Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

İNAN-MI-YORSANIZ BU: “MEKANI CENNET OLSUN” NİYE?!

-Nadir Sayın-

Evet, başta siz kendiniz inanmıyorsanız ya da Hristiyan, Yahudi, Müslüman ritüellerini yerine getirmiyorsanız bu: “MEKANI CENNET OLSUN” NİYE?!

Kimileri tarafından bilinçli ama, pek çoklarımız açısından bilinçsiz (çoğu zamanda ezberlenmişlik olarak) “Devr-i Daim/Mekanı Cennet olsun) karmaşası ve yanılsamasına ilişkin genel olan bir durumu, babamdan örnek vererek, kısa bir yazıya dökmek istiyorum.

Nitekim Hakk’a Yürümüş olan babamla ilgili de bir diyelimki “babalar günü” dileğimi paylaştığım bir yazım, foto olduğunda sağolsun pek çok yüreği güzel canlar, değerlerim dostlar iyi dilek ve niyette bulunuyorlar,

“Mekanı Cennet olsun” diyenlerden hem de ikisi birlikte: “Mekanı Cennet olsun – Devr-i daim olsun” diyenler oluyor.

Bu durum sanıyorum Hakk’a yürüyen Analarımız, değerlerimiz için de genel olarak pek çoğumuzun karşılaştığı karışıklık ve aynı zamanda bir büyük kavram karışıklığı da.

Bununla ilgili bir yazımı vesilesiyle sizlerle de buradan paylaşmak istiyorum.

‘Siz canlar, dostlara çok teşekkür ederken, bağışınıza sığınarak babam toprağa sırlandığı için, bir ağaç köküne mi, bir karıncaya mı yoksa toprağının tozu eserek bir çiçeğe, ceviz, erik ağacına mı, yoksa Ataşlı Dağı tepesinde  dikilmiş bir çam ağacına ilhama mı dönüştü? Bilemiyorum! Bilemiyoruz.

Bildiğim babamın ne Cennet ne de Cehennemde olmadığı!

Çünkü onlara inanmazdı ki!

Kesin bildiğim bir şey varsa babamın mekanı onu gerçekten sevenlerle GÖNLÜMÜZDE ve kesinlikle YERYÜZÜNDE olması…

Evet, kendi has ve özgün inancımız/felsefemiz ve bilimsel verilerle de bildiĝim, babamın Hakk’a yürümesi ardından Haktan gelmişti ve tekrar aslına Hakk’a, enerjisi ışık olduĝuyla mutlaka nura dönüşmesi… Onun ötesi ne bilemiyorum, bilemiyoruz!

Şimdi bu (ölümün) henüz yüz de yüz bilimsel verilerle ne olduĝu keşfedilemedi ise ve mesele haydi diyelim ki “İnançsa”, bizim şu satırlarla anlatmaya çalıştığımız ALEVİ DEVRİYE” anlayışı daha da gerçekçi ve somut deĝil mi?

Kendimize soralım ve sözüm haydi “ateistlere olsun. Ve hatta namaz kılmayan, camiye, kiliseye uĝramayan, İslamlıĝın Hrıstiyanlıĝın hiç bir ritüelini içinden gelerek yerine getirmeyen hâlâ nasıl oluyor da “Mekanın Cennet oluyor ki”…

Sizler gerçekten yarın bir gün topraĝa sırlandıĝınızda gerçekten cennet veya cehenneme gideceĝinize kendiniz inanıyor musunuz?

İnanMIyorsanız bu “Mekanı Cennet olsun” dileĝi niye!

Tabii ki bu bir güzel niyet temennileri anlıyoruz, ama o güzel temenninizi ifade edeceĝiniz (aşağıda da) onlara başka gerçekçi terim, cümleler var! Onları tercih, çok mu zor!

Minnacık konuya eĝilen, bir has Ana/Dede pirimizin bir demlik nefesini dinleyen ya da bir Alevilıĝin özgün alan araştırmasını yapan yazarın 3 ila 5 satırlık yazısını okuyan:

“DEVR-İ DAİM olsun diyor! “MEKANI GÖNÜLLER”  DEVR-İ ASAN OLSUN”, “TOPRAK ANA İNCİTMESİN” MENZİLİ ZÖHRE YILDIZI OLSUN (çünkü o bir IŞIK”), “Gönüllere saçtıĝı IŞIK, SEVGİSİ SONSUZ OLSUN”… diyor…

Binlerce yıl bizi Aleviliĝi TEK DİNLİ İNANÇLARA, yalvarmaya yakarmaya (asimilasyonu hâlâ acımasızca ve baskıyla uygulamalara, vicdandan yoksun tekçi/kinci, kibirlilere, saygısızlara ve içimizde ki “bedbah” kimi bizi kemiren kurtlara varasıya) belki de kimilerimizin ezberliĝi dışında CENNETE-CEHENNEME inanmaya dönüştüremediler!

Haydi canlar, yarenler, güzel insanlar şu ezberlerimizi 3 ile 5 yüz olsa da devirelim…

ÜÇ ila BEŞ SATIR OKUYALIM..

ÜÇ İla BEŞ dakika bir HAS ANA/DEDEMİZİN nefesine niyaz edelim…

O güzel niyet ve dileklerinizi anlıyorken, derin şükranlarımızı sunuyorken…

Bu açıklamamda da anlayışınıza sığınıyorum..

Cümlenize saygım, sevgilerimle…

Aşk ile’

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir