Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Alevi-Kızılbaş İnancında Üç Günlük Yemek Üzerine Birkaç Sözde Benden

⌈Ali Kadir Tanrıverdi⌉

“Benim Sadık Yârim Kara Topraktır…” der, Aşık Veysel.
Gerçeği işaret ediyor.
Dünyayı bir HAN’a benzetir bazen.
Geçici bir hayattan sonra gömüldüğümüz toprağın sadıklığından dem vurur. Doğanın bir parçası olduğumuzu bir çok mısralarında görmek mümkün.

“Haktan Geldik, Hakka Gidiyoruz…”

Yani, topraktan geldik, toprağa gidiyoruz. İnsanın, diğer canlılardan farklı oluşu, düşünen ve konuşan olmasıdır. Sorgulayan insan, zamanla yaşam ile ölüm arasında birçok inançlar yarattı.
Zamanla, ölüm çok acı vermeye başladı insana. Bundan ötürüdür ki, ölenleri anma ve onları çok sevdiğimizi ispatlama gibi birçok çalışmalar yapılmakta ve bunlar zamanla olmazsa olmaz hale geldi toplum için.

İnancımız ve kültürümüzün bize öğretisi; ufukları gören, geleceğe yön verendir. Eğer Evliyalarımızın yaşamasını savunuyorsak, ki savunuyoruz. O vakit, günün koşullarını iyi okumamız gerekir.

Hakka yürüyen Canımızı-Canlarımızı, anmak onlara sahip çıkmak, yemek veya yiyecekle tarifi olamaz-olmamalı da.
Alevi-Kızılbaşlar, doğaya hürmet ederler ve doğa ile iç içe yaşarlar. Toprak, Su, Ateş ve Güneş…daha sayamadığım onlarca dağlarımızın evliyaları ve de sırları vardır. Bütün bu kutsal mekanlarımız, değişim öğretisini bize öğrettiler.

Oysa bugün, bizlerde oluşan bazı saplantılar haline gelen kurallar oluşmuş durumda. Oluşan bu kuralları tartışmak çok günah ya da ayıpmış gibi bir hal almış durumda. Oysa toplumuzun tümü bazı kurallarımızdan rahatsız hale gelmiş.
Örneğin bunlardan biri, HAKKA YÜRÜYEN CANIMIZ İÇİN VERİLEN üç günlük yemektir. Henüz acısı taze olan bir canlarımız bu ritüeli yerine getirmek zorunda bırakılıyor. Ailesinden bir CANI yeni kaybeden bir aile henüz daha yeni aralarından göç etmiş birinin yası bitmeden, “üç günlük” gibi bir yemek zorunluğu, o aileyi de boğmaktadır.
Psikolojik olarak da daha büyük tahribatlar oluşturduğunu biliyoruz.
Demem o ki, Toprağa emanet ettiğimiz CANI, anmak ve onu unutmamak; yemekle değil, gönlümüzde yaşatmak aslı olandır.
Ve yine o Canımızı, anmak için 3 günlük değil ama 40 günlük yemeği şimdilik ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Kırkıncı (40) günde bir araya gelirken de yemek yiyelim amacıyla değil, CANI anma ve onu unutmam vs. gibi törenlerle anmalıyız.

Bundandır ki; bütün Ocaklarımızın ileri gelenlere ve Kızılbaş Alevilere seslenmek istiyorum; bu konuda duyarlı olalım, bu üç günlük yemeği kaldıralım. Artık bu toplumuz üzerinde bir eziyet haline gelmiştir.

Sevgi ve Hürmetlerimi Sunuyorum

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir