Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Özgürlük Ateşini Yakalım

 

Dünya halkları, kış aylarının bahara döndüğü şu günlerde çok olumsuz koşullar içinde zor günler yaşıyor. İnsanlık tarihi boyunca çeşitli ekonomik krizler, ekolojik dengeleri bozan doğal afetler, salgınlar ve hastalıkları biliyoruz. Günümüzde bunlardan biri de neredeyse yerkürenin tüm ülkelerini etkisi altına almış olan ve ilk olarak 2019 Kasımında Çin’in Hubey eyaletinde ortaya çıkan ve hızla tüm dünyaya yayılan bir salgın.. Yani Korona Virüsü (Covid-19)

Öyle bir salgın ki, hükümetler, kuruluşlar, insanlar savunmasız ve çaresiz bir şekilde sadece evlerine hapsedilmiş bir durumda ve belki de dünyada ilk kez böyle bir yeryüzünün tamamında görülen bir hapishane ortamı yaşanıyor.

Vahşi kapitalizmin dünya halklarının başına bela ettiği binbir kötülükten biri olan ve bana göre de şuana kadar ki tüm göstergeleri, yaşanan olgularıyla “küresel,biyolojik ve belki de dijital bir saldırıyı” andıran Korona virüsüne karşı ne panik yapmak, ne de umursamaz davranmamak zorundayız. Virüsün yayılmasını engellemek için halka örnek olacak davranışlarda bulunmalı, aynı zamanda bu salgının kökeninde yatan ve kapitalizmden kaynaklandığı netleşen nedenleri, uygulanan politikalarının neye hizmet ettiğini doğru tespit etmeli ve mevcut olanaklarla gerekli tedbirleri alıp dayanışma içinde bulunmalıyız.

Biliyoruz ki, kâr hırsından vazgeç(e)meyen emperyalist kapitalistler, silah tüccarları, ilaç kartelleri, insana, canlıya, çevreye karşı yıllarca her türlü siyasi, ekonomik, fiziki ve askeri savaş senaryolarını hayata geçirdiler. Ancak halkların savaşa karşı giderek bilinçlenmesi, barışı öne çıkaran dayanışma ve mücadelesiyle emperyalistler, savaş stratejilerini, taktiklerini ve şekillerini değiştirdiler. Gelişen teknolojiyi kullanarak, küresel, biyolojik ve yakın gelecekte de dijital savaş senaryolarını uygulayacakları çok açıktır. Bu insanlık düşmanları gelinen bu süreçte bugün aklımızla da oynuyorlar. Bu oyunu mutlaka ivedi olarak boşa çıkarmalıyız.

Son yıllarda yaşanan nedeni, sonucu açıklanmamış çeşitli saldırıları, objektif ve bilimsel kriterleri göz önünde bulundurarak incelemek, araştırmak ve yapılmak istenenleri anlamak ve kitlelere de anlatmak zorundayız. Kimyasal, biyolojik teknikler kullanılarak başlatılan bu savaşlar, bundan sonra teknoloji yardımıyla dijitial bir üst evreye sıçrama yapacaktır. Bunların neler olduğu, nasıl planlandığı üzerinde yapılan araştırmalara, bu araştırmaları yapan bilim insanlarına ve ögütlerine güvenmeli, söylediklerine kulak asmalıyız.. Dikkat çekmek isterim ki,çeşitli kuruluşlar ve başta da emperyalistlerin emri altındaki Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de bu güçlerin güdümünde çalışmaktadır. Bu örgütlerin yönetimleri yine bizzat bu güçler tarafından atanmakta, faaliyetleri bu güçlerce organize edilip ayrıca finanse edilmektedir.

Bizler bu bilinçle hareket edip, gelecekte de olası yaşanılacaklar ve yakın geçmişte yaşanan bazı olayları da, oluş sebeplerini, sürelerini ve sonuçlarını düşünmeli, yeniden gözden geçirip iyi analiz edebilmeliyiz. Tam da bu noktada geçmişteki bazı olayları anımsayalım.

Örneğin;

 

  • 2015 yılı Mayısında Kazakistan'da 3 gün içinde 200 bin Antilopun ölümü ile ilgili bugüne kadar bir açıklamanın yapılmamış olmasını,
  • 2019 Temmuz ve Ağustos’undaki Yunanistan yangınlarını,
  • 2019 yaz aylarında Amazon ormanları yangınlarını,
  • 2019 Ekiminde ABD Kaliforniya’da bir türlü önlenemeyen yangınlarını,
  • Ülkemizin en büyük oksijen depolarından olan Kaz Dağlarında, 2016, 2017,

2018 ve 2019 yıllarındaki yangınları,

  • 2019 sonu, 2020 başlarında aylarca söndürül(eme)yen Avusturalya yangınlarını

bir kez daha düşünelim..

Emperyalizmin dünya halklarının dayanışma duygularını körelten, bireyciliği öne çıkartan ve dört bir yanda halklar, toplumsal gruplar üzerinde estirdiği sömürü, zulüm ve esaret politikalarına hep birlikte direnç gösterelim…

Zira iklimsel olarak da kış günleri sona eriyor. İklimsel hava da, toplumsal ortamda bahara evriliyor. Baharla beraber gelen bu günlerde tüm canlılar yeniden yaşam bulacak, kötülükler sona erecektir.

Bugün, Demirci Kawa’nın zalim Dehak’ı öldürüp zulme son verdiği, özgürlük ateşlerini, meşaleleri dağlarda, bayırlarda, ovalarda yaktığı gündür.

Bugün, aradan yüzlerce yıl geçse de, direnişin özünü yitirmeyeceği, yaşamın yeniden şekil bulacağı, barışın, kardeşliğin, dayanışmanın, emeğin baharı geliyor.. Newroz geliyor..Umutlar bir kez daha yeşeriyor.

Tarihten aldığımız direniş ruhuyla bugün bizlere düşen, tüm Dehak’ların saltanatlarını yıkmak ve dünyanın tüm ezilen halklarıyla birlikte özgürlük, eşitlik, adalet meşalelerini ve isyan ateşlerini harlamaktır.

Newroz ateşlerini harlayanlara bin selam olsun!

Newroz Piroz Be!

Erdal Yıldırım

21 Mart 2020

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir