Aşure’nin Alevi toplumu açısından önemi nedir?
⌈Müslüm Kaya Dede
Aşure sıradan bir çorba mıdır? Aşure Arapça bir sözcüktür, onuncu gün anlamındadır. Bu terim özellikle Muharrem ayının onuncu günü için kullanılır. Alevi inancında oniki imamlar çorbası olarak pişirilip dağıtılır. Aşure, çeşitli yiyeceklerle yapılan tatlıya verilen bir addır.
Tarihsel kökeni hakkında değişik rivayetler varsa da genellikle Nuh tufanından sonra geminin ambarında kalan son yiyeceklerin hepsinin bir kazanda pişirilip yenmesinden geldiği, sonrasında İnsan neslinin tufandan (yok olmaktan) kurtuluşu için pişirilip dağıtıldığına inanılan bir şükür tatlısıdır. Bu gelenek birçok inançta günümüze kadar devam etmektedir.
Alevilerde pişirilen oniki imamlar çorbası, her ne kadar bununla ilişkilendiriliyorsa da aslolan başkadır. Alevilerin pişirdiği bu çorba öncelikle oniki imamlar için pişirildiği için kutsaldır.
Hazırlanmasında, pişirilmesinde, Kazan karıştırılırken, dağıtılırken, yenirken gülbenkler verilir, dualar edilir. Oniki imamın niyetine oniki namet imamların adı teker teker sayılarak kazana atılır. Bu nametlerde şu olmazsa olmaz diye bir kural yoktur. Her can kendisinin temin edebildiği oranda onikiyi tamamlar. Zahiri anlamda bu çorba oniki imamlar aşkına -Hayrına- pişirilip dağıtılır, tıpkı hakka yürüyenlerimizin ardından verdiğimiz hayır yemekleri gibi.
Batını olarak anlamı ve anlatımı geniştir. Özet birkaç cümle ile diyebilirim ki; öncelikle onikiler kandildeki Muhammet-Ali nurunun ardıllarıdır, Hakka en yakın olanlardır. Nübüvvet ve velayetin birliğidirler. Hakla hak olmuş, hakkın kelamını dile getirmiş, Muhammet-Ali’nin ilmini, marifetini, adaletini onlardan sonra yaymak ve tercüman olmak için ışık olmuşlardır, onlara varmak, onlara yakın olmak hakka yakın olmaktır.
Bir başka anlamı ile ham olanı pişirip belli bir kıvama getirmektir. Nasıl ki oniki ayrı nimet bir kazana koyulup ayni kıvama gelmesi, aynı tadı vermesi için ateşte pişiriliyorsa, yola talip olan kişi de ayni şekilde bir dergâhta, bir mürşidin elinden tutarak pişip insani-kamil derecesine gelir.
Bu aynı zamanda birliğe varmak anlamındadır. Dört anasır dediğimiz ateş, hava, su, ve toprağın birliği demektir. Yanan, pişiren ateştir, ateşi uyaran havadır, kazanın içinde su, suyun içinde de topraktan elde ettiğimiz yiyecekler… Bâtıni anlamda bu dört nesne hayatın kendisidir, birliktir, vahdettir. Dördün bileşimi aradaki ayrılığı kaldırmıştır.
Aşure’yi genelde kadınlar mı yapıyor? Bunun inanca dayanan bir nedeni var mı yoksa tesadüf mü?
Oniki imamlar çorbasını illaki kadınlar yapmalı diye bir kural yoktur. Ancak genellikle evde anneler bu işi üstlenirler… Alevilerde kadın yol’un kendisidir. Kubbeyi rahmandaki tahtın sahibidir.
Anne Kucaklayıcıdır, sevgi ve şefkat sahibidir. Dikkat edilirse matem orucunu karşılama orucu da Fatima Ana için tutulur. Hanede kazana oniki nimet atılır. Hanede bulunan her ferdin hem rızalığı hemde lokması olsun diye her aile bireyi imamların niyetine kazana nimet atar.
Dualar edilir, gülbenkler okunur ve Hane halkı o günkü orucunu pişirdikleri çorbayı tadarak açar. Cümle canlarımızın oruçları Hakk katında, matemleri oniki imamların dergâhına yazılsın. Davaları İmam Hüseyin’in davası olsun…
Not: Bu yazı Ponarama- Newa’in 31 Ağustos 2019 tarihinde Müslüm Kaya Dede ile yaptığı röportajdan alınmıştır.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler
ALEVİ KARDEŞLERİMİN VE DOSTLARIMIN MUHARREM ORUÇU VE YAS AYI MÜBAREK OLSUN.