“Pir Sultan’ın Gölgesine Harç Koyan Adam: Cahit Koççoban”
⌈Türkan Doğan⌉
Hay güzel insan…
Tokat’ın rüzgârını alıp Ege’nin kıyılarına taşıyan adam…
Kimi insan ekmek yapar, kimi türkü söyler; sen taşı konuşturmayı seçtin. Elinin değdiği yerde yalnız heykeller yükselmedi, bir halkın hafızası da ayağa kalktı.
Banaz’da Pir Sultan’ın gölgesine harç kararken aslında yalnız bir anıt yapmıyordun. Anadolu’nun susturulmuş sesine omuz veriyordun. O dağı, o yamacı, o sert toprağı bilmeyenler için bir heykel yapmak kolay görünür belki… Ama sen anlatırdın; köylüler günlerce benimle çalıştı diye. Kiminin sırtında taş vardı, kiminin elinde su, kiminin duası karıştı o harca. O heykelin içinde yalnız çimento yoktu; köylerin dayanışması, Alevi yolunun lokması, Anadolu insanının birbirine verdiği omuz vardı.
Ve sen o günleri anlatırken insan yalnız bir sanatçıyı değil, yaşayan bir hafızayı dinlerdi. Köylülerle arandaki o sıcaklık, o içtenlik başka bir şeydi. Çünkü sen yukarıdan konuşan biri değildin; aynı sofraya oturan, aynı çayı içen, aynı rüzgârı içine çekenlerdendin.

Çoban Ecevit’ten söz ederdin bazen…
O dönemin dayanışmasını, verilen destekleri, insanların birbirine nasıl inandığını anlatırdın. Ama en çok da köylülerin kendi arasındaki emeği etkilerdi insanı. Çünkü bazı anıtlar devlet eliyle değil, halkın kalbiyle yükselir. Pir Sultan’ın heykeli de biraz öyleydi. Bu yüzden o heykel yalnız bir sanat eseri değildir; Anadolu’nun ortak vicdanıdır.
Seni anlatırken aklıma hep şu gelir
Bazı insanlar yaşadığı çağa sığmaz.Bir atölyeye, bir şehre, bir sergi salonuna hiç sığmaz…
Sen de öylesin. Çünkü senin sanatın yalnız gözle değil, vicdanla görülür.
Atölyenin yandığını duyunca insanın içinden bir ocak sönmüş gibi oluyor. Ama sonra düşünüyorum; senin gibi insanların emeği ateşle kül olmaz. Çünkü gerçek sanat demir gibi değil, külün altındaki kor gibi yaşar. Bir gün yeniden dokunur hayata.

Belki bugün İzmir’de bir köşede sessizce yaşıyorsun.
Ama bil ki Banaz’ın rüzgârında, Pir Sultan’ın sazında, Ege’nin zeytin ağaçlarında senin emeğin dolaşıyor hâlâ.
Ve sana şunu söylemek isterim:
“İyi ki bu topraklardan geçtin Cahit Hoca…
Çünkü bazı insanlar ölmeden efsane olur;
sen yaşayan bir Anadolu efsanesisin.”
Seni seviyorum
20/06/2026

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler