Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Biz yürüyoruz, ya siz? Unuttunuz mu? Yok, unutmadınız; unutamazsınız.

Şenay Kececi 

Sivas’ta, gündüz vakti televizyon başında hep birlikte izledik canların diri diri yakılmasını…
Yüreğimiz uçtu gitti de, biz yerimizde ellerimizi dizlerimize vurarak ağıtlar yaktık!
“Şu kanlı zalimin ettiği işler” yine başımıza geldi.
12 yaşındaki Koray’ın çocuk gülüşünü,
15 yaşındaki Menekşe’nin kardeşi Koray’a sarılışını,
16 yaşındaki Asuman’ın, 19 yaşındaki ablası Yasemin’le birlikte saçlarında anaların kokusuyla yakıldığını,
17 yaşındaki Özlem’le 18 yaşındaki Nurcan’ın candan ileri dostluklarını,
18 yaşındaki Belgıs’ın hayallerini,
19 yaşındaki Serpil’in hüzünlü bakışlarını,
19 yaşındaki Serkan’ın Pir Sultan yoluna kızıl bandıyla yürüyüşünü,
20 yaşındaki Handan’ın vedasız gidişini…
Yok, unutmadınız; unutamazsınız!
“Bu kaçıncı ölmem hain!” diyen Pir Sultan’ın, otelin içinden yükselen sesini…
Ben 15 yaşındaydım.
Evimizde yankılanan “vah, ah, ahhh!” sesleriyle, televizyon başında çaresizce bakan gözlerle tanıştım bu ülkede “bizim onlardan olmadığımızla.”
Büyüklerimin gözlerindeki korkuyu, bizi koruma telaşlarını; bileğimize sardığımız kızıl bantları çıkarmalarıyla anladım:
Bu topraklarda “bizi” bilirlerse, saldırabilirlerdi. Öldürebilirlerdi.
Bunu anlamış oldum.
1993’ten bugüne, bu can telaşıyla yaşıyorum…sizin gibi, bizimkiler gibi…
“Biz”den olmanın ne demek olduğunu Temmuz ’93’te öğrendim.
Unutmadınız değil mi?
20 yaşındaki Yeşim’in baharını çaldıklarını,
21 yaşındaki Ahmet’in turna kanatlarını,
21 yaşındaki Hasret’in sazın telini,
22 yaşındaki Murat’ın düşlerini,
22 yaşındaki Gülsüm’ün tuvalindeki renkleri,
22 yaşındaki Huriye’nin hayallerini,
22 yaşındaki İnci’nin yüreğindeki çiçeği,
23 yaşındaki Sait’in Pir Sultan aşkını,
23 yaşındaki Caina’nın misafir olduğu ülkede yakıldığını,
25 yaşındaki Gülender’in okuyamadığımız haberlerini…
Evde günlerce sürecek bir yasın başlangıcıydı o gün.
Televizyon başında isimleri duydukça kahrolan yürekler,
Telefonlar geldikçe çaresiz bakışlar…
Bizimkilerdi onlar:
Akrabalarımız, tanıdıklarımız, dostlarımız…
Hiç yüzünü görmediklerimiz, ilk defa ismini duyduklarımız…
Türkülerini dinleyip ağladıklarımız…
Gurbet ellerde sesiyle bizi biz yapanlar…
Ama hepsi de “can”dı.
Pir Sultan için, onun diyarında bir araya gelen güzel insanlardı.
Kötü olamazlardı.
Kötü olan, Pir Sultan adıyla bir araya gelemezdi…
Yok, unutmadınız; unutamazsınız…
25 yaşındaki Mehmet’in çektiği fotoğrafları,
26 yaşındaki Muammer’in yüreğindeki İnci’yi,
30 yaşındaki Sehergül’ün gözlerindeki çiçekleri,
35 yaşındaki Erdal’ın filmlerle kurduğu hayali,
35 yaşındaki Asaf’ın karikatürleriyle yakıldığını,
37 yaşındaki Uğur’un şiir oluşunu,
40 yaşındaki Edibe’nin türkülerini,
44 yaşındaki Muhibe’nin, 53 yaşındaki Akarsu’yla olan aşkını,
44 yaşındaki Behçet’in kelimelerle kurduğu güzel dünyayı…
Ve biz bu güzel insanları 6 Temmuz’da toprağa sırladık.
Dikmen’den Karşıyaka’ya Kızılırmak olduk aktık.
Hırçındır Kızılırmak, biz de hırçındık…
Coşkun akar Kızılırmak; gözümüzde yaşlarla tek ses olduk:
“Sivas’ın hesabı sorulacak!”
Sel olup akardı; kendine düşeni alır götürürdü Kızılırmak…
Ama biz o gün kimseyi alıp götürmedik.
O kadar caminin önünden geçip de yerle yeksan etmedik.
Kızılırmak, suyun yetişmedi kanlı Sivas’a.
Ateşe su gerekirdi, dönüp akmadın Sivas’a…
Yok, unutmadınız; unutamazsınız…
53 yaşındaki Metin’in şiirlerini,
62 yaşındaki Nesimi’nin curasını,
66 yaşındaki Asım’ın bilgeliğini…
Hepsi küllerinden yeniden doğdu.
Çocuklarımızda yaşadılar adlarıyla…
Biz unutmadık. Siz de unutmayın.
Anlatın çocuklarınıza, torunlarınıza:
Sivas için adalet sağlanmadı.
Dava zaman aşımına uğradı.
Yakanlar Cumhurbaşkanı tarafından affedildi.
Madımak, Utanç Müzesi yapılmadı.
Anlatın;
Bu ülkede kitaplar, türküler, deyişler, karikatürler, semahlar yakıldı…
6 Temmuz’da yine Dikmen’den Karşıyaka’ya yürüyoruz…
Sen de unutmadın, biliyorum.
Sen de katıl bize…
Akarsu’nun sesinin peşinden, hep birlikte canlarımızı anmaya gidelim…
Akarsuyum, yaramız çok derinden.
Bir olsaydık, yer oynardı yerinden.
Şenay Keçeci 04.07.2025

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir