Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

ATEŞTE YAKILARAK KATLEDİLEN AYDINLARI ANMAK VE ANLAMAK…

-Nurten Yalnız-

Ateşi insanlara veren tanrılardır, insanlar ateşi tanrılardan çaldılar yada ateşin kendisi tanrıdır. Bütün dinsel öğretiler ateşe mitolojik anlamlar yükleyerek ateşin kutsallığına onun tanrısal bir ruha
ve tanrısal bir güce sahip olduğunu anlattılar.
Gerici yobaz dinci akımlar tanrıların ateşi insanlara yaşadığı anda ve sonrasında ölüm ötesi bir ceza unsuru olarak sunduğunu, bundan dolayı tanrının buyruklarına ve kutsal kitaplarına uymayanları ateş ile cezalandırılacağını, cehenemde ateş kazanlarında diri diri yakılacaklarını bildirirler.
Tarihten bugüne dek egemen güçler, iktidarı elinde tutan zorbalar dinci, gerici kesimleri yanına alarak tanrısal yaşam ve anlayışı yeryüzüne egemen kılma yalanları ile kendi egemenliklerini devam
ettirmek için her türlü yalan ve entrikalara başvurdular.
İnsanlığın tarihsel gelişimi incelendiğinde yaşadığımız gezegende mevcut siyasal iktidarlar kendisi gibi düşünmeyen, aykırı fikirlere sahip aydınlara, bilim insanlarına, sanatçılara karşı acımasız
davrandıklarına tanık olmaktayız.
Antik çağın en önemli filozofu, matematikçi pisagor düşünceleri siyasal iktidar ve kiliseye aykırı olduğu gerekçesi ile yobazlar tarafından 300 öğrencisi ile diri diri yakılarak katledildi.
İspanyol bilim insanı hekim, gökbilimci Michael Servetus 1553 yılında Katolik kilisesi tarafından kitapları ile birlikte yakılarak öldürüldü.
Rönesans felsefesinin temelini şekillendiren İtalyan filozof Giordana Bruno Roma Katolik kilisesinin mahkemesinde yargılanıp Romada diri diri yakılarak katledildi.
2. Temuz.1993. Sivas’ta Pir Sultan Abdal anmasına katılan aydınlar, sanatçılar fikirleri mevcut siyasal iktidara uygun olmadığı gerekçesi ile şeriatçı, gerici yobazlar tarafından diri diri yakılarak katledildiler. Sivas katliamı Anadolu topraklarında aydınlanma hareketinin gelişmesini engellemek, şeriatçı islami yaşam ve anlayışın tüm alanlara egemen kılınması için gerçekleştirilmiş bir katliamdır.
Ateşin yakıcılığı, yokedici etkisi insanı ürpertir, ateşte yanmak veya yakılmak korkutucudur, toplum önünde aleni, herkese açık alanlarda insanların diri diri yakılması bilinçli olarak gerçekleştirilen bir eylem biçimidir, insanların yakılarak tanrıya kurban edilme hali ve tanrısal ateşin ceza unsuru olarak gerçekleşme halinin gösterilmesi amaçlanarak toplumsal aydınlanmayı engellenerek, geniş halk kitlelerin dinci gerici akımların etkisinde kalmaları istenmektedir.
Gerici dinci yobazların politikalarını, hile ve yalanlarını boşa çıkarmak yer yüzüne tüm insanlığa hizmet edecek toplumcu, ekolojik bir anlayışı tesis etmek için ateşte yakılarak can veren aydınları
bilim insanlarını, sanatçıları anmak tarihsel bir sorumluluktur. Bu anlamda 2. Temuz. 1993’te Sivas’ta yakılarak katledilen canları anmak için alanları doldurup gericiliğe karşı aydınlık bir geleceğe uzanan yolu açmalıyız.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.