Pts. Şub 2nd, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Duisburg’da Dersim 1937–38 Anması: “Kefensiz Yatan Canlar İçin Bir Aradayız”

⌈Haber Merkezi⌉ 16 Kasım 2025 Pazar günü, Dersim Katliamı’nın 88. yılı kapsamında “Tertele Dersim 1937–38” başlığıyla Alevitische Gemeinde Duisburg-Nord’ta geniş katılımlı bir anma programı düzenlendi. Alevi kurum temsilcileri, demokratik kitle örgütleri, politik aktörler ve çok sayıda yurttaş anmaya katıldı. Sabah 10.00’da kahvaltıyla başlayan etkinlik, 11.00’de panel ve anma programıyla devam etti.

Panelin moderatörlüğünü Düzgün Küçükdoğan yaptı. Konuşmacılar arasında FEDA Eski Eşbaşkanı Demir Çelik, araştırmacı-yazar Erdoğan Yalgın ve yazar Hıdır Dulkadir yer aldı.
Anma boyunca Kıvrem Erdal ve Ahmet Karabulut Dede ağıtlar seslendirdi. Zeynep Arasan ve Gülşen Akbulut ise şiirleriyle Dersim’in acısını ve direnişini sahneye taşıdılar.

Anma Atmosferinde Yüz Yıllık Acı: “Dersim’in Yangını 88 Yıldır Sönmedi”

Duisburg’daki etkinlikte yapılan konuşmada, Dersim 1937–38’in yalnızca tarihsel bir kırılma değil, aynı zamanda devam eden bir yüzleşme süreci olduğu vurgulandı:

“Kıymetli canlar, değerli dostlar… Bugün Dersim’in yangınını, feryadını ve direnişini 88 yıl sonra bile yüreğimizde taşıyarak buradayız. Bu topraklar yüzyıllardır Alevi inancının, Kızılbaş kültürünün, Zazaca ve Kurmancî dillerinin; yani bir halkın hem inancının hem etnik kimliğinin yaşam alanıydı.”

Konuşmada, devletin Dersim’e yönelik politikalarının kültürel, demografik ve inançsal kırılmalar yarattığı belirtildi.

“Dersim 1937–38, Ders Kitaplarının Arasına Sığmayacak Kadar Ağırdır”

Anmada, resmi tarihin uzun yıllar boyunca Dersim gerçeğini gizlediğine değinildi:

“1937–38 süreci ders kitaplarının satır aralarına sıkıştırılamayacak kadar ağır bir süreçti. Bu halkın inancı, kültürü ve varlığı hedef alındı. Biz bugün burada işte bu yüzden toplandık.”

Panelistler de konuşmalarında, Dersim 1937–38’in hedefinin yalnızca askerî bir operasyon değil, Alevi-Kızılbaş kimliğinin tasfiyesi olduğunu vurguladı.

Demir Çelik, 1937–38’in devletin zorunlu iskân, asimilasyon ve sürgün politikalarının bir sonucu olduğunu aktarırken, Erdoğan Yalgın Dersim coğrafyasının tarih boyunca bir “direniş alanı” olduğunu söyledi. Hıdır Dulkadir ise Dersim hafızasının hem Alevi inancı hem de toplumsal kültür açısından taşıdığı önemi anlattı.

Acının Dili Ağıtlar Ve Şiirlerle Dile Geldi

Program boyunca yakılan ağıtlar, Dersim’in toplumsal hafızasında kapanmayan yarayı bir kez daha görünür kıldı. Okunan bir deyişle acının ortaklaşan dili şöyle ifade edildi:

“Dertli dertli dolaşırım şu yalan dünyada,
Yüreğimde bir yara var, kapanmaz dünyada.”

Anma sırasında salonda derin bir sessizlik hâkim oldu; pek çok katılımcı duygusal anlar yaşadı.

Seyit Rıza Ve Yol Arkadaşları: “Bir Halkın Boyun Eğmeyen Onuru”

Anmada yapılan konuşmalarda, Seyit Rıza’nın idam sehpasında söylediği son sözlere atıf yapıldı Bu sözlerin halkın hafızasında boyun eğmemenin ve onurlu duruşun simgesi olarak yer aldığı belirtildi

 ”Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun’

Panelistler, Seyit Rıza’nın idamının modern Türkiye tarihinde devlet-halk ilişkisini belirleyen kritik bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.

Dersim 1937–38’in Günümüze Yansıyan Boyutları

Etkinlikte yapılan değerlendirmelerde şunlar öne çıktı:

  • Dünyanın birçok ülkesinin yüzleşme süreçlerinden geçtiği, ancak Türkiye’nin Dersim 1937–38 ile hâlâ gerçek anlamda yüzleşmediği,

  • Zazaca ve Kurmancî’nin Dersim’de tehdit altına girdiği, kültürel devamlılığın kırılmaya uğradığı,

  • Alevi inanç mekânlarının ve ziyaret kültürünün tahribata uğradığı,

  • Asimilasyonun hem tarihsel hem güncel bir sorun olduğu.

Panelde ayrıca, Dersim’in belleğinin geleceğe nasıl taşınacağı, genç kuşakların bu hafızayla nasıl buluşturulacağı, Avrupa Dersim diasporasının bu süreçteki rolü ve kültürel-siyasal sorumlulukları konuşuldu.

“Kefensiz Yatan Canların Adalet Talebi Hâlâ Yerini Bulmadı”

Son bölümde yapılan kapanış konuşmasında şu değerlendirme öne çıktı:

“Dersim 1937–38’in yarası hâlâ açıktır. Kefensiz yatan canların adalet talebi hâlâ karşılanmamıştır. Bu acı, inançla, kültürle, dille ve bellekle birlikte taşınmakta; her yıl yeniden anılmaktadır.”

Anma, barış, yüzleşme, adalet ve hakikat çağrısıyla sona erdi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir