Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Türkiye Devleti Alevilerden Özür Dilemelidir

-Hasan Harmancı-
Avusturya Mahkemelerinin, “Alevilik kendine özgü bir inançtır” biçiminde tanıması Alevi toplumunun yaşamında bir zafer, kazanç değildir. Sadece böylesi bir hak ihlalinin önüne geçilmesidir. Gözler önüne serilmesidir. Alevi toplumunun köken olarak yaşadığı, bağlı bulunduğu ülkenin yasalarıyla yok sayılmaya devam ettiği bir süreçte uluslararası olarak bugüne kadar kimliksiz olarak tanımlanıyordu. Bu kimliksizliğin basit bir tescilidir. Alevilerin talepleri ve hak gaspları açısından Avrupa toplumuna epey sorumluluk yüklenmesidir.
Hak talepleri Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde karşılık bulmakla birlikte, hak gasbının yaşandığı ülke olarak Türkiye’ye karşı herhangi bir yaptırım söz konusu olmuyordu. “Alevilik kendine özgü bir inançtır” biçiminde tanıması Aleviler için toplumsal bir güven yanında geleceğin siyasetini kendileri açısından nasıl bağımsızlaştıracağına da önemli bir atıftır.
İslami argümanların Alevi toplumu içinde baskınlığı ve Alevilerin İslam toplumunun geleneksel bir devamı sayılması hala sorun olarak tartışılmakta ve ortak bir güven ve karara bağlanmış değildir.
Türkiye Üniversitelerinde, İslam üzerine araştırma yapan Batı Üniversitelerinde Aleviliğin İslam dışında bir kategoriye hiçbir şekilde sokulmaması bu kararla önemli bir tartışmayı getirmiştir. Hem zorla İslam kategorisinde sayılan hem de asimilasyona tabi tutulan Aleviler Mahkeme üzerinden haklılıklarını bir kez daha dile getirmiş oldular.
Neredeyse politize sayılan ve her adımı politikacıların iki dudağı arasına bırakılmış olan Alevi toplumunun durumunun, Avusturya Mahkemelerinin kararıyla, sadece politikacıların istismarıyla, sözleriyle çözülemeyecek olduğunu gösteriyor.
“Alevilik kendine özgü bir inançtır” biçimindeki kararıyla Alevilere yönelik yok sayılma ve gerçek anlamda bir kimlik mücadelesi gerekliliğinin hukuk diliyle de tescillenmesidir.
Avusturya Meclisinde 25 Şubat 2015’te kabul edilen İslam Yasasındaki değişiklik önerisi hiç umulmayacak bir toplumsal kabulün kapısını açarak Alevilerin Avrupa’da İslam-dışılığının resmi tanınmalarına neden olmuştur.
100. yılı kutlanan Avusturya İslam Yasasının 2012’de ele alınmaya başladı ve 2015 yılında Aleviler haksız biçimde bu yasaya dahil edilmeye çalışıldı.
Türkiye Cumhuriyetinin 100. Yılı’na da denk gelen bu karar, bu sefer de Alevileri Türkiye’de kendileri için adım atılmasını beklemeye itti.
Avusturya Mahkeme kararlarının Alevileri hak ihlalleriyle mücadele etmeye daha bir güçlü ve emin adımlarla iteceği gibi, Türkiye’ye de öğreteceği çok şey olduğu ortadadır.
“Yüzyıllık yalnızlık”, yok sayılma ve politik argüman olarak kullanılmanın bitirilmesi için umuyorum ki bir fırsat olacak ve Türkiye Devleti Alevi toplumunun özgünlüğünü kabul ederek, Avusturya kararlarını emsal görerek Alevi toplumundan “özür” dileyecektir.
Bu aynı zamanda din baskısının azalmasına, zorunlu din derslerinin kaldırılmasına, Alevi toplumunun özel gün ve değerlerinin toplumsal takvime bağlanmasına ve dinler arası eşitliğe anayasal bir güvence getirmesine vesile olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.