Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, Zini Gediği Katliamı’nı TBMM gündemine taşıdı
Yeşil Sol Parti Milletvekili Celal Fırat, 8 Ağustos 1938 tarihinde Alevi toplumuna yönelik gerçekleştirilen Zini Gediği Katliamı’nın TBMM gündemine taşındığını duyurdu. Katliamın aydınlatılması, mağdurların haklarına kavuşması ve adaletin sağlanması için İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya soru önergesi verdi.
Celal Fırat, yaptığı açıklamada Zini Gediği Katliamı’nın, Alevi toplumunun hafızasında derin izler bırakan karanlık bir olay olduğunu belirtti. Katliamın gerçekleştiği dönemde yaşanan insanlık dışı olayların tüm boyutlarıyla aydınlatılması ve mağdurların ailelerinin taleplerinin yerine getirilmesinin büyük bir önem taşıdığını vurguladı.
Fırat, soru önergesinde; Zini Gediği Katliamı’nın tarihini ve detaylarını hatırlattı. 8 Ağustos 1938 tarihinde Dersim bölgesinde yaşanan olayda, askerlerin topladığı yaklaşık 100 Alevi erkeğin Zini Gediği’ne kadar taşındığını ve burada kurşuna dizilerek katledildiğini, bu olayın ardından hayatta kalanların yaşadığı acıları ve sürgüne gönderilmelerini aktaran Fırat şunları söyledi:
“Zini Gediği Katliamı’nın 8 Ağustos 1938 sabahı askerler, o zaman Dersim sınırları içerisinde olan (bugün Erzincan sınırları içerisinde) Surbahan ve çevre köylere gelirler. Albay Reşat Hallı’nın Genelkurmay Başkanlığı belgelerine dayanarak yazdığı ‘Türkiye Cumhuriyeti’nde Ayaklanmalar’ adlı kitabında belirtildiğine göre o gün (8 Ağustos 1938) 9. Kolordu Karargahı ve bağlı birlikler Surbahan’da; 3. Tümen ve bağlı birlikler de Zeyni (Zini) Gediği’ndedirler. (s.450) Görevli askerler 100 kadar Alevi erkeği, devrilen bir kamyonu kurtarma bahanesi ile toplarlar.
Köylüler üç gün bir ahırda tutulurlar. Aralarında şehir esnafından kişiler olduğu gibi ortaokul öğrencileri, muhtarlar, çeşitli mesleklerden insanlar da vardır. 3 gün sonra yaşları 17 ile 80 arasında değişen 100’e yakın köylü iplerle birbirlerine bağlanırlar. Köylülerin yakınları, çoluk çocuk, kadın herkes bağrış çağrış feryat içindedirler. “Siz Kızılbaşsınız” denerek yürütülürler ta ki Ovacık sınırında olan 3200 metredeki Zini Gediği’ne kadar. Burada kurşuna dizilirler. 3 kişi kaçabilir. İkisi yakalanır, başları taşla ezilir. 1 kişi ise kaçabilir ama bağırsakları dışarıdadır, bir müddet sonra ölür. Katledilen köylülerin cesetleri öylece bırakılır ortada. Yasak bölge olduğu için yıllarca kimse gidemez Zini Gediği’ne. 1950’li yılların başında ancak insanlar gidebilirler. Ve orada üst üste yığılmış kemikleri görürler. Ne öldürülenler ne de yakınları hiçbir zaman bu kişilerin neden toplanıp öldürüldüğünü öğrenemezler.
Katledilen köylülerin aileleri Balıkesir ve Edirne başta olmak üzere hiç bilmedikleri, tanımadıkları batı illerine 10 yıl geri dönmemek şartı ile sürgüne gönderildiler. Erzincan’ın Surbahan, Mağaçur, Kismikor, Balıbey, Brastik, Mollaköy ve Girlevik’ten birbirlerine iplerle bağlanarak başlayan ve 3200 metre yükseklikte ıssız bir dağ başından Ovacık’a bakan Zini Gediği’nde kurşuna dizilen Alevi köylerinden toplanan 100’e yakın erkeğin DNA tetkiklerinin yapılması ve naaşların ailelere teslim edilmesini talepleri, yapılan başvurular neticesinde Türk yargı sisteminde takipsizlik kararı ile kapatılmıştır. Dava, 2012 yılından beri AİHM’de sürmektedir.”
Fırat, katliamın ardından hayatta kalanların ve yakınlarının yıllarca neden böyle bir trajedi yaşandığını anlayamadığını ve adalet taleplerini gidermek için çaba sarf ettiğini dile getirdi. Ailelerin 8 Temmuz 2014 tarihinde, taşlardan yapılan bir anma mekânı oluşturduklarını ancak bu anma mekânının 2020 Ağustos’unda kimliği belirsiz kişilerce saldırıya uğradığını da belirtti.
Milletvekili Celal Fırat, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’ya şu soruları yöneltti:” 1. 1938 yılında Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitiren yüzlerce kişinin olayının aydınlatılması için TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde toplanan Dersim Arşivi’nin kamuoyuna açılması düşünülüyor mu? 2. Zini Gediği Katliamı’nın emrini verenler ve katliama katılan askeri yetkililerin kimlikleri açıklanacak mı? Katliamın gerçekleştiği dönemde 9. Kolordu ve 3. Tümen’de görev yapan komutanların isimleri hakkında bilgi verilecek mi? 3. Zini Gediği Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin ailelerinin anma ve mezar yapma çabalarına destek olmayı düşünüyor musunuz?”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler