Hizbullah’ın kaçırdığı baba ve oğulun akıbeti soruldu
Cumartesi Anneleri, gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle sürdürdükleri eylemlerinin 939’uncusunu online gerçekleştirdi. Bu haftaki eylemde 10 Temmuz 1994 gecesi Batman’ın (Êlih) Soğuksu Mezrası’ndaki evleri Hizbullah üyeleri tarafından basıldıktan sonra bir daha kendilerinden haber alınamayan İbrahim Çelik (50) ve oğlu Edip Çelik’in (19) akıbeti soruldu.
Bu haftaki açıklamayı İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu adına Maside Ocak yaptı.
HÜDA PAR TEPKİSİ
Sözlerine AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, Hizbullah’a yakınlığıyla bilinen Hür Dava Partisi (HÜDA PAR) ile ilgili sarf ettiği “Tamamen yerli ve milli yapı” sözlerine tepki göstererek başlayan Ocak, Erdoğan’ın toplumu hakikatten uzaklaştırmayı amaçladığını söyledi. Daha sonra İbrahim Çelik ve oğlu Edip Çelik’in kaybettirilme sürecini aktaran Ocak, 90’lı yıllarda Batman’ın, özel harp stratejisi temelinde faaliyet gösteren Hizbullah’ın merkezi olduğunu, Hizbullah’ın ise devletle bağlantılı olduğunu ve buna ilişkin verilerin TBMM Faili Meçhul Cinayetleri Araştırma Komisyonu Raporu’nda da geçtiğine dikkat çekti.
10 Temmuz gecesi maskeli ve silahlı 4 kişi tarafından kapısı çalınan İbrahim Çelik’in yer göstermek bahanesiyle evinden alınarak götürüldüğünü ifade eden Ocak, oğlu Edip Çelik’in de babasını yalnız bırakmamak için peşlerinden gittiğini dile getirdi.
HAKİKAT 29 YILDIR KARANLIKTA
Baba ve oğlunun bir daha eve dönmemesi üzerine ailenin jandarma ve emniyete başvurduğunu kaydeden Ocak, şöyle dedi: “Olayla ilgili Hizbullahçıların isimleri verilerek, savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Ancak ailenin bütün başvuruları sonuçsuz kaldı. İbrahim ve Edip Çelik’ten bir daha haber alınamadı. Merese Çelik’in, oğlunun ve eşinin bulunması için yaptığı başvurularla ilgili etkin bir araştırma ve soruşturma yürütülmedi. 29 yıldır İbrahim ve Edip Çelik’in akıbetleri karanlıkta bırakıldı, onları kaybedenler cezasız bırakıldı.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler