Paz. May 17th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Hafıza Güçlüydü, Peki Ya Taraf?

⌈Türkan Doğan⌉

Toplumların tuhaf bir huyu vardır: İnsanlar hayattayken sert tartışılır, eleştirilir, hatta kimi zaman küçümsenir; ama yaş aldıklarında ya da hayatlarının sonuna yaklaştıklarında bir anda dokunulmaz bir hürmete bürünürler. Bizim dilimizde buna “kör ölür badem gözlü olur, kel ölür sırma saçlı olur” denir.

“Bir aydının gerçek sınavı ne kadar bildiği değil, o bilgiyle nerede durduğudur. Çünkü toplumlar sonunda hafızayı değil, o hafızanın kimin yanında durduğunu hatırlar.”

Son günlerde İlber Ortaylı etrafında oluşan duygusal atmosferi izlerken bu eski deyimi hatırlamamak zor. Kuşkusuz güçlü bir hafızası vardı. Tarihsel bilgiye hâkimiyeti ve anlatı gücü, geniş kitlelerin dikkatini çekmiş, birçok insan için tarih konuşulan bir alan hâline gelmişti. Bunlar inkâr edilecek şeyler değil.

Ama bir toplumda “aydın” olmak yalnızca bilmekle, çok okumakla ya da geçmişi ustaca anlatmakla ölçülmez. Aydın dediğimiz kişi, yalnızca tarihin sayfalarını açan değil; aynı zamanda bugünün adaletsizliklerine, eşitsizliklerine ve kırılgan hayatlarına da söz söyleyebilen kişidir.

Ben bu nedenle İlber Ortaylı’yı hiçbir zaman bir aydın olarak görmedim. Çünkü bilgi ile aydınlık aynı şey değildir. Bilgi, insanı güçlü kılar; ama aydınlık, insanın hangi tarafta durduğuyla ilgilidir. Halkımızın en zor zamanlarında, emeğin, yoksulluğun ve ezilenlerin yanında durabilmekle ilgilidir.

Onun kamusal duruşuna baktığımda ise çoğu zaman güçlü olanın, yerleşik olanın ve devlet aklının yanında ukela, kibirli duruşuyla bir mesafe gördüm. Bu belki bir tercih, belki bir dünya görüşüydü. Ama benim için aydın olmanın ölçüsü, tam da o mesafenin ötesine geçebilme cesaretidir.

Bir insanı eleştirmek, onu küçültmek anlamına gelmez. Tam tersine, düşünce dünyasını ciddiye almak demektir. Bu yüzden benim payıma düşen duygu ne kör bir hayranlık ne de kolay bir düşmanlıktır. Sadece şu sorudur: Bilginin bu kadar görünür olduğu bir yerde, toplumun en kırılgan kesimleri neden bu kadar görünmez kaldı?

Belki de asıl mesele şudur: Tarihi bilmek büyük bir meziyettir; güçlü bir hafıza saygı uyandırır. Ama bir aydının gerçek sınavı ne kadar bildiği değil, o bilgiyle nerede durduğudur. Çünkü toplumlar sonunda hafızayı değil, o hafızanın kimin yanında durduğunu hatırlar.

14 Nisan 2026

1 thought on “Hafıza Güçlüydü, Peki Ya Taraf?

  1. Merhaba çok güzel bi siteniz var abi başarılar diliyorum.İlber Ortaylı konusuna gelecek olursak ben de şunu fark ettim tarih profesörü bi adam hiç alevilikten bektaşilikten bahsetmedi Osmanlı da 2.mahmut un nakşibendi lerle birlikte iş çevirmesinden önce askeriye-yönetim-Halil teşkilatı yani ticaret biz de idi ben İlber hocanın hiç Alevilik bektaşilik ya da Osmanlı da ki yeri konumu konuştuğunu görmedim Sünni bi bakış açısıyla mı baktı ne bilmiyorum ona çok dikkat ettim

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir