Nefreti Yazdıran Kalem Değil, Zihniyettir
⌈Kenan Küçük⌉
Kaleminden zehir, dilinden açıkça nefret dökülen Mine Kırıkkanat’ın, Kemal Kılıçdaroğlu hakkında “kılıç artığı” gibi bir ifadeye başvurması, bir siyasetçiye yöneltilmiş sıradan bir söz olarak geçiştirilemez. Bu söylem, art niyetli bir dilin; doğrudan inanç ve kimlikler üzerinden yürütülen bilinçli bir ayrıştırma ve hedef gösterme çabasının açık bir göstergesidir.
Bu yaklaşım, fikir üretmek yerine kimlikleri hedef alan ve toplumu ayrıştıran bir anlayışın ürünüdür. Böylesi bir dil, tarihsel acıları çağrıştıran ifadeler üzerinden bir inancı hedef almakta; gazetecilik sınırlarını aşarak Alevilere yönelik kökleşmiş önyargıları ve dışlayıcı söylemi yeniden üretme ve meşrulaştırma girişimi niteliği taşımaktadır.
“Kılıç artığı” gibi bir ifadenin kullanılması, sıradan ya da gelişigüzel söylenmiş bir söz değildir. Bu, bilinçli biçimde bir inancı hedef alan bir zihniyetin açık dışavurumudur. Bu tür ifadeler, bir inancı ve o inanca mensup insanları dolaylı biçimde hedef alır; toplumsal hafızada yer etmiş acıları hatırlatır ve birlikte yaşama kültürüne zarar verir.
Hiç kimse, gazeteci sıfatıyla eline aldığı kalemi, insanların inancı ya da kökeni üzerinden aşağılayıcı bir dilin aracı haline getiremez. Kimlikler üzerinden kurulan bu dil, açıkça ayrımcı ve dışlayıcı bir zihniyetin ifadesidir. Bu tür söylemler toplumsal barışı zedeler, gereksiz ve tehlikeli gerilimler üretir.
Alevilere yönelik bu tarz ifadeler basit bir söz olarak görülemez. Bu, tarihsel arka planı olan önyargıların ve düşmanca bakışın günümüzdeki devamıdır. Bu nedenle kullanılan her kelimenin sorumluluğu büyüktür ve kamuoyuna hitap eden herkes bu sorumluluğu gözetmek zorundadır.
Bu dili, tarihi bilmiyorum gibi yüzeysel kaçamaklarla geçiştirmek ya da gazeteciliğin arkasına sığınmak mümkün değildir. Aksine bu tutum, düşünsel yoksunluğun ve ölçüsüzlüğün bir göstergesidir. Kamuoyuna seslenen birinin kelimelerini bu şekilde kullanması kabul edilemez.
Toplumu kutuplaştıran, insanları kimlikleri üzerinden hedef hâline getiren bu tür söylemler karşısında sessiz kalınamaz. Açık, net ve kararlı bir duruş sergilemek; hem insan onurunu hem de birlikte yaşama iradesini korumanın gereğidir.
30.04.2026

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler