ZÜLFİKAR YILMAZ ANISINA
Kübra Özyurt
Bizleri iyileştirecek olan unutmak değil hatırlamaktır. Ayrımcı tutumlardan ötürü koca asırdır katledilen Alevi yoldaşların verdiği mücadele mücadelemizdir. Herkesin inancını özgürce yaşayabildiği, ferah ve refah günlerin gelmesini umut ediyorum.
Kötü ve kritik zamanlardan geçtik, geçmeye devam ediyoruz. 6 Şubat deprem felaketi de bizler için dönüm noktası oldu. Her şeye rağmen hiçbir istismara boyun eğmeden direnenler, 6 Şubat’ta da direnmeye, yeniden hayata tutunmaya devam etti. Halk, müthiş bir dayanışma içine girdi. Bu dayanışmanın halen sürdüğünü görmek umut verici.
Doğalında gerçekleşmesi beklenen deprem, katliama dönüştü. Depremin katliama dönüşmesinin sebebi elbette yürütülen politikalar. Alevi, Kürt, Roman, yoksul bölgelere arama-kurtarma gitmemesi, üzerinden iki yıl geçmesine rağmen bu bölgelerin temiz suya, güvenli barınmaya ihtiyaç duyması ayrımcılığın en somut örneğidir.
Depremin verdiği zararın haricinde afet anında ve sonrasında ki tutum, açıklamalar, oy istemek için deprem bölgesine gelip helallik istenmesi Canlarımızın ölümü kadar acı oldu.
İlk olarak Antakya halkı cevabını vermişti bir kez daha söylemekte beis görmüyorum. Bizler “Hakkımızı helal etmiyoruz!”

Ayrımcı zihniyeti tanımıyoruz. Hesap verilmediği sürece hesaplaşmaya devam edeceğiz. Bizler hesap sorarken kişisel ve kurumsal olarak neler yapmamız gerektiği üzerine düşüneceğiz, harekete geçeceğiz.
Çok Canımızı kaybettik, annelerimizin gözü yaşlı, çocuklarımız kimsesiz kaldı, insanlar kayıplarını arıyor, Antakya gibi etno kültüre sahip elzem şehirlerin demografik yapısı tehlikede, Adıyaman sahipsiz, Malatya’nın esamesi dahi okunmuyor, Kahramanmaraş’ta yükselen binaların depreme ne kadar dirençli olduğu şüpheli.
Andığımız Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Adıyaman Şube Başkanı Zülfikar Yılmaz Can’ın hayatını kaybetme sebebi; rant ve ayrımcılık politikaları oldu.
6 Şubatın ikinci yıldönümünde çamurlu yollardan geçmemek için asfalt döktüler. Gözümüzdeki yaşlar, yoksulluğumuz kimsenin umurunda olmadı, konteyner kentte gülerek poz verdiler. Bu tutumun depremin yarasını saramayacağı ortada. Utancın üstü örtülmek isteniyor ancak özgür basın halkın yanında olduğu sürece, Adıyaman’a Zülfikar Yılmaz Çadır Kenti kuranlar sayesinde durumun vahametinin farkındayız. Bu yüzden Beraberiz’i kurduk. Bu sebeple Haydi Hep Birlikte dedik. İnsani borcumuzu yerine getirmeye çalışıyoruz. Depremzede öğrencilerimizin eğitim eşitliği, afet bilinci için mücadele veriyoruz. Biliyoruz ki depreme dirençli kentler ancak dirençli kentler isteyen halk sayesinde meydana gelir.
Bizleri iyileştirecek olan unutmak değil hatırlamaktır. Ayrımcı tutumlardan ötürü koca asırdır katledilen Alevi yoldaşların verdiği mücadele mücadelemizdir. Herkesin inancını özgürce yaşayabildiği, ferah ve refah günlerin gelmesini umut ediyorum.
BERABERİZ ve Pir Sultan’ın yoldaşlığı daim olsun.
Zülfikar Can’ın anısı mücadelemizde yaşasın.
Hızır günlerinde; “ Nesi varsa bölüşecek biri olsun, nesi yoksa bulup getirecek biri olsun.”
Hızır hepimizi korusun

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler