Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Bielefeld ve Rheda-Wiedenbrück AKM’lerinden Alevilik Sempozyumu ve Konseri

Bielefeld ve Rheda-Wiedenbrück Alevi Kültür Merkezleri’nin 2 Kasım 2025 Pazar günü, Bielefeld – Kultur- und Kommunikationszentrum Sieker adresinde birlikte düzenledikleri “Alevilik Sempozyumu ve Konseri” etkinliğine yüzlerce kişi katıldı.

Alevi inancının felsefi, tarihsel ve bölgesel yansımalarının; Alevi ocak ve dergâhlarının, analığın, dedeliğin ve babalığın ele alındığı; Alevi örgütlenmesinin dünü, bugünü ve yarını üzerine sunumların yapıldığı; Alevi medyasının konuşulduğu ve “Aleviler ve Siyaset” başlığı üzerinde önemle durulduğu Alevilik Sempozyumu’na konuşmacı olarak gazeteci Hüsnü Mahalli, yazar Kemal Bülbül, AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat, AABF İnanç Kurulu Başkanı Hasan Ali İçlek Dede, gazeteci-yazar Necdet Saraç ve gazeteci Miyase İlknur katıldı.

Moderatörlük görevini Birsen Temir Saraç’ın üstlendiği sempozyumun açılış konuşmasını ise Bielefeld Alevi Kültür Merkezi Başkanı Murat Türker ile Rheda-Wiedenbrück Alevi Kültür Merkezi Başkanı Cihangir Altunöz yaptı.

Sempozyumun açılışında ilk söz Rheda-Wiedenbrück AKM Başkanı Cihangir Altunöz’e verildi. Altunöz, konuşmasına salonda bulunan konuşmacı ve konukları selamlayarak başladı. Ardından, Kerbela’dan bugüne toplumsal özgürlük mücadelelerinde hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşu çağrısı yaptı. Salonda bulunan herkes, toplumsal özgürlük mücadelesinde yaşamını yitirenler için ayağa kalkarak saygı duruşunda bulundu.

Saygı duruşunun ardından Altunöz, Bielefeld ve Rheda-Wiedenbrück AKM’lerinin ortaklaşa düzenlediği sempozyumun önemine değinerek sözü Bielefeld AKM Başkanı Murat Türker’e bıraktı.

Başkan Türker, konuşmasına salonda bulunan AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat’ı, AABF İnanç Kurulu Başkanı Hasan Ali İçlek Dede’yi, gazeteci Hüsnü Mahalli’yi, gazeteci-yazar Necdet Saraç’ı, gazeteci Miyase İlknur’u, Birsen Temir Saraç’ı, Alevi kurum başkanlarını, cemevi üyelerini ve gün boyu hizmet yürütecek kadın-erkek emekçileri selamlayarak başladı. Türker, konuşmasında özellikle Alevilerin örgütlenmelerini ve örgütlü birliklerini daha da güçlendirmelerinin önemine vurgu yaptı.

 Bielefeld AKM Başkanı Murat Türker’in konuşmanın ardından, “Alevi İnanç Toplumunda Dede’nin (Pir’in) Önemi” başlıklı sunumunu yapmak üzere AABF İnanç Kurulu Başkanı Hasan Ali İçlek Dede kürsüye davet edildi. İçlek Dede, sunumunda Alevi ocak ve dergâh sisteminin tarihsel kökenlerinden söz ederek, Alevi – Bektaşi toplumunda analığın, pirliğin ve babalığın inançsal önemine dikkat çekti. Aleviliğin bir “ikrar yolu” olduğunu vurgulayan İçlek Dede, ikrarın pir ile talip arasındaki bağın temeli olduğunu belirtti. Alevi toplumunun inançsal varlığını bu bağla sürdürdüğünü ifade eden İçlek Dede, Aleviliğin geleceğe taşınması için ikrar bağının güçlendirilmesine önem verilmesi gerektiğini söyleyerek konuşmasını tamamladı.

Hasan Ali İçlek Dede’nin ardından AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat kürsüye davet edildi. Konuşmasına salondaki tüm canları selamlayarak başlayan Mat, Almanya Alevi hareketinin kuruluş sürecini, tarihsel gelişimini, hak eşitliği anlaşmalarını, Alevilik derslerinin kazanımını ve elde edilen kamu tüzel kişiliği statüsünü anlattı.

Mat, konuşmasının devamında, Alevilerin hem dünyada hem de Türkiye’de yeni kurumsal yapılar oluşturmalarının önemini vurgulayarak, İstanbul’daki Garip Dede Dergâhı’nda düzenlenen Alevi çalıştayında alınan “Alevi Bektaşi Temsilciler Meclisi” ve “Dünya Aleviler Birliği”nin kurulması yönündeki kararların tarihsel değerine dikkat çekti.

AKP iktidarının Alevilere yönelik yeni kuşatma ve asimilasyon politikalarını devreye soktuğunu belirten Mat, bu politikalara karşı Alevilerin örgütlü birliklerini güçlendirmelerinin önemine vurgu yaptı.  Mat, Almanya’daki uzun soluklu mücadelenin önemli kurumsal kazanımlar yarattığını ifade ederek konuşmasını tamamladı.

AABK Eşit Başkanı Hüseyin Mat’ın ardından Birsen Temir Saraç, kısa bir konuşma yaparak sözü Kemal Bülbül’e verdi.

Bülbül, konuşmasına kurum başkanlarını ve salondaki dinleyicileri selamlayarak başladı. Alevilerin iç sorunlarını sosyal medyada tartışmalarını doğru bulmadığını belirten Bülbül, farklı düşünce ve eleştirilerin örgütsel ortamlarda dile getirilmesinin daha doğru bir tutum olduğunu söyledi.

Alevilerin sorunlarını muhabbet ortamlarında ve “yol diliyle” konuşarak çözmelerinin önemine değinen Bülbül, asimilasyonun Alevi toplumu içinde her geçen gün biraz daha derinleştiğini belirterek, asimilasyon saldırısını geri püskürtmenin yolunun Alevi değerlerine, yol diline ve muhabbet geleneğine sahip çıkmaktan, Alevi kurumlarında örgütlenmekten ve mücadele etmekten geçtiğini vurguladı.

Konuşmasının akışı içinde Alevi toplumunun içerisinde farklı etnik kimliklere mensup olan Alevi kesimlerin var olduğunu dile getiren Kemal Bülbül, bu kesimler arasında yola ve inanca yaklaşımda bazı farklılıkların olduğunu, bunların “sürek” biçiminde ortaya çıktığını ve “Yol bir, sürek bin bir” anlayışıyla bu farklılıkların bir zenginlik olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Alevilikte analığın “Hak kapısı” olarak görüldüğünü belirten Kemal Bülbül, yolun yalnızca dedeler tarafından değil, analar tarafından da yürütüldüğünü ifade ederek, Aleviliğin temel değerleri olan ulu ozanların, yol ve dar pirlerinin, Hz. Ali, Şah Hüseyin ve 12 İmamlar’ın tartışma konusu yapılmaması gerektiğini söyledi.

Alevilerin güçlü bir tarih bilincine sahip olması gerektiğini vurgulayan Bülbül, Şeyh Bedreddin ve yoldaşlarına sahip çıkmanın önemine değinerek, Abdal ve Roman Alevilere yönelik ayrımcı yaklaşımları sert bir dille eleştirip, Alevi kurumlarının Aleviler içinde boy veren bu ötekileştirici yaklaşıma karşı etkili bir mücadele yürütmelerinin bir yol görevi olduğunu ifade etti.

Bülbül, konuşmasını Alevilerin yol dilini korumasının, muhabbeti ve örgütlenmeyi güçlendirmesinin önemine dikkat çekerek tamamladı.

Kemal Bülbül’ün ardından gazeteci-yazar Necdet Saraç ve gazeteci Miyase İlknur’un sunumlarını yapacakları bölüme geçildi. Bu bölümde sunumunu yapmak üzere ilk söz Miyase İlknur’a verildi. İlknur, “Aleviler ve Medya” başlıklı konuşmasında, Türkiye’deki medya kurumlarında çok sayıda Alevi kökenli yöneticinin olmasına rağmen, güçlü bir Alevi kurumsallaşması olmadığı için bu kişilerin kimliklerini öne çıkaramadıklarını söyledi. Miyase İlknur, konuşmasını Alevilerin merkezi bir medya yapılanması kurmasının önemini vurgulayarak sonlandırdı.

İlknur’un ardından gazeteci-yazar Necdet Saraç, “Aleviler, Siyaset ve Medya” başlıklı sunumunu yaptı. Saraç, konuşmasında Türkiye’de 19 Mart darbesiyle birlikte başlayan çoklu kriz ve saldırı sürecine değinerek, bu süreçte Alevilerin ve laik-demokratik bir Türkiye isteyen tüm kesimlerin ortak mücadele yürütmesinin ne kadar önemli olduğunu anlattı. Bu bağlamda CHP’nin ortaya koyduğu toplumsal direncin desteklenmesinin önemine dikkat çekti.

Saraç, konuşmasının devamında 19 Mart darbesiyle başlayan saldırıların yalnızca CHP’yi değil, tüm muhalif kesimleri hedef aldığını belirterek, Merdan Yanardağ’ın tutuklanmasının ve TELE1’e kayyum atanmasının demokrasi güçleri açısından tehlikeli bir gelişme olduğunu vurguladı. Herkesin Merdan Yanardağ ve TELE1 ile dayanışma içinde olmasının önemli olduğunu ifade ederek, ”hep birlikte Yanardağ’ın serbest bırakılmasını mutlaka sağlamalıyız,” dedi.

AKP iktidarının tüm muhalif sesleri susturarak seçime gitme hazırlığı içinde olduğunu belirten Saraç, bu süreçte Alevilerin merkezi ve güçlü bir medya ağı kurmalarının yaşamsal önemde olduğunu vurgulayarak konuşmasını tamamladı.

Sempozyumun son konuşmacısı gazeteci Hüsnü Mahalli oldu. Suriyeli bir gazeteci olan Mahalli, konuşmasında emperyalist güçlerin, işbirlikçi Arap devletlerinin ve Türkiye’deki iktidarın 2011 yılından itibaren Suriye’ye yönelik başlattıkları saldırıları ve sonuçlarını kapsamlı bir şekilde anlatarak, halkların birleşik örgütlenmesinin ve birlikte mücadelesinin önemine değindi.

Arap Alevilerine yönelik yapılan soykırımı ayrıntılarıyla aktaran Mahalli, Alevi dayanışmasının zayıf olmasını eleştirerek, emperyalist güçlerin İran, Lübnan ve Yemen’deki direnişi kırmak için saldırılarını yoğunlaştırdığını ifade etti. Hüsnü Mahalli, konuşmasını Alevilerin kendi aralarındaki dayanışmayı güçlendirmesi gerektiğini vurgulayarak sonladırdı.

Her konuşmacının sunumunun ardından oturumlar soru-cevap bölümüyle devam etti.

Sempozyumun ardından saat 18.00’de etkinliğin konser bölümü başladı. Sadık Gürbüz, Hacı Bolat ve Pınar Aydınlar’ın sahne aldığı konserde Alevi deyişleri, halk türküleri ve devrimci marşlar seslendirildi. Konserin sonunda kitle, Pınar Aydınlar’ın söylediği türküler eşliğinde halaya durdu. Etkinlik, çekilen kardeşlik halaylarının ardından sona erdi.

Fotoğraflar:  Hasan Subaşı /  Haydar Toraman

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir