Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Kızılbaş Alevilerde Aşure Lokması: Sadece Bir Yemek Değil, Bir Yol Öğretisidir

⌈Kenan Küçük⌉

Aşure, yalnızca bir tatlı ya da Muharrem ayının hatırası değildir.
Kızılbaş Aleviler için aşure; inancın özüyle, topluluk ruhuyla, acıyla ve paylaşmayla yoğrulmuş bir lokmadır.
Bu lokma, bir niyetin, bir Yol bağlılığının ve bir öğretinin ete kemiğe bürünmüş halidir.

Aşure, yalnızca bir yemek değil;
Kerbela’da zalimin karşısında, mazlumun yanında duranlar için pişirilen bir Hak lokmasıdır.
Yol erlerinin direnişle yoğurduğu bir inanç lokmasıdır.
Yol uğruna baş verenlerin, hakikatle mayalanmış direniş hafızasıdır.
Bu yüzden, matem orucunun sonunda; derin bir sessizlik ve içe dönüşle hazırlanır.
Aşure, acının ve sabrın pişmiş halidir. Ne gösteriş vardır ne şatafat, ne davul çalınır ne alkış tutulur. Her şey özle, edep ile ve saygıyla yürütülür.

Aşure, Yol ehline göre paylaşılan bir erkan lokmasıdır.
Her can, bir kaşık da olsa katkı sunar.
Lokmaya ortak olan, berekete ve birliğe ortak olur.
Kazana katılan her malzeme; bir canı, bir niyeti, bir doğa parçasını temsil eder.
Hiçbir şey rastgele konmaz, her parça bir anlamı, bir hissi, bir yoldaşlığı taşır.
O kazanda yalnızca bakliyat değil; direniş, sabır, rızalık ve birlik kaynar.

Kızılbaş Alevi öğretisinde aşure, yalnızca Kerbela’yla sınırlı değildir.
O kazan; tarih boyunca zulme karşı durmuş, bedel ödemiş tüm canların niyetiyle pişer.
Dersim’in, Maraş’ın, Çorum’un, Sivas’ın ve Yol uğruna can veren canlarımızın izi o lokmadadır.
Aşure, bir tarih bilinci, bir vicdan defteridir.

Bu lokma sessizlikle paylaşılır.
Gösterişten, savurganlıktan, reklam kaygısından uzak tutulur.Lokmayı paylaşmak, yalnızca midenin değil; gönlün ve vicdanın da doymasına vesiledir.
Zulmü, haksızlığı ve adaletsizliği unutturmamak içindir.
Bu yüzden aşure paylaşılırken yalnızca lokma sunan eller değil, Yol’a niyet etmiş gönüller açılır.
Her canın kattığı niyet, Yol’a olan bağlılığın nişanesidir.

Aşureye verilen gülbenk yalnızca sözle değil; hizmetle, paylaşmayla, rızalıkla birlikte edilir.
Her kaşık bir gülbenk gibidir; dile değil, hale dökülmüş bir yakarıştır.
Aşure bu yönüyle yalnızca bir mutfak geleneği değil; Yol’un hatırlatması, direnişin ve inancın canlı hafızasıdır.

Kızılbaş Alevilerde aşure, doğayla uyumlu, niyetle pişirilmiş, rızalıkla paylaşılmış bir Yol lokmasıdır.
Kazanlarda yalnızca yemek değil; bir öğreti, bir tarih ve bir direniş pişer.
Bu nedenle aşure, sadece karın doyurmaz, gönül diriltir.
Sadece tat bırakmaz, Yol’u hatırlatır.
Sadece paylaşılmaz, Yol’u yaşatır.

Aşk ile,

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir