Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

TUNCELİDE DEVLET PROJESİ VE SESSİZLİK

-Hüseyin Akpınar-
Bir kaç yıldan bu yana Tuncelide, şehrin tarhine, kültürüne ve yeşam biçimine ait olmayan, özelliklede devlet eliyle organize edilen ve şehrin Alevi halkını Sünni inanca asimilasyonunu amaçlayan, bazı merkezi çalışmaların yapıldığı görünür hale geliyor.
Gülenci yurtlarla başlayan Alevi gençlerin avlanması faaliyetleri, ‘Hz. Ali Diyanet Gençlik Merkezi’ ile devam ediyor. Anlaşılan o ki, devlet ve diyanet, tesbit ettikleri bir boşluktan yararlanarak, Alevi gençleri avlamaya çalışıyorlar. Ama bu faaliyetler Tuncelideki hayatın diğer alanlarınada yansıyor. Hala sessizlik hakim ve asimilasyoncular bu sessizlikten cesaret alıyor taban buluyorlar.
Tunceli halkının Alevi kökenli oluşu, sola yakın duruşu, bu şehirde solun, sosyal demokratların, Tunceli doğasını sevenlerin, Alevilerin, Ataistlerin, vb. rahat hareket edebildikleri bir toplumsal ortan yaratıyor. Bu toplumsal ortamın bozulması, bizim tahminimize göre, bu gurupların hepsinin zararına olacak bir gelişmedir.
Bu güne kadar yapılan yanlışların elştirisini saklı tutmak kaydıyla, bu gelişmelere karçı hüküm süren şaşkınlık ve sessizlik yerine, şimdi ne yapmak ve nasıl yapmak konusunda hep birlikte düşnmek zorundayız.
Cami Cemevi projesinin, Alevi İslam projesinin sonu diyanetle buluşmak ve bütünleşmektir. Bu projelerden Alevi toplumuna bir gelecek umudu beklenemez. Bunlar asimilasyon faaliyetleridir.
Devlet ve diyanetin Tuncelindeki faaliyetleri, Tunceli’nin Alevi halkını ikiye ayırmak ve ileride bu ikiye ayırdığı halkı bir birine karşı kışkırtarak kullanmak amaçlıdır. Yani Tunceli halkı bir birine karşı kavgalı ve geçimsiz hale gelsin, ortak hareket etmesin, isteniyor.
Her şeyden önce, yapılması gereken ilk iş, konunun muhatabı olan sosyal, siyasal, inançsal vb. bütün gurupların bir araya galerek, ortak bir kampanya kararı almalarıdır. Bu kampaya ile, devlet ve diyanet faaliliyetlerinin içerik ve amaçları tesbit edilerek, halka anlayabileceği dilden anlatılmalıdır. Halk bilgilendirilerek, çocuklarının avlanmasına müsaade etmeden, devlet ve diyanetin çalışmalarına proaktif karşılık vermelidir.
Bundan sonraki süreçte, toplumsal yaşamın hiç bir alanında, devlet ve diyanetin istismar edebileceği hiç bir boşluğa yer bırakılmamalıdır…
Umudunu kaybetme. Aşk ile, ,,,
Frankfurt, 11.05.2022

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.