Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

“Atatürk’ün Fedaisi Topal Osman Filminin Yönetmeni “ Fida Film…

“Atatürk’ün Fedaisi Topal Osman Filminin Yönetmeni “
Fida Film , Beşiktaş – İstanbul

Sayın Atilla Akarsu,

Yeni vizyona giren filminizin belki de ilk izleyecilerindenim.
Neden mi hemen filminizi izlemeye gittim?
Çünkü Sizin zoraki “kahraman” yapmaya çabaladığınız Topal Osman’ınız ,
benim KOÇGİRİLİ atalarımın katilidir!!!
Koçgirili Alevi Kürtlerin katilidir.
Koçgirili Kızılbaşların katilidir.
Koçgirili kadınların çocukların katilidir.
Koçgirili pirlerin, dedelerin, ozanların, zakirlerin, bilgelerin katilidir.
Koçgirili kızların, kadınların, gelinlerin hem ırz düşmanı hem de katilidir….
Yani Sizin kahramanınız biz Alevilerin “YEZİT”idır.

Sayın Karasu,
Film yapmanın zor olduğunu, maddi olanakların yanı sıra bilgi ve kültür birikiminin de gerekli olduğunu biliyorum. Uzmanlık işi olduğunu da…
Gördüğüm kadarıyla Siz bunlarin tümünden yoksunsunuz. Yoksun olduğunuz içindir ki, bir katilden bir kahraman yaratıp, Karadeniz insanımızın duygularını okşuyarak , vatan –millet- sakarya edebiyatı yaparak, namaz- ezan demogojisine sığınarak sanat dünyasında yer almak istiyorsunuz. Bendeki izlenim bu!

Unutmayın ki, bir topluluğun kahramanı, çoğu kez başka bir topluluğun katilidir.
Yaratmak istediğiniz “kahraman”ınızın hangi toplumun katili olduğunu çok iyi biliyorsunuz aslında.
Biliyorsunuz ki, filminizdeki “kahraman”ınız Topal Osman’ın Koçgiri Katliamına nasıl katıldığını, nasıl kırım yaptığını es geçmişsiniz. Yalnızca gururla “isyan bastırıldı” repliği ile onun, o kanlı dönemini perdelemişsiniz…
Sahi bastırdığı isyan hangi isyandı? Nasıl bastırdı? İsyan bittikten sonra hangi kıyımı Yaptı?
Bilip değinmemeniz, sanat adına da züldür.

Hadi diyelim bilmiyorsunuz.
O zaman Size yardımcı olayım:
KOÇGİRİLİ kadınların ağıtlarına bir kulak verin. Verin ki , o ağıtlarda “ Kahraman”ınızın nasıl bir katil, nasıl bir kan içici, nasıl bir Alevi düşmanı, nasıl bir Kürt düşmanı, nasıl bir ırz düşmanı olduğunu bütün “naifliği” ile görecekseniz.
Ancak ben Sizin bunları bildiğinizi, bu filmi de bunun için yaptığınızı, Topal Osman’ı bu süreçte kahramanlaştırarak ilerde yeni Topal Osmanların çıkmasını amaçladığınızı seziyorum.
Sanat yapamadığınız ortada. Kirli bir ideolojiye hizmet ettiğiniz de ortada.

O kirliliğe hizmet ederken Karadeniz insanın duygularını da kendinize aracı kılıyorsunuz.
Ben Trabzon’un Of ilçesinin dağ köylerinde daha 17 yaşımdayken öğretmenlik yaptım. O asil insanları iyi tanıyorum. Onların danslarını müziklerini, şivelerini kötü bir şekilde kullanmanız da çok ayıp!
Hani tarih tekerrürden ibarettir derler ya. Evet öyledir.
Pontuslu Toplal Osman’ı Türkleştiren, İslamlaştıran ve onun eliyle Koçgirili Alevilere kıyım yaptıran zihniyet, 18 yıl sonra da Ermeni bir kızdan “kahraman Türk Pilotu” yaptıkları Sabiha Gökçen’e de bu kez Dersimli Kürt Alevileri bombalatıyordu.
Kiralık katil gibi çalışan ”kahramanınız” işine devam ederek Mecliste muhalif bir milletvekilini de öldürüyor. Sonra da ona görevi verenlerce öldürtülüyor ve kesik başlı cesedi Meclis önünde üç gün ayaklarında asılı tutuluyor. İşte onun o halini, “Koçgirili anaların ahı tuttu” diye yorumluyor insanlarımız.
Son sahnelerin birinde “kahramanınızı” yüceltmek için, Mustafa Kemal’in Topal Osman için gözyaşı döktüğünü gösteriyorsunuz. Oysa ki hiç bir otorite, maşa olarak yeterince kullandığı hiç bir “tetikçisinin” ardından üzülmez.
Son sahnenizde de Topal Osman’ın küçük oğlu Mustafa Kemal’e soruyor: “Benim babama ne oldu?”
Mustafa Kemal’e cevaplandırıyorsunuz: “O şimdi Cumhuriyet şehidi” diye… . Ardından da ezan seslerini yükseltiyorsunuz. Ne yaman bir “Cumhuriyet” çelişkisi….
Umarım günün birinde gerçek bir Topal Osman filmi yapılır (belki de Siz yaparsınız) ve filmin sonunda bu kez de Koçgiri
li Çocuklar tarihe sorar: “Bizim atalarımız ne oldu?”
Koçgirili Gelinler sorar: “Bizim can yoldaşlarımıza bu kıyım ne adına yapıldı…?”
Koçgiril Analar sorar: “Bizim ‘çiğerlerimizi’ niçin yaktınız…?

Bunların cevabını öğrendiğinizde, biz Alevilerin Topal Osman’a neden dönemin” Yezit”i dediğimizi de kavramış olursunuz…

Atilla Bey,
Kurgusuyla, diyaloğuyla, monoloğuyla, repliğiyle, kostümüyle, mekanıyla, ışığıyla, derinliğiyle acemi, kötü, ucuz ideolojik bir filimden çıksa çıksa işte Topal Osman gibi ucuz bir “kahraman” çıkar…

Önce, bu konuyu basın açıklaması ile de dile getirmeyi düşündüm. Alevi kurum ve kuruluşlarını da bu filmi kınamaya davet edecektim. Ancak bu iyiliği Size yapmamaya karar verdim. Zira ilgi görmeyen filminizin ciddi bir propagandası olurdu.
13 Nisan, Cumartesi, Saat 17’de, İzmir Çiğil’i Kipa sinemalarındaki 5 nolu salonda izlediğim filminizin izleyicilerin yalnızca ben ve arka sırada aşklarını yaşamak için sinemayı tercih etmek zorunda kalan genç bir çiftti.
Normalinde bir sanat eserine ilgisiz kalındığına şahit olduğumda çok üzülen biriyim. O gün ise filminize ilgi gösterilmemesine çok sevindim doğrusu…
Biz Alevilerin de kahramanları var. Ancak biz Aleviler eline kan bulaşanları asla kahraman yapmaya çabalamayız….
Sevgiyi din, bilimi rehber, güzel sanatı eylem edenleri kahramanımız olarak görmüşüzdür.
Bunlar Yunustur, Hacı Bektaşi Velidir, Mevlana’dır, Şeyh Bedrettin’dir, Pir Sulatan Abdaldır, Karacaoğlan’dır, Veysel’dir… Ve daha daha binlerce halk aşığı, hak aşığıdır…

Ve şimdi büyük ninemin “şad olan” ruhu soruyor:
“ Topal Osman, Topal Osman, beni ve benim gibi gibi pekçok Koçgirili kadını hançerleyerek nasıl “kahraman” oldun sen öyle? Hangi kanlı zihniyet seni kahraman yapmaya çabalıyor ve hangi amaçla? Yeni Topal Osmanlar ortaya çıkarmak için mi?
Ve “Ölürse ten ölür canlar ölesi değil” diye koca Yunusun sözleri ile
“Kahramanınızın” kanına girdiği O Koçgirili Canlarımızın ruhuna saygıyla…

Necati Şahin
(Koçgirili)
İzmir, 13.04.2013

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir