Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Açlığın Işığı – Serkan Onur Yılmaz’a

⌈Türkan Doğan⌉

Bir bedenin inceliğinde, bir kalbin direnişinde büyür umudun sesi.
Serkan Onur Yılmaz, açlığıyla ölümü değil, yaşamı savunuyor.
Onun direnişi, bir halkın vicdanında yankılanan sessiz bir çığlıktır.
Ve biz, bu çığlığı duymakla değil, ona omuz vermekle insan kalabiliriz.

Bir yılın eşiğindesin, kardeşim,
gözlerinle ölçüyorsun zamanı,
bir lokma ekmek değil istediğin,
bir parça adalet…
Bir ülkenin vicdanı kadar ağırdır bedenin,
her gün biraz daha inceliyor
ama ışığın,
ışığın büyüyor.

Kuyu dediler,
duvar dediler,
sen duvarın taşında direnişi yeşerttin.
Güneşi görmeyen hücrende
güneş gibi yandın.
Bir halkın unuttuğu adaleti
kendi tenine yazdın.

Bahar da gelir, Serkan,
senin hücrene de düşer gün ışığı.
Bir serçe konar demirine,
biz uzaktan tutarız kollarını —
halsizsin bilirim,
ama türkülü sokaklarda yankılanır adın.
Bir gencin kalbinde
otuz dört yıllık bir bahar çiçek açar.

Açlık, sende bir çiçek gibi büyüyor,
solmuyor,
her damarınla özgürlüğe yürüyor.
Çünkü senin açlığın,
yoksulluğun değil,
onurun sesidir.

Serkan,
insan, insan kalmak için bazen ölümü göze alır.
Sen o yoldasın —
korkunun, suskunluğun, unutuşun ötesinde.
Her geçen gün bir yıldız eksiliyor gökyüzünden,
ama senin direnişin
göğün karanlığında bir evren gibi çoğalıyor.

Bir gün bu duvarlar da yıkılacak,
bir gün adalet sözcüğü
yeniden çocukların diline dönecek.
Ve biz biliyoruz:
o gün geldiğinde
senin açlığın,
bir halkın vicdanında
sonsuz bir sofra kuracak.

350 gün dediler,
ama takvimler insanı sayamaz.
Çünkü senin günlerin
bedende değil, tarihte yazılı.
Bir damla tokluk bile dokunmazken dudağına,
sözün,
tarihin damarlarında akıyor.

Senin açlığın, kardeşim,
yaşamak kadar güzel,
direnmek kadar insanca.

Ve bahar, senin adını söyleyerek gelecek,
Ferhat’ın gürzünün dağları deldiği gibi
güm, güm. güm.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir