Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Kamuoyunun Vicdanına Soruyoruz…

Almanya ve Türkiye’nin Anayasasında:

Din ve vicdan özgürlüğü, Bireysel hak ve özgürlükler ve Eşit vatandaşlık ilkesi gibi maddeler vardır. Almanya seküler, Türkiye ise laik bir devlet olduğu anayasasında yazılı.

Ayrıca Aleviler her iki ülkede de vatandaşllık kanununda ne gibi yükümlülükler varsa harfiyen yerine getirdiler.

Almanya ve Türkiye’nin kendi anayasaları dışında hukuksal bağlılığı ve üyesi oldukları uluslararası kuruluşlar ve imzaladıkları sözleşmeler ise:

Nato (Kuzey Atlantik Paktı)

Avrupa Konseyi (AK)

AGİT (Avrupa Güvenlik İşbirliği Teşkilatı),

G-20 (Ekonomisi Gelişmiş ve Gelişmekte Olan 20 Ülke)

Birleşmiş Milletler (BM)

UNESCO sözleşmeleri

KOPENHAG Kriterleri gibi…

Bu bilgiler ışığında her iki ülkede yaşayan Alevilerin anayasal hak ve özgürlüklerden doğan haklardan ne kadar faydalanabildiğine bir göz atalım…

Almanya’da yaşayan Aleviler anayasal haklarını elde ettiler mi?

> Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF) bir inanç kurumu olarak tanıldı. Aleviler bağımsız bir inanç toplumu olarak kabul göründü,

> Cemevleri ibadethane olarak tanındı, Ana/Dedeler, Pirler inanç önderi olarak kabul görüyor,

> Alevilik Dersleri, Alman Devlet Okullarında resmi bir ders olarak veriliyor ve ders müfredatına ve atanacak öğretmenleri AABF inanç kurumu olarak belirliyor,

> Eyaletlerde Hak Eşitliği Anlaşması imzalıyor,

> Üniversitelerde Alevi Kürsüleri kuruluyor,

> Aleviliğin üç kutsal sembolü, Almanya Federal Parlamentosu İnançlar Odasında, diğer inançların kutsal sembolleriyle birlikte sergileniyor,

> AABF Radio, Televizyon üst kurulu üyesi,

> Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar tarafından yürütülen tüm zirvelerde temsil ediliyor,

> Ve Aleviler, 10 Aralık 2020 tarihinden itibaren Kamu Tüzel Kişiliği statüsünü de alarak, Almanya Anayasasında bulunan tüm haklarını elde ettiler.

Gelelim Türkiye’ye…

Türkiye’de yaşayan Aleviler anayasal haklarını elde ettiler mi?

Diyanet İşleri Başkanlığı gibi bir kurumla laiklik ilkesi inkar ediyor. Tekçi, ırkçı, mezhepçi politikalar kapsamda Alevilerin yaşadıklarına bir bakalım;

> Alevi inancı inkar ediliyor, tanınmıyor,

> Cemevleri ibadethane olarak kabul edilmiyor, Ana/Dedeler, Pirleri inanç önderi olarak kabul görmüyor,

> Zorunlu Din Dersleri ile Alevi çocukları asimile ediliyor,

> Alevi köylerine zorla cami yapılıyor, imam atanıyor,

> Hace Bektaş Veli Dergahı başta olmak üzere tüm dergahlar işgal altında, bazı dergahlarda kuran kursları açıldı,

> Dersim, Maraş, Çorum, Sivas, Gazi gibi katliamlar yaşandı. Bu katliamlarla yüzleşmedi, hesap vermedi, aksine katiller aklandı,

Kısacası, Türkiye’de Alevilere anayasal tek bir hak bile maalesef tanınmadı. Aksine inkar, asimilasyon ve katliam politikaları günümüze dek daha da ağırlaştırılarak geldi. Hakaretleri ise saymıyoruz bile.

SORUYORUZ…

Almanya mı yoksa Türkiye mi doğru yapıyor?

Hangi devlet anayasal hakları eşitlik ilkesi doğrultusunda işletiyor ve uyguluyor?

Hangi devlet hakkaniyetli ve vicdanlı davranıyor, Hak, Hukuk, Adalet hangi devlette karşılık buluyor?

Biz Alevilerin en doğal hakkı olan bu soruları kamuoyuna soruyoruz ve kamuoyunun cevap vermesini önemle rica ediyor ve bekliyoruz.

Saygılarımızla

AABF Genel Başkanı Hüseyin Mat

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir