Her Lokma, Hak Lokması Değildir
⌈Kenan Küçük⌉
Veren el de, taşıdığı niyet de sorgulanmadan Yol’a katılamaz.
Alevi inancında lokmanın değeri yalnızca ne verildiğiyle değil; nasıl kazanıldığı, hangi niyetle sunulduğu ve kimin eliyle paylaşıldığıyla ölçülür. Lokmanın içinde kul hakkı var mı, rıza gözetilmiş mi, alın teriyle mi kazanılmış, gönülden ve razılıkla mı verilmiş hepsi önemlidir.
Eğer bir lokma alın teriyle kazanılmış, rızalıkla ve gönülden verilmişse, Hak lokmasıdır, Yol’da kabul görür. Ama rızasız, gönülsüz ve niyetsiz verilmişse; görünüşte lokma olsa da, özde yüktür. Yol’a hizmet etmez, gönül incitir.
Bu yüzden ikrarsızın lokması, ikrarlı lokmayla karışmaz. Yol görmemiş, rızalıksız bir elin getirdiği lokma; Yol’a hizmet etmez, canı Yol’dan çıkarır.
Günümüzde ise cem meydanının dışında, Erenler muhabbetinden uzak ortamlarda, “lokma” adı altında Yol’a hizmet için sunulan paylar alınıyor. Ama ne niyet soruluyor, ne kaynağı araştırılıyor, ne de rıza gözetiliyor. Kim olduğu sorulmadan, her gelenin lokması kabul ediliyor. Oysa unutulmamalı: Her lokma, Yol lokması değildir.
Alevilik’te bir söz vardır: Rızasız iş, Rıza Kapısı’ndan geçmez.Bu yalnızca davranışlar için değil, lokma için de geçerlidir.
Gönülsüz verilen, gösteriş için meydanda sergilenen, rızasız kazanılan ve alın teriyle yoğrulmayan her lokma; Yol’u incitir, erkanı bozar.
Alevilik’te lokma gösterilmeden verilir, ama açık rızayla paylaşılır. Bir el verirken, öteki el bilmez. Lokmanın değeri ne kadar verildiğiyle değil; niyetiyle, kaynağıyla ve rızalığıyla ölçülür.
Bugün ne yazık ki, pir huzurunda gülbengi verilmeyen, darına durulmayan lokmalar alınır oldu. Ama o lokmanın nasıl kazanıldığı, kimin hakkıyla verildiği, hangi zulme ortak olduğu bilinmiyor.
Oysa Alevilik’te lokma, ikrarın lokmasıdır. Rızalığın lokmasıdır. Alın terinin lokmasıdır.
Yol’a düşenin lokması temiz olmalı. Eli açık olmalı; ama gönlü daha da açık olmalı. Çünkü sokakta her geçenin lokması alınmaz, her tabaktan gelen lokma yenmez.
Lokma, Yol’a uygun mudur? Hak’tan mıdır, halktan mı çalınmıştır? Gönülden midir, gösterişten mi?
Bu sorular sorulmadan alınan her lokma, ne kadar çok olursa olsun, Hak lokması olamaz.
Alevi inancında, uzatılan elin tuttuğu lokma kadar, o eli uzatanın kim olduğu da önemlidir. Rıza ve gönül birliği olmayanlardan lokma kabul edilmez. Yol, bir lokma, bir hırka anlayışıyla bugüne taşınmıştır
Yolumuzda lokma, Hak’tan bilinir; gönülden paylaşılır. Ama yalnızca Yol’a gönül vermişlerle, lokmanın darına durularak, darda kalana pay edilerek Yol’un sırrına erilir.
Yol’un sırrından, Erenler’in izinden, rızalıktan ayrılmamak dileğiyle

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler