Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

SES VER BU AŞK YARIM KALMASIN!!!

Halkın Avukatı Ebru Timtik ölüm orucu direnişinin 238. gününde can verdi. Ebru Timtik gibi adil yargılanma talebiyle önce açlık grevine başlayan, daha sonra açlık grevini ölüm orucuna dönüştüren halkın Avukatı Aytaç Ünsal ise can çekişiyor.
Hak, hukuk, adalet ve adil yargılanma diyen halkın avukatlarının bu insancıl taleplerini kabul etmeyen AKP – MHP faşist bloku, gösterilen kitlesel tepkiye rağmen tecavüzcüleri çok rahatça dışarıya salıyor. Yaşamlarının baharında olan ve her türlü haksızlığa, adaletsizliğe karşı mücadele eden gencecik avukatlar ölüyor… Ama tecavüzcü alçaklar dışarda…
BOZUK DÜZENİN SAĞLAM ÇARKI OLMAZ!
İmam Hüseyin’i ve yanındaki mazlumları Kerbela’da aç suzuz bırakarak katleden zalim yezidin yolundan yürüyenler, ülkemizin her yerini Kerbela’ya çevirdiler.
Ülkemizin her yerini Kerbela’ya çevirenler çarkı bozuk zalimler düzenini ayakta tutmak ve ömrünü uzatmak için mazlumlara her türlü zulmü yapıyorlar…
Avukatlarımızı, sanatçılarımızı ve Madımak Oteli’nde 33 Canımızı diri diri yakarak katledenlerin ortak noktaları zalim olmlarıdır!
Şah Hüseyin’in başını kesen zalim yezitler ile Ebru Timtik canımızı katleden faşistler arasında hiçbir fark yoktur! Bunlar mazlumların kanıyla beslenen aynı zalim yezitlerdir!
Ebru Timtik, Zeynep Ana’nın zalim Yezid’e karşı direndiği gibi direnmiştir çağın yezitlerlne karşı… Anısına ve direnişine bağlı kalacağız!
Bu böyle gitmez!
Nerede bir Bolu beyi varsa orada mutlaka bir Köroğlu’da vardır. Yoksulların ve ezilenlerin öfkesi kabından taşmak üzere… Korku duvarları aşıldığında, bu öfke sel olup akacaktır AKP- MHP faşist rejminin saraylarının üstüne…
Pirimiz, yol önderimiz Pir Sultan Abdal, can için yalvarmadı zalim, hain hınzır paşaya…
Seyit Rıza, can derdine düşüp diz kırmadı çağın zalim yezitlerinin önünde. Bu yaşlı insan, kendinden önce idam edilen oğluna şöyle seslendi: ” Bizim anlımızda kara leke yok, başını dik tut ciğerim, varsın buğday meydanı bugün bize Kerbela olsun!”
Mahirler Kızıldere’de, Denizler idam sehpalarında, İbrahim Kaypakkaya işkence tezgâhlarında canları için yalvarmadılar zalimlere. Halkın avukatları zindanlarda bu direniş geleneğinin sesi ve temsilcisi oldular.
Sözünü ettiğimiz bu yol önderleri yaşamayı çok seviyorlardı. Fakat zalimler onlara inaçlarından, onurlarından ve düşlerinden vazgeçmeyi dayattılar. Yaşama aşk ile bağlı olan bu dava insanları, öldüler ama onurlarından ve düşüncelerinden
vazgeçmediler.
YAŞAM KUTSALDIR!
Yaşam kutsaldır demek yetmiyor! Yaşam kutsaldır diyen tüm kurumlar ve kişiler bu söylemlerinin gereği olarak Avukat Aytaç Ünsal’ın adil yargılanma talebinin kabul edilmesi için hemen bugün güçlerini birleştirerek etkili ve sonuç alıcı bir mücadele yürütmek için adım atmalıdırlar. Bu yapıldığında yaşam kutsaldır sözü, içi boş bir söz olmanın ötesine geçerek bir anlam kazanır!
Hak, hukuk adalet bir gün Bolu beylerinede lazım olacak!
Ölüm orucundaki Avukat Aytaç Ünsal derhal serbest bırakılsın.
Adil yargılanma talebi hemen kabul edilsin!
İstanbul Alevi Dayanışma Ağları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir