Yol, Kişilerden Büyüktür
⌈Recai Doğan⌉
Bizler bir sesi alkışlamadık yalnızca.
Biz bir inancı, bir yolu, bir geleneği sahnede gördük.
Alevi kimliğiyle doğup, bu inançla yoğrulup, deyişlerimizle büyüyen bir sanatçıyı bağrımıza bastık. Çünkü o ses, bizim nefesimizdi. Çünkü o söz, bizim duamızdı.
Anlıyorum ki söylediğin tüm nefesler, duazlar, deyişler, yürekten gelen bir haykırış değil de, belli yerlerde koltuk makam görmek için ağızdan çıkan bir sesten ibaretmiş.
Şimdi sana şu soruyu sormak isteriz, Şimdi sen biz onurlu Alevilerin yüzüne nasıl bakacaksın?
Cemevlerimize hangi yüzle geleceksin?
Sofralarımıza nasıl oturup lokmamızı paylaşacaksın?
Ama bilensin ki,
Alevilik bir kariyer basamağı değildir.
Alevilik, politik konjonktüre göre şekil alan bir kimlik değildir.
Alevilik, rüzgâra göre yön değiştiren bir tabela hiç değildir.
Bu yol,
Hakk’ın yanında durmayı,
Mazlumdan yana olmayı,
İktidarın değil hakikatin safında yer almayı öğretir.
Biz kimsenin hangi partiye gideceğini belirleyemeyiz.
Ama hangi partiye gittiğini sorgularız.
Aynı zamanda hatırlatmak da isteriz, Gittiğin kapısına kul olduğun partinin geçmişini hatırlatmak da isteriz. Birçok kardeşimizin bu kapısına kul olduğun parti ve bu partiyi savunanlar tarafından öldürüldüğünü, sürgün edildiğini, yok sayıldığını, hakaret edildiğini bildiğini de biliyoruz.
Gerek böyleyken, yapmış olduğun hatayı biz de böyle yüzüne vuracağız. İçimize almayacağız, düşkün ilan edeceğiz.
José Mauro de Vasconcelos’un Şeker Portakalı kitabında 6 yaşındaki Zezé, babasından intikam almak için onu öldüreceğini söyler. Ama bu öldürme, hayattan koparma değil, sevmeyerek öldürmektir der. İşte bir zamanların ideali bundan sonra da bizler seni sevmeyerek öldüreceğiz…
Ama şunu söyleme hakkımız vardır,
Alevilik, inkâr edenle, dışlayanla, yok sayanla yan yana yürürken iki kez düşünmeyi gerektirir.
Bizim gönlümüzde yer edinmek kolaydır belki,
ama o yerde kalmak, yolun edebine sadakat ister.
Bugün gördüğümüz tercih bizi incitmiştir.
Çünkü mesele siyaset değil, mesele temsil sorumluluğudur.
Mesele, “Ben kimim?” sorusuna verilen cevabın arkasında durabilmektir.
Biz kimseyi düşman ilan etmiyoruz.
Ama şunu açıkça söylüyoruz,
Alevi yolu onurdur.
Bu yol, çıkarla değil ikrarla yürünür.
Bu yol, alkışla değil bedelle taşınır.
Kişiler gelir geçer.
Yol kalır.
Ve biz, yolumuzdan vazgeçmeyeceğiz.
Aşk ile.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler