Per. Nis 30th, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Dersim’de ‘Alevilik ve Devlet’ konulu paneli düzenlendi

  1. Munzur Kültür ve Doğa Festivali kapsamında düzenlene ” Aleviler ve Devlet’konulu panele Alevi kurum başkanları konuşmacı olarak katıldılar. Moderatörlüğünü Ali Kadır Tanrıverdi yapatığı panele Pir Sultan Abdal Kültür Dernekleri (PSAKD) Genel Başkanı Cuma Erçe, Alevi Kültür Dernekleri (AKD) Genel Başkanı Alevi Bektaşi Federasyonu (ABF) Genel Başkanı Mustafa Aslan, Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Yöneticisi Fetiye Yıldırım ve Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyonu (AABK) Eşit Başkanı Hüseyin Mat konuşmacı olarak katıldı.

Panelde özellikle son dönemde çokça tartışılan ÇEDES projesine tepkiler dile getirildi. Projenin sadece Aleviler için değil birçok kesim için tehlikeli olduğuna dikkat çekildi. İktidarların değiştiğini fakat Alevi inancına dönük bakış açısının değişmediği vurgulandı.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES)” projesi kapsamında “manevi danışman” olarak görevlendirilen imam, vaiz, din hizmetleri uzmanı ve Kur’an kursu hocaları, okullardaki öğrencilere “değerler eğitimi” veriyor.

Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Seher Şengüllü Tunç, diğer inançlara tanınan bütün imkanların Alevilik inancına da tanınmasını istediklerini söyledi.

ÇEDES projesi için “Bilimden uzak, çağ dışı bir uygulama” diyen Tunç, “Eğitimde fırsat eşitliği istiyoruz. ÇEDES projesi ile çocuklarımızı ‘rehabilite’ edecekler. İzmir’de miting yapacağız 16 Eylül’de. Herkesi de buna desteğe davet ediyoruz. Yaşadığınız inanç dışında başka bir şeyin çocuklarımıza dayatılmasını istemiyoruz. Devlet eliyle tekleştirilmiş bir inanca mahkum olmak istemiyoruz” diye konuştu.

PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe: Dersim’in direnenlerin, başkaldıranların, zulüm önünde eğilmeyenlerin kenti olduğunu belirten PSAKD Genel Başkanı Cuma Erçe, “Dersim’in sadece acıları ve katliamlarıyla anılmaması gerekiyor. Bu doğada ziyaretgahlarımız, her bir su damlası, göze bizim için ziyaretgahtır. Bu acılar bu kente çektiriliyor. Dili, kültürü, inancı yasaklanmış bir kent. Bütün bu acılara rağmen boyun eğmiş bir kent değil bu kent. Bizi bizle asimile etmeye çalışıyorlar ama başarılı olamayacaklar. Aleviler bugünden sonra da bu inancı gelecek kuşaklara taşıyacaklar. Bu sefer tehlike sadece Aleviler için değil, seküler yaşamdan, aydınlanmadan yanayım diyenler için de var. Türkiye tipi şeriatla karşı karşıyayız. Bu tehlikeyi bertaraf edeceğimizin altını çiziyorum” diye belirtti.

DAD yöneticisi Fethiye Yıldırım : “Alevilik tarih boyunca inanç, kültür ve rıza toplumu olarak her zaman iktidarların hedefi olmuştur. Günümüzde de yaşadığımız budur. Zulüm günümüzde de devam ediyor. Zulmün Koçgiri’den, Sivas ve Maraş’tan bu yana sürdüğünü biliyoruz” dedi.

Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkanı Mustafa Aslan: “Alevi kökenli emniyet müdürlerinin görev yeri değişti. Ne olursanız olun Aleviyseniz size davranış bu. Depremde de bunu gördük. İnancımıza sistemin bakış açısı bu. İktidarlar değişiyor ama bu bakış açısı değişmiyor” diye konuştu. Aslan, çözümün, Alevilerin inancına sahip çıkması ve örgütlenmesinden geçtiğini ifade etti: ”Devletin ve sistemin Alevilere bakış açısının bu kadim topraklara dönük değişmediğini belirten ABF Genel Başkanı Mustafa Aslan ise, “2009-2010 yılları arasında AKP Alevi Çalıştayı yaptı. AKP ilk kez bugüne kadar Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana Aleviler ile ilgili düşüncelerini kağıda yazdılar. Bize ‘biçtiğimiz elbiseyi giyerseniz sizi kabul edeceğiz’ dediler. Her hükümet farklı oyunlarla Alevilere yaklaşıyor ama buna karşı ise örgütlü duruş gerekiyor. Ocakların, dergahların öz halini korumaları gerekir, kendi dilleri ve itikatinden vazgeçmemeleri gerekiyor. Ocak evlatları yeniden buluşmayı sağlamalı. Bunu yaptığımızda devletin oyunları boşa düşecektir” diye konuştu.

Avrupa Alevi Birlikleri Konfederasyon Eşit Başkan Hüseyin Mat: “Bu halkı bu topraktan söküp atamıyorlar, atamazlar. Almanya’da kalanlar kendi inancını yaşamak istedi ve örgütlendi. Derneklerini, cemevlerini kurdular. Alman hükümetine kendini tanıttılar ve inanç grubu olarak kabul gördüler” ifadeleriyle sözlerine başlaya başkan Mat, konuşmasının devamında, şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’de Aleviler bu haklardan neden yararlanamıyor? Türkiye’de de bu haklar anayasada var, peki niye tanımıyorsun? Devlet diyor ki ‘Yasada var ama ben tanımıyorum’, ona göre bu ülkede yaşayan herkes Türk ve Sünnidir. Hayır değildir! Haklarımız lütuf değildir.

Resmi devlet ideolojisi ‘bu ülkede yaşayan herkes Türk’tür ve Müslüman’dır’ diyor.’ Ama biz diyoruz ki bu ülkede yaşayan herkes Türk de değildir, Müslüman da değildir. Demokratik ve laik bir ülke olduğunuzu iddia ediyorsanız eşit yurttaşlık temelinde herkesin hakkını ve adaletini sağlayacaksınız” diyerek konuşmasını tamamladı.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir