TİP’ten Limak Holding önünde eylem: Akbelen Ormanı’ndaki kesim derhal dursun! Video
Türkiye İşçi Partisi Akbelen Ormanı’nda ağaç kıyımı yapan Limak Holding’in önünde eylem yaptı.
Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyeleri, Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen Ormanı’nda kömür maden sahasını genişletmek için ağaç kesilmesini, YK Enerji’nin ortaklarından Limak Holding’in İstanbul’daki binasının önünde protesto etti. Eylemde yapılan açıklamada, “ülkenin dağını taşını madene ruhsatlandıran yağma düzenine yeter! Maden için yapılan orman tahsisleri bir an evvel iptal edilsin. Maden sebepli sürgüne de sürgün edemeyeceğiniz yaşamı yok etmenize de izin vermeyeceğiz. Akbelen Ormanı’nı vermeyeceğiz. Bu cinayette parmağı olan herkes hesabını verecek” denildi.
Milas’a bağlı İkizköy’de bulunan Akbelen Ormanı’nda Limak Holding ve IC Holding ortak iştiraki YK Enerji’nin kömür maden sahasını genişletmek için ağaç kesimine karşı bölge halkının mücadelesi sürüyor.
TİP İstanbul İl Örgütü, Muğla’nın Milas ilçesinde bulunan Akbelen ormanında maden sahasını genişletmek amacıyla sürdürülen ağaç kesimini protesto etmek amacıyla Beşiktaş’taki zorlu Holding binasının önünde basın açıklaması düzenledi.
Burada ilk açıklamayı, TİP Parti Meclisi ve Kent-Ekoloji Bürosu üyesi Deniz Öztürk yaptı. Öztürk şunları söyledi:
Bugün buraya ‘Elimiz yakanızda’ demek için geldik. Neden? Suç işliyorlar. Hem de günlerdir, üst üste, gözümüzün önünde. İşlediğiniz suçların hesabını vereceksiniz. Bunu yüzlerine karşı söylemek için buradayız. Geçtiğimiz yıl yine Akbelen’de kesime gelen ekipleri durdurmak için, yapılan gözaltılar serbest bırakılsın diye buradaydık. Bunu ne kadar sürekli bir mücadelenin parçasıyız, bunu görelim diye söyledim. 4 yıl önce hukuk mücadelesi başlayan, 2 yıldır fiili olarak çadır nöbetini gece-gündüz, yağmur-çamur sürdüren Akbelen direnişi, İkizköylülerin mücadelerini selamlıyoruz. Onlar Akbelen’e nefes oldular, biz de onlara ses olacağız.
Maden Yönetmeliği’nde zeytinlik düzenlemesini hatırlayın. Yaklaşık bir buçuk yıl önce o yönetmelik değişikliğini neredeyse adrese teslim olarak enerji için yapmışlardı. Çünkü alanın büyük bir kısmı zeytinlik. Adrese teslim bu yönetmelik değişikliği Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile Resmi Gazete’de yayınlanmış, YK enerji harekete geçmiş ve zeytin ağaçlarını sökmeye başlamıştı. Yine karşısına İkizköylüler çıktı. Sonra yönetmelik tüm yurtta karşılık bulan bir tepki sonrası iptal edildi. Şimdi bu inat neden deyip isyan edebilirsiniz. Hâlbuki sadece bir inat değil tutumları. Mücella Yapıcı Kanal İstanbul için sorulan, neden bu inat sorusuna, ‘İnat değil sanırım, bir mecburiyetleri var’ demişti. Evet bir mecburiyetleri, kolluk, devlet, şirket, sarı sendika ile kurdukları bir düzenleri var. Maden sendikası ve şirketi yaptığı açıklamada, bir işçi elinde huzurumuz kaçmasın istiyoruz dövizi tutuyor.
Sarı sendika temsilcisi yanına şirket yöneticisini de alıp 40 yıldır madencilik yapıyoruz, dışarıdan gelip düzenimizi bozmayın diyor. Kurduğunuz bu düzeniniz bozulsun. Şirketin arkadaşına sıralanan bu sendika, jandarma, bakanlık düzeniniz bozulsun. İşçi ile köylüyü karşı karşıya getirmeyin. 40 yıldır süren ve daha da büyüyen termik santral faaliyeti sebebiyle Muğla’da ekolojik sınırlara gelindi. Bugün Bolu’da, Sarıgazi’de, Antalya Kemerde, Cudi dağında yangınlar var. Hatay’da her gün bir başka yangın ihbarına desteğe gidiyor arkadaşlarımız. Bu kadar kırılgan bir iklim rejiminde hala termik santraller için ormanları yok etmek en hafif tabirle intihardır. Oysaki biz yaşamak istiyoruz. O elinde huzurumuzu bozmayın dövizleri taşıyan işçilerle, köylülerle, onların çocuklarıyla, kurdu kuşuyla yaşamak istiyoruz.
Bu nedenle talebimiz çok net. Akbelen ormanındaki kesim derhal dursun. Ormanları madene tahsis etmek için verilen izinler iptal edilsin ve ormanlarımız şu an itibariyle muhafaza alanları ilan edilsin. Ayrıca son olarak yiyip, sömürüp, semiren Limak da İçtaş da ormanı korumayan kamu görevlileri de ormanın kesilmesine onay veren bilirkişiler de. Bu cinayette parmağı olan herkes hesabını verecek.”

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler