Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Kamber Ateş nasılsın?

1990’lı yılların başıydı. Onun öyküsünü, yazmakta olduğum bir tiyatro oyunu için araştırma yaptığım sırada öğrendim. 7 yıldır görmediği Mamak cezaevindeki oğlu Kamber’i görmek istiyordu. Ama ana dili olan Kürtçenin dışında başka bir dil bilmiyordu. Görüş sırasında Türkçe dışındaki bir dille konuşması yasaktı. Onu görüşe götüren oğlu yolda ona bir cümle öğretti. “Kamber Ateş nasılsın?” İpek anne, görüşe girdiğinde 7 yıldır görmediği oğluna olan sevgisini, özlemini, kaygısını durup durup tekrarladığı bu cümleye sığdırarak ifade etmişti. Onun ve oğlunun yaşadıkları insan, kadın, anne ve şair olarak beni çok etkilemişti. Üstelik ülkemizde o dönemde yaşanan tek örnek değildi. Günlerce onun ya da o annelerin çocuklarına söylemek istediklerini düşündüm, yaşadıklarını duyumsadım. Bir süre sonra duyumsadıklarım bir şiire dönüştü. Şiir Nisan 1994’te Evrensel Kültür Dergisinde, 1997’de Akdeniz’in Rengi Mavi adlı şiir kitabımda ve Yaşamın İzindeki Kadınlar adlı tiyatro oyunumda yer aldı. Yaklaşık 12 dile çevrilip yayınlandı. Onun bana duyumsattığı evrensel bir acıydı çünkü. Bugün İpek anneyi yitirdiğimizi öğrendim. Kamber’in, bütün ailenin acısını paylaşıyorum. İpek anne huzurla uyusun. Onu, onun dilinden yazdığım şiirle uğurlamak istiyorum.
KAMBER ATEŞ NASILSIN?
Yedi yıl görmediği cezaevindeki oğluna görüşe gittiğinde, kendi diliyle konuşması yasak olduğu için, yolda öğretilen bir cümleyle konuşabilen bir Kürt ana ve dili yasaklı bütün insanlar için yazılmıştır.

Dilim tutuklu oğlum
seninle konuşamam.
Sana diyeceklerim
gözlerimin derininde,
bir de yalnız şu cümle
dudağımda tekrarlanan;
yüreğimdeki duygu
ses tonuma yansıyan:
– Kamber Ateş nasılsın?

Dilim tutuklu oğlum
seninle konuşamam.
Gözlerimde bulursun
içimdeki özlemi,
acıyı ve sevgiyi.
Oğlum, özledim seni.
– Kamber Ateş nasılsın?

Dilim tutuklu oğlum
seninle konuşamam.
Gözlerimde çiçeklenir
kavuşmanın sevinci.
Çiçeklenir de
girer hücrene
bizim oralardan getirdiğim
kekik kokuları dağların,
bağlardaki menekşeler,
sana ördüğüm çorabın renklerinde.
Oğlum, bir istediğin var mı?
– Kamber Ateş nasılsın?

Dilim tutuklu oğlum
seninle konuşamam.
Gözlerime iyi bak
sözlerimi anlarsın.
Gözlerimin derininde
kaç uykusuz geceler,
kaygılı bekleyişler
duyduğum haberlerden.
Sana zulüm yaptılar mı?
– Kamber Ateş nasılsın?

Dilim tutuklu oğlum
seninle konuşamam.
Gözlerimden gözlerine
akıyor büyüyerek
yüreğimdeki çığlık
beynimdeki düşünce.
Öğüdümdür sana oğul,
direncini yitirme
sakın başını eğme,
teslim olma yenilgiye.
– Kamber Ateş nasılsın?

Dilim tutuklu oğlum
seninle konuşamam.
Gözlerime iyi bak,
sana veda ederken.
Hüznünde gözlerimin,
o masmavi gökyüzü
başı dumanlı dağlar,
kırlardaki çiçekler
çağlayan ırmaklar var.
Uğrunda savaştığın
o sevgi ve özgürlük.
Oğulcuğum, hoşçakal.
Kamber Ateş nasılsın?

Gülsüm Cengiz

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.