetle eğiliyoruz” dedi.
Dersim İnşa Kongresi’nin ” Kamuoyuna Çağrımızdır” başlığıyla yaptığı yazılı açıklamanın devamında, şu ifadelere yer verildi:
”Asla unutmayacağız ve unutturmayacağız.
Katliamcı ve soykırımcı devlet aklını, bu aklın icracısı siyasal aktörleri ve kan dökmek için kışkırtılarak vecd içinde harekete geçirilen güruhları şiddetle lanetliyoruz.
Bu yıl 2 Temmuz katliamının 30. yıl dönümü, cumhuriyetin 100. yılına denk geliyor. Bunun salt sembolik bir kesişme olmadığı çok açıktır. Yüz yıl önce oluşturulan paradigma günümüzde, “2023 Vizyonu, ve “Türkiye Yüzyılı” söylemi ile Recep Tayyip Erdoğan komutasında AKP/MHP-HÜDA-PAR faşizan iktidarınca sonuca ulaştırılmak istenmektedir.
Hiç kuşkusuz karşılanacak yüz yıl inkarcı, tekçi cendereden çıkmak ve çoğulcu temelde özgürlükçü demokratik bir yaşam kurmak isteyen toplumsal kesimler açısından da stratejik önemdedir.
Bu bağlamda 2 Temmuz Madımak katliamının 30. ve cumhuriyetin 100. yılında öncelikle demokratik çevrelerin, soykırım ve katliamlara yönelik alışıla gelmiş yaklaşımları terk ederek, bütün boyutlarıyla HAKİKATE ulaştıracak ortak bir tutum geliştirmesinin zorunluluğunu vurgulamak isteriz.
Fail kurucu devlet aklı ve icracısı siyasal aktörlerdir.
Farklı toplumsal kesimleri hedef alan hiçbir katliam, bir anda meydana gelmiş olayların sonucu değildir. Sistematik olarak bir topluma yönelmiş katliamların gerçek failleri ve sorumluları, hangi saiklerle olursa olsun kışkırtılmış güruhlar değildir. Dolayısıyla süreklilik kazanmış Alevi katliamlarında da gerçek sorumlular, sahnede gördüklerimiz değildir. Fail, sistem içi siyasal güçleri ayrımsız birleştiren kurucu devlet aklıdır.
2 Temmuz Sivas/Madımak katliamı, Koçgiri ile başlayan ve 1938 Dersim soykırımı ile zirveye ulaştırılarak Kürdistan’da kesintisiz yürütülen çok katmanlı soykırım sürecinin önemli bir halkasıdır.
Gene, Ermeni, Süryani ve Pontus Rumları’na yaşatılan soykırımların bir devamı olarak, türdeş bir ulus yaratma projesinin önemli kilometre taşlarından biridir.
2 Temmuz Madımak katliamı bağlamında öncesi ve sonrasıyla yaşananlar ele alınırken, Koçgiri katliamında saklı olan şifrenin, geniş kesimlerin ortak tutumuyla deşifre edilmesini, HAKİKATE ulaşmak açısından zaruri görüyoruz.
Bu şifre, Koçgiri katliamında şekilenen kurucu aklın nirengi noktasıdır. Tüm siyasal tonlarıyla rejimin, günümüze kadar devam eden değişmez siyasal tutumudur. Bu şifre, geliştirilen tüm katliamlara yönelik cezasızlığın temel norm haline getirilmesidir. Soykırımlarla ve katliamlarla yüzleşmek yerine, üzerine kara bir örtü serilmesidir.
Bilindiği üzere Koçgiri katliamı Ekim 1921’de Meclis gizli oturumunda ele alınmış ve milletvekilleri büyük çoğunlukla yaşanan katliamın sorumlusu Sakallı Nurettin’in yargılanıp, cezalandırılmasını istemiştir. Ancak Mustafa Kemal, “Bu iş benimle Bakanlar Kurulu arasında bir sorun çıkmasına yol açtı. Ben, Nurettin Paşa’ya uygulanmak istenen işlemi kabul etmedim. Fevzi Paşa (Çakmak) Hazretleri de benim görüşüme katıldı. Meclis’te Nurettin Paşa’yı savundum, kendisini ağır bir işleme uğramaktan kurtardım,” diyerek yargılamaya izin vermemiştir.
O gün bu yaklaşım, cumhuriyetin kurucu aklını oluşturmuş, siyasal tutumunu belirlemiştir.
Soykırım devam ediyor!
Farklı kimlik ve kültürleri hedefleyen her katliam, yürürlükte olan fiziksel ve kültürel soykırım planının bir parçasıdır.
Koçgiri soykırımından itibaren, 1978 Sivas Alibaba Mahallesi katliamı ve Maraş, Malatya, Çorum katliamları sonrasında Kürt Alevilerin yerleşik olduğu geniş bir havzada yaşanan etnik ve kültürel demografi değişimi, doğa kırımının dizginsiz yürütülmesi bunun açık göstergesidir.
2 Temmuz vesilesi ile önemle belirtmek isteriz ki;
AKP/MHP/HÜDA-PAR/Yeniden Refah gerici, faşizan iktidar bloğu Şark Islahat Planı, Zorunlu İskan Kanunu, Tekke ve Zaviyeler Kanunu gibi cumhuriyetin kurucu belgelerini güncelleyerek sonuca gitmek istiyor.
Özellikle, “Kültür ve Turizm Bakanlığı Alevi-Bektaşi Kültür Ve Cemevi Başkanlığı” ve ÇEDES olarak formüle edilen okullarda imamların görevlendirilmesi projesi, kadim Alevi itikadının Sünni İslami daire içine alınarak, eritilmesini hedeflemektedir.
Yaşanan çok yönlü saldırılara karşı çoklukta birlik ilkesi ile daha geniş bir mücadele hattını yaratılması, ertelenemez temel önceliktir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir