Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

HDP’nin Eş Genel Başkan Mithat Sancar: Mutabakat arıyorsanız işte Dolmabahçe, istiyorsanız da yenisini yapalım

 

HDP 4. Büyük Olağan Kongresi’nde‘ HDP’nin Eş Genel Başkan seçilne, Mardin Milletvekili, Meclis Başkanvekili Mithat Sancar, partisinin 4. Büyük Olağan Kongresi’nde yapılan seçimlerden önce söz aldı. Kongre katılımcılarını Kürtçe, Türkçe ve Arapça selamlayan Sancar, şöyle konuştu:

Sevgili kardeşlerim, değerli yoldaşlarım, değerli misafirlerimiz hepiniz hoşgeldiniz. Türkiye’nin Kürdistan’ın her köşesinden buraya baskılara aldırmadan, engelleri aşarak geldiniz. Buraya umudu getirdiniz. Bütün ülkeye cesaretin, umudun tanımını yaparak geldiniz. Elbette konuşmama başlamadan önce ilk yürekten selamımı hak edenlere göndermek gerekiyor. Başta Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş olmak üzere tüm yoldaşlarımız, zorunlu sürgüne gitmek zorunda kalan çok değerli kardeşlerimiz, hepinize buradan, bütün ülkeden yürek dolusu selam gönderiyoruz.

HDP umudun partisidir

Siz de mutlaka görüyorsunuz, mutlaka hissediyorsunuz. Boşuna çekilmiyor bu acılar. Boşuna ödenmiyor bu bedeller. Bize soruluyor HDP nedir? HDP’yi tanımlamak için yüzlerce kelime bulabiliriz ama HDP en başta umudun partisidir. Soruyorlar bu kadar baskı, zulüm, hapis ve ölüm var. Nereden çıkarıyorsunuz bu umudu? Kaynağını nereden alıyorsunuz? Sizlerden alıyoruz bu umudu. Geçmişten bugüne direnenlerden, özgürlüğe aşık olanlardan alıyoruz bu umudu.

Öldürülenler bitiremiyor, yolundan vazgeçmeyenler çoğalıyor

Salonu görünce aklıma bir şiir geldi. Binlerce insan buraya toplandı, binlercesi salonun dışında, milyonlarcasının yüreği burada. Bu zulmü uygulayanlar, ‘biz nasıl bitireceğiz bu partiyi’ diyorlar. İşte cevabı bu şiirdededir.

Cellat uyandı yatağında bir gece

“Tanrım” dedi “Bu ne zor bilmece:

Öldükçe çoğalıyor adamlar

Ben tükenmekteyim öldürdükçe…”

Evet, öldürülenler bitiremiyor. Bedel ödeyerek yolundan vazgeçmeyenler çoğalıyor, çoğalacak. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın.

Direnenlere her zaman sahip çıkacağız

Kardeşlerim, yoldaşlarım; direnmenin hikayesini size anlatmak haddime değil. Zaten burada videolarda da en çarpıcı biçimi ile hepimiz gördük. Bırakın videoları, her birimiz hayatının içinde yaşıyor direnmek zaten bizim işimizdir. Çünkü yaşamak için direnmek zorunda kalanların; yoksulların, Kürtlerin, emekçilerin, ezilenlerin partisiyiz. Direnişimize ve direnenlere her zaman sahip çıkacağız.

Direnerek kazandık şimdi inşa zamanı

Şimdi inşa zamanıdır. Direnerek kazandık, şimdi kazandıklarımızı inşa edeceğiz. Bu inşanın temeline, hedefine demokrasiyi barışı özgürlüğü koyacağız. Demokrasiyi, özgürlüğü, barışı ve adaleti inşa etmek için artık zaman gelmiştir. Bugüne kadar direnerek bize bu mirası getirenler şimdi bize bu görevi yazıyorlar, söylüyorlar: İnşa edin. Yeni yaşamı inşa edin, özgür yaşamı inşa edin, demokratik hayatı inşa edin. Evet, HDP şimdi inşa yolundadır ve bunu başaracaktır. Bizim irademizden, inancımızdan, gücümüzden şüphemiz yok. Zaten bizsiz bunların olmasının da imkanı yok.

Birlikteliği büyütmek gerek

Evet “bizsiz olmaz” diyoruz, bunu hep anlatıyoruz, biz olmasak olmaz, bizimle ancak olur. Güzellikle, mutlulukla, barışla, huzurla olur. Ama sadece bizimle de olmaz. Biz elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Ama bu kadar gaddar bir iktidar ve zulüm varken şimdi el ele buluşmak birlikteliği büyütmek, güçleri çoğaltmak gerekir. Demokrasi, barış ve adalet isteyen herkese çağrımızdır, son yıllarda çok büyük yaralar açıldı. KHK zulmü ile insanlar aşından ekmeğinden edildi. Kayyım kararnameleriyle halkın iradesi gasp edildi. Cezaevleri doldu, işkenceler yapıldı, insanlar kaçırılıp katledildi.

Herkese çağrı yapıyoruz: Önce yaraları tamir edelim sonra talana son verelim

Gelin ilk önce bu yaraları saracak iradeyi ortaya koyalım. Haksızlıkları giderecek bir yol planı üzerinde hep birlikte çalışalım. Bu çağrımız bütün demokrasi güçlerinedir. Siyasi partiler, emek meslek örgütlerine, derneklere olsun, iyi ve vicdanlı herkese olsun. Herkese yapıyoruz bu çağrıyı, gelin bu yolu birlikte örelim. Önce yaraları tamir etmekle başlayalım, sonra talana son verelim.

Talanı bitirme konusunda kararlı davranacağımızı ilan edelim. Bu ülkenin kaynaklarını talan edenlere karşı, halkın malını halka vereceğimiz yola tekrar dönelim. Doğayı talan edenlerin yarattığı büyük tahribatları nasıl tamir edeceğimizi birlikte konuşalım. Talan her alanda var. Yaşamda, doğada, ekonomide, emek alanında var. Bu talanı durdurmak bizim öncelikli görevimiz. Gelin bu hedefte de uzlaştığımızı ilan edelim.

Talanı, yalanı ve kanı durduralım

Sonra yalanı bitirelim. İktidar ve medyası sabahtan akşama kadar yalan söylüyor. O kadar çok yalan yaydılar ki bu toplum, bu yaraların kuşatması altında nefes alamadı. Gelin yalanı bitirelim, söze özgürlük verelim hakikatin önünü açalım. Ve gelin kanı durduralım. Talanı, yalanı ve elbette kanı durduralım. Çünkü yalan iktidarları da talan iktidarları da kandan beslenir, savaştan beslenir.

Şimdi büyük barışı kurma zamanı

Şimdi kanı durdurmak ve büyük barışı kurmak zamanı. Biz HDP olarak şimdiye kadar yaptığımız tekrar yapacağımız ilan ediyoruz ama daha açık, daha yalın, daha net ve güçlü bir şekilde söylüyoruz. Biz barış için varız. Barış için ne yapılması gerekiyorsa yapmaya hazırız. Bedel ödemek gerekiyorsa ona da hazırız.

Barış için kim bir milim adım atıyorsa biz kilometrelerce gitmeye hazırız

Barış için kim bir milim adım atıyorsa biz kilometrelerce gitmeye hazırız. Bu barışı kuracağız. Ama kurarken tüm toplumla müzakere edeceğiz. Müzakerenin adresi bizatihi toplumun kendisidir. Barışı toplumla müzakere edeceğiz ve birlikte kuracağız. Bu barışın güvencesini iktidarlara, şahıslara bırakmayacağız. Bu barışın güvencesini halkta arayacağız. Barışın güvencesi elbette halk olacak. Peki hakemimiz kim olacak? Bütün ülke hakem olacak. Dünya vicdanı hakem olacak, biz varız biz bu çağrıyı yapıyoruz, şimdi yapıyoruz, bundan sonra her fırsatta yapmaya devam edeceğiz.

Öcalan barış yolunun ışığı olarak en önemli rolü üstlenecektir

Barış yoluna herkesi katkı sunmaya çağırıyoruz. Ve fakat barışa en büyük katkıyı sunacak iradenin önünün açılmasını da istiyoruz. İmralı’nın kapılarını açın ki barışın yolu sonuna kadar açılsın. Barış isteyen herkes samimiyetle şuna inansın: Barış yolu açılacaksa Öcalan bu yolun mutlaka ama mutlaka ışığı olarak en önemli rolü üstlenecektir.

Tecrit ülkenin barışının meselesidir

İşte o nedenle diyoruz ki tecrit sadece bizim meselemiz değildir. Tecrit sadece hukuk meselesi değildir. Tecrit bu ülkenin barışının meselesidir. Biz bu çağrıyı vicdanında, yüreğinde, fikrinin herhangi bir yerinde adalet, huzur taşıyan herkese yapıyoruz. En önce muhalefet partilerine. Ama muhatabımız sadece muhalefet değil. Muhalefet ve meclis elbette önemlidir. Gelin meclisi, barış çalışmalarının odağına koyalım. Bunu da elbette isteriz ama bu toplumun hepsini katmalıyız.

Burada başlayacak bir barış dalgası önce Suriye sonra da bütün Orta Doğu’ya yayılacaktır

Çağrımız bütün insanlara, bütün vicdanlı insanlara, sokaktaki insanlaradır. Her gün ezilen, eziyet gören, aşağılanan ülkenin tüm insanlarınadır. Barış olmadan, huzur ve refah olmaz, demokrasi olmaz. Biz büyük barıştan bahsediyoruz. Bu büyük barışın merkezi bu topraklardır. Kaynağı burasıdır. Burada başlayacak bir barış dalgası önce Suriye sonra da bütün Orta Doğu’ya yayılacaktır. Bundan şüphe duymuyoruz. Buradan mutabakatları Astana’da Soçi’de arayanlara sesleniyoruz. Mutabakat orada aranmaz. Orada yapacağınız mutabakat size hiçbir şey vermez. Bu, ülkeye ve bu bölgeye daha çok kaos daha çok kan getirir.

Mutabakat arıyorsanız işte Dolmabahçe

Mutabakat arıyorsanız, işte Dolmabahçe mutabakatı. Oradan başlayalım. Dolmabahçe mutabakatı ile yürüyelim, yeni mutabakat istiyorsanız yenisini yapalım. Masaları Ankara’da, Diyarbakır’da, Şam’da Qamişlo’da yapalım. Halkların barışını bu topraklarda hep birlikte sağlayalım. Güvenlik istiyorsanız, Onu size S-400’ler, Patriotlar sağlamaz. Güvenlik içinde yaşamak isteyen halkların en büyük ihtiyacı diğer halklarla eşit olduğunu kabul etmektir. Halkların özgürlüklerini ve haklarını kabul etmektir. Halkların kaderini tayin etme hakkına saygı duymaktır. Barış için şimdi en kritik kavşaktır. Şartlar müsait mi diyeceksiniz? Ben size zorluklardan bahsetmeyeceğim. Her şey göz önünde. Afrin’deki işgal gözler önünde. Kuzey Suriye’ye askeri müdahale gözler önünde. Şimdi İdlip. Bunların ne kadar vahim durumlar olduğunu anlatmamak gerek yok. Sadece şunu hatırlacağım. Bundan aşağı yukarı 30 yıl önce Avrupa kurulurken yüzyıl savaşları yaşandı. O savaşlardan medet umanlar vardı. Ondan 200 yıl sonra Avrupa’nın yeniden kuruluşunu savaşla şekillendirmek isteyenler vardı. Yüzyıl savaşlarını yaptılar. Şimdi de Ortadoğu’ya Türkiye’ye bu topraklara yüzyıl savaşlarını dayatanlar var. Buna karşı tam da onlardan sonra yüzyıl savaşlarından yüzyıl sonra Kant çıktı ve küçücük bir kitap yazdı, “Ebedi barış üzerine söyle”. O mücadele bugün Orta Doğu’da da sürüyor. Yüzyıllık savaş mı ebedi barış mı?

Biz ebedi barışın kavgacısıyız

Biz ebedi barışın kavgacısıyız. Ama bu barış mücadelesine herkes katılmalı. En azından savaştan, talandan, kandan yana olmayan herkes bu barış mücadelesine katkı sunmalı.

Barışa gitmek için nefret ve intikam dilini kullanmayalım, nefret ve intikam duygularıyla barışın yolu yürünmez. Bizim yolumuzu aydınlatacak ilkeler, yüzleşme ve adalet ilkeleridir. Bizim dilimiz yüzleşme ve adalet dili olacak. Barış arayışında da, demokrasi mücadelesinde de, emek mücadelesinde de bu dili daha da geliştirmek bizim görevimiz olmalı. Çünkü yeni bir dil olmadan yeni bir dünya kurulamaz. Biz yeni dili kuracağız ve yeni dünyayı da kuracağız, buna gücümüz ve inancımız var.

Geleceğe yürüyoruz; ülkeyi Türkiye’nin demokratları ile birlikte yöneteceğiz

Bundan sonrası için şiarımızı geleceğe yürüyüş olarak belirledik. Geleceğe yürüyoruz. Önümüze çıkan tüm engelleri de aşmaya kararlıyız. Bu öyle uzak değil yakın gelecek. HDP bu ülkeyi, bu ülkenin demokratlarıyla birlikte yönetmeye taliptir, biz bu ülkeyi Türkiye’nin demokratları ile birlikte yöneteceğiz. Buna inancımız ve birikimimiz var. Sizin yok mu? Önce biz inanacağız. Bu salon inanacak. Sonra diğerlerini inandıracağız.

Bu, iktidar değil, ülkeyi adil yönetme yürüyüşünün yoludur. HDP’nin önü bu konuda açıktır. Türkiye’yi yönetmeye ortak olmuş bir HDP’nin demokrasi, adalet, eşitlik ve barış için ne kadar büyük bir şans ve güvence olduğunu herkes iyi görmeli. Bizlerin hedefi herkesin özgür olduğu, herkesin onuruyla yaşadığı demokratik bir cumhuriyettir.

Üzerimize düşeni yapmaya hazırız

Bu yolda Türkiye’de demokrasiden, adaletten, barıştan yana tüm güçlerle birlikte yürümeye hazırız. Üzerimize düşeni yapmaya hazırız. Verdiğimiz sözlerin arkasında her zaman durduğumuzu, vaatlerimizin asla bir propaganda aracı olmadığını bugüne kadar yeterince kanıtladık. Bundan sonra kanıtlamaya ihtiyaç yok. Herkesi hayata bakmaya, tecrübeden öğrenmeye davet ediyoruz. Biz halkların kardeşliğine inanıyoruz. Fakat kardeşliğin ön şartı herkesi özgür olmasıdır, herkesin eşit olmasıdır. Özgürlüğün olmadığı, eşitliğin olmadığı yerde kardeşlik olmaz. Biz halkların kardeşliğini eşitlik ve özgürlük temelinde savunuyoruz. O nedenle eşitlik için, özgürlük için mücadele halkların kardeşliğinin mücadelesidir.

Şiddeti bitirmek için şiddeti üreten şartları bitirmeliyiz

Bu kongre, bizim kürsüden Türkiye’ye önemli mesajlarımızı, en net hedeflerimizi gösterme kongresidir. Şunu söyleyelim, toplumsal sorunların şiddetle çözülemeyeceğini biliyoruz. Fakat eğer şiddet bir ülkede ortaya çıkmışsa bunun sebeplerini görmeden gerçekte şiddete karşı mücadele etmek, şiddeti bitirmek için çözüm üretmek mümkün değildir. Şiddeti bitirmek için şiddeti üreten şartları bitirmeliyiz. Sonra ülkeyi barışa taşıyacak adımları hep beraber atabiliriz. Biz çözümün demokratik siyaset olduğundan en ufak şüphe duymuyoruz. Çözüm siyasette, özgür ifadede, tartışmada toplumsal müzakerelerde. Gelin hep birlikte sorunları görelim, çözümü birlikte tartışalım.

Değerli Hasan Hüseyin Korkmazgil’in tek dizesini ciltlerce şiir değerinde bulduğum kelimeleri var: Ne diyor? Kandan kına yakılmaz. O nedenle biz emekle, alın teri ile kınaları yakacağız. Kanla değil.

Em zanin ku azadî, xweş û rind e, em zanin ku aştî xweş û rind e, em zanin ku serkeftin a me ye. Başaracağız mutlaka başaracağız. Serkeftin û serkeftin

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir