Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Kültürel Asimilasyon Red Ve İnkar Üzerinde Şekillenir

-Nurten Yalnız-

Kültürün ve uygarlığın yaratıcıları, gerçek temsilcileri bilgi edinme süreçlerinde çok kapsamlı bilimsel disiplin süreçlerinden geçerek bilimsel veriler elde ederler. Doğru bilgi edinme sürecinde kazanılan edinimin ortaya çıkmasında egitimsel nitelik yanında bireyin kalitesine ve yaratıcı zihinsel zekasınada bağlı olduğunu vurgulamak gerek.

Kızılbaş Alevi Bektaşi edebiyatında günümüze aktarılan bilgi edinim süreci genel olarak sözlü gelenekten aktarılmıştır, ancak son zamanlarda alevi yazımına ilgi duyan ve bu konuda araştırma yapan ciddi bir entelektüel çevreninde önemli eserler ortaya koyduklarınada tanık olmaktayız.

Yazılı ve görsel alana aktarılmayan, aktarılamayan alevi edebiyattı, teolojisi üzerinde yapılan çalışmalar ve tartışmalarda toplumsal ayrışma ve bütünsellikten uzak birbirini dışlayıcı bir anlayışında ortaya çıkmasına sebep olmaktadır. Alevi toplumu içerisinde gelişen teolojik tartışmalar bilimsel veriler ile açıklanamaz, bilimsel verilere dayandırılan çalışmalar labaratuvar ortamında deneye tabi tutulan deneme yanılma metodları ile doğruluğu bilimsel veriler ile kanıtlanıncaya kadar sürekli ve düzenli gözleme tabi tutulurlar, teolojik tartışmalar kapitalist modernite olarak adlandırılan ve topluma sunulmaya çalışılan bir düşünce sistemi ilede açıklanamaz.

Teoloji ve inanç bağlamında fikir ve düşünce beyan eden sahsiyetler el verme veya ikrar verme olarak bilinen bir mürşide bağlanma temelinde gönül gözü ile görmek olarakta anlatılan doğayı ve tolumu anlama metodunu esas alırlar söyledikleri söz tartışılmazdır o artık hak kelamı olarak onda vucut bulmuştur.

Halac – Mansurun Enel Hak söylemi, Sey’t Nesiminin Adimi Hak tan Nesimi yazarım, Muhidin Arabinin Arife din gerek degil vb. Nice ozanların sözlerini bilimsel verilere tabi tutarak inanca ve teolojiye bilimsel bir kalıba sokarak biçimlendirmek mantığa uygunluk arz etmez.

Kültürler tıpkı insanlar gibi yaşayan canlı organizmalardır, toplumsal ve teknolojik gelişim, dönüşüm toplumsal yapıda, insan ilişkilerinde degişimin saşlanmasına zemin ve ortam oluşturur. Degişim ve dönüşümün yarattığı etki kültürel degişimede neden olur. Yaşayan bir canlı organizma olan kültürel ögeler doğal olarak birlerinden etkilenir yada benzerlikler gösterebilirler, bu etkilenim ve benzerlik o kültürün kendisi olduğu anlamına gelmez gelemez. Alevi teolojisi yaşadığı cografyada doğal olarak farklı kültürlerden etkilenmiş kendine yarayacak olan bazı ögeleride almıştır diger kültürlerde alevilerden almıştır bu kültürel alıp verme kendini inkar temelinde o kültürün bizaati kendisi anlamını asla taşımaz bunu bir zenginlik olarak kabul eder ancak kendi varlığını tehdit eden kültürel asimilasyonada izin vermez.

Yıllardan beri sözlü veya azda olsa yazılı olarak aktarılan Kızılbaş Alevi Bektaşi birikimini toptan red ve inkar ederek yeni bir teolojik anlayış ortaya koymak hele bu birikimi bilimsel veriler ile ilişkilendirerek açıklamaya kalkmak teolojinin ve içinde tapınmayıda barındıran bir inancı açıklamaya kalkmak tam bir zorlamadır.

Kültürel asimilasyon red ve inkar üzerinde şekillenir. Egemen Kültür azınlık, etnik kültürleri kendi kültürüne benzeterek veya eriterek tek tip bir kültürel kimligin topluma hakim olmasının olanaklarını, araçlarını sonuna kadar kulanır bu durum onun tek kimlikli ulus olma karekterinden kaynaklıdır. Kültürel kuşatma ve asimilasyonu engelemek ancak kendi kültürel degerlerini koruma geliştirme ve gelecek kuşaklara aktarmayla sağlanır bunun içinde toplumsal birlik ve bütünlük gereklidir. Toplumsal birlik ve bütünlük sağlayamayan toplumlar egemenlerin her türden saldırılarına karşı açık olurlar.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.