Pts. May 25th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Emek En Yüce Değerdir

⌈Hasan Subaşı⌉

Dünya işçi sınıfının tarihsel mücadele birikiminin simgesi olan 1 Mayıs’a yaklaşırken, emek-sermaye çelişkisinin bugün aldığı biçimi yeniden düşünmek ve bu mücadelede nerede durduğumuzu sorgulamak her zamankinden daha büyük bir önem taşımaktadır. 1 Mayıs, yalnızca bir anma ya da kutlama günü değil; aynı zamanda insanlığın sömürüye karşı verdiği en köklü ve en evrensel mücadelenin tarihsel ifadesidir.

Kapitalist üretim ilişkilerinin egemen olduğu dünyada emek, yalnızca bir üretim aracı olarak görülmekte; insan, kendi yarattığı değer karşısında yabancılaşmaktadır. Karl Marx’ın ifade ettiği gibi, emekçi ürettiği dünyada yoksullaşmakta, kendi emeğinin ürününe yabancılaşmaktadır. Bu yabancılaşma, yalnızca ekonomik bir sömürü değil; aynı zamanda insanın insanlıktan uzaklaştırılmasıdır. İşte 1 Mayıs, bu yabancılaşmaya karşı insanın yeniden kendisini ve emeğini sahiplenme günüdür.

Bugün dünya genelinde özelleştirme politikaları, güvencesiz çalışma biçimleri, işsizlik, yoksulluk ve sosyal yıkım programları emekçileri her geçen gün daha ağır koşullara sürüklemektedir. Bu durum tesadüfi değil; kapitalizmin yapısal bir sonucudur. Sermaye birikimi, doğası gereği emeğin değersizleştirilmesi üzerine kuruludur. Bu nedenle işçi sınıfının mücadelesi, yalnızca ekonomik hakların değil, aynı zamanda insan onurunun savunusudur.

Tam da bu noktada Alevi inanç ve felsefesinin sunduğu perspektif, bu mücadeleye derin bir ahlaki ve toplumsal boyut kazandırmaktadır. Alevilik, emeği en yüce değer olarak gören bir rızalık düzeni anlayışına dayanır. Bu anlayışta insanın insanı sömürmesi, yalnızca bir ekonomik sorun değil; aynı zamanda bir ahlaki düşkünlük ve hakikatten kopuş olarak değerlendirilir.

Alevi inanç ve düşün dünyasında derin bir anlam taşıyan “Yarin yanağından gayrı, her şeyde hep beraber” anlayışı, paylaşımın, rızalığın ve ortak yaşamın en yalın ve en güçlü ifadesidir. Bu söz, yalnızca bireysel paylaşımı değil; toplumsal yaşamın bütünüyle ortaklaşa, eşitlikçi ve rızaya dayalı bir biçimde örgütlenmesi gerektiğini ifade eder. Bu yönüyle Alevi düşüncesi, modern anlamda kolektif yaşam ve eşitlik ideallerinin tarihsel ve kültürel köklerinden birini oluşturur.

Anadolu’da tarih boyunca yaşanan halk hareketleri incelendiğinde, bu düşüncenin yalnızca teorik değil, aynı zamanda pratik bir mücadele biçimi olarak da var olduğu görülür. Baba İshak, Şeyh Bedreddin, Pir Sultan Abdal başta olmak üzere birçok Alevi pir ve ozanı, sadece inanç önderi değil; aynı zamanda toplumsal adalet mücadelesinin öncüleri olmuşlardır. Bu mücadelenin temelinde, sömürüye karşı duruş ve eşitlikçi bir düzen kurma arzusu yatmaktadır.

Bu tarihsel miras, günümüz işçi sınıfı mücadelesiyle doğrudan bir bağ kurmaktadır. Çünkü 1 Mayıs’ı yaratan ve bugüne taşıyan işçiler de, özünde aynı eşitlik ve özgürlük arayışının taşıyıcılarıdır. Bu anlayışın temelinde; sömürünün ortadan kalktığı, emeğin özgürleştiği ve insanın insanla eşit olduğu bir dünya düzenine duyulan derin ve sarsılmaz bir özlem yatmaktadır.

Bu nedenle Alevilerin 1 Mayıs alanlarında yer alması, yalnızca bir dayanışma çağrısı değil; aynı zamanda tarihsel bir sürekliliğin ifadesidir. Rızalık düzeni ile sınıfsız toplum ideali, farklı kavramlarla ifade edilse de özünde aynı hakikate işaret eder.

Bugün görevimiz, bu ortak hakikati görünür kılmak ve mücadeleyi büyütmektir. Çünkü kapitalizmin yarattığı eşitsizlikler karşısında sessiz kalmak, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ahlaki bir teslimiyet anlamına gelir. Bu nedenle; emekçilerin, ezilenlerin ve tüm mazlumların sesi olmak, 1 Mayıs alanlarında birleşmek, ve bu mücadeleyi ortak bir iradeye dönüştürmek tarihsel bir sorumluluktur.

Emek mücadelesi ile Alevi öğretisinin rızalık anlayışı, farklı tarihsel zeminlerden beslenen ama aynı hedefe yönelen iki güçlü damardır. Bu iki damar birleştiğinde ortaya çıkacak olan güç, yalnızca mevcut düzeni sorgulamakla kalmayacak; aynı zamanda yeni bir toplumsal yaşamın da kapılarını aralayacaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir