Pts. May 25th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Adem Erdal: “Açık ve Özgür Bir Toplum Ancak İnsanların Duruş Gösterdiği Yerde Ortaya Çıkar”

⌈AHA⌉ Almanya’nın Lübeck kentinde düzenlenen 35. Irkçılığa Karşı Mücadele ve Kültür Günleri kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, Lübeck Alevi Toplumu Korosu Anadolu Kollektifi adına konuşan öğretmen Adem Erdal, ırkçılığa karşı toplumsal sorumluluğa dikkat çekti. Erdal, yaptığı konuşmada demokrasinin ve insan onurunun korunmasının herkesin ortak görevi olduğunu vurguladı.

Konuşmasında ırkçılığın yeniden toplumun merkezine doğru ilerlediğine dikkat çeken Erdal, açık ve özgür bir toplumun ancak insanların duruş gösterdiği yerde var olabileceğini ifade etti.

Adem Erdal’ın Konuşmasının Tam Metni:

”Sayın Lindenau,
Sevgili Bayan Bunga,
Değerli misafirler,

Benim adım Adem Erdal, bugün sizlere Lübeck Alevi Toplumu Korosu olan Anadolu Kollektifi’ni tanıtmaktan büyük mutluluk duyuyorum.

Alevi toplumu; hümanizmi, eşitliği ve her insanın onuruna duyulan saygıyı temsil eder.

Bunlar bizim için sadece sözlerden ibaret değildir.

Bu bir duruştur.

Yaşadığımız bir duruş.

Ve işte bu duruşu koromuzla sahneye taşıyoruz.

Selim Gökduman yönetimindeki Anadolu Kollektifi; dayanışmayı, hoşgörüyü ve insanlığı anlatan şarkılar söylüyor.

Ancak müzik başlamadan önce, koromuz adına bu akşamın anlamı hakkında birkaç söz söylemek istiyorum.

Şu anda ırkçılığın yeniden toplumumuzun merkezine doğru ilerlediğini görüyoruz. On yıl önce söylenmesi düşünülemeyen şeyler bugün yeniden dile getiriliyor. Söylenebilir olanın sınırı parça parça kayıyor.

Ve bir anda eskiden çok doğal olan şeyler – nezaket, saygı ve insanlık – “woke” diye alay konusu ediliyor ya da “political correctness” diye küçümseniyor.

Ama bir şeyi açıkça hatırlamalıyız:

Açık ve özgür bir toplum kendiliğinden var olmaz.

O, ancak insanların duruş gösterdiği yerde ortaya çıkar.

İnsanların itiraz ettiği yerde.

İnsanların ayağa kalkıp şunu söylediği yerde:

Buraya kadar – ve daha ileri değil.

Çünkü Alman Anayasası şu son derece açık ve güçlü cümleyle başlar:

“İnsan onuru dokunulmazdır.”

Bu cümle demokrasimizin ahlaki temelidir.

Bunu, Nasyonal Sosyalizmin felaketinden ders çıkaran anayasanın kurucu annelerine ve babalarına borçluyuz.

Onların çıkardığı ders şuydu:

Bir toplum ancak her insanın onurunu koruduğu sürece özgür kalabilir.

İstisnasız herkesin.

Bu yüzden ırkçılık hakkında sadece akademik ortamlarda ya da kendi çevrelerimizde konuşmak yeterli değildir.

İhtiyacımız olan şey aynı zamanda karşılaşmalardır.

İnsanların gerçekten birbirini gördüğü, dinlediği ve anladığı karşılaşmalar.

Bugün burada olduğu gibi ve önümüzdeki günlerde yapılacak birçok etkinlikte olduğu gibi.

Biz de Anadolu Kollektifi olarak kendimizi bu tartışmanın bir parçası olarak görüyoruz.

Çeşitlilik sadece bir slogan olarak kalmamalıdır.

Çeşitlilik yaşanmalıdır.

Ve bunun bir parçası da, hikâyeleri çok sık duyulmayan insanlara ses vermektir.

İlk şarkımızın adı “Bulut mu olsam”.

Şarkının temelini oluşturan şiir, Türk edebiyatının en önemli yazarlarından biri olan Nazım Hikmet’e aittir.

Bu şarkıda bir insan kendine basit ama derin bir soru sorar:

Bir bulut mu olsam, bir gemi mi yoksa bir balık mı?

Şarkının sonunda güzel ve güçlü bir düşünce ortaya çıkar:

Ben yalnızca tek bir parça olmak istemiyorum – ben bütün deniz olmak istiyorum.

Bugün bizim için bunun anlamı şudur:

Biz sadece bir köken değiliz.

Sadece bir dil değiliz.

Sadece bir etiket değiliz.

Biz başkalarının bize yüklediği tanımlardan daha fazlasıyız.

Biz bütün yönlerimizle bu şehre ve bu topluma aitiz.

Ve güzel şehrimiz Lübeck’i, burada yaşayan tüm insanlarla birlikte, çeşitliliğin ayırmadığı, aksine birleştirdiği bir yer olarak yaşatmaya devam etmek istiyoruz.

Çok teşekkür ederim.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir