AABF ÖZGÜR ALEVİ YOL ERKAN KURULU: PİRİN CEMALİ GÜLDÜR GÜL
Avusturya Alevi Birlikleri Federasyonu ( AABF) Özgür Alevi Yol Ekan Kurulu, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve bünüyesinde kurulan ”Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı”nın birlikte düzenledikleri alternatif Hacı Bektaş Veli anma etkinliğinde kullandıkları Hace Bektaş Veli görselinden Pirin kucağındaki aslan ile ceylanın kaldırılmasına ilişkin yazılı açıklama yaptı. ” Pirin cemali güldür gül” başlıklı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
”Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı Alevi Bektaşi ve Cemevi Başkanlığı’nın organize ettiği ,Hace Bektaş Veli’yi anma etkinliğinde kullanılan görselde, Hace Bektaş Veli’nin kucağındaki aslan ile ceylanın kaldırılmasını ve değerlerimizi hiçe sayıp içini boşaltmak isteyen zihniyete ve onunla iş birliği yapan düşkünlere cevabımız olsun. Hace Bektaş Veli’nin kucağında Arslan ve ceylanla tasvir edilen resminde Hace Bektaş Veli’nin farklı dillerden, farklı kökenlerden ve kültürlerden gelen insanları bir bilen; Evrendeki tüm canlıların barış içinde dostça yaşamını simgeleyen, Pir kucağındaki Arslan ile Ceylan sevginin, kardeşliğin birlikte yaşamın bir timsalidir. Bundan hiç kimsenin kuşkusu olmasın ki; Hace Bektaş Veli’nin gönüllerimizde uyandırdığı çerağ gönüllere aşk olup gelecek nesillere aşk ile aktarılacak.
GÜN İNANCAMIZA SAHİP ÇIKMA ASİMİLASYONUN ÖNÜNE SET ÇEKME GÜNÜDÜR
Sevgili canlar, her gün bir değerimiz elimizden alınmaktadır her gün bir dalımız budanmaktadır ama ne yazık ki buna karşın Alevi kurum ve kamuoyundan yeteri kadar tepkiyi görmemekteyiz.
Gün Alevi-Kızılbaş inancının toplumsal tarihsel miras olarak özünde saklı olan direnme ve toplumsal bilinci ortaya koyma günüdür. Kızılbaş Aleviler olarak örgütlü mücadelemizin birlik ve beraberliğe kanalize edilmesi bizler için bugün dünden daha büyük bir önem teşkil etmektedir.
Son süreçte yaşanan devletin, Alevilere karşı geliştirdiği kültürel ve inançsal soykırımın önüne set çekmenin tek yolu özümüze sahip çıkarak bir ve beraber olmaktan geçer. Bu karanlıktan çıkmanın tek yolu ışığıyla bizlere yol gösteren, Pirlerin bilim ile aydınlattığı yoldan gitmekle mümkündür.
Bugün, Devletin gün ve gün kendi kazanında erittiği Kızılbaş Aleviliğin özüne sahip çıkma günüdür. Ne yazık ki; Alevi demokratik kitle örgütleri, Cem ve kültür merkezleri, dernekler, vakıfları, federasyon-konfederasyon ve diğer kurum ve kuruluşlar bir mücadele içinde olsa da gerektiği kadar yeterlilik gösterememektedirler, büyük bir kavram kargaşası yaşanmaktadır.
Gerek İnançsal ve düşünsel alanında olsun, gerek siyasal duruşlarda olsun genel birlik sağlayamadıkları için savrulup durdukları apaçık ortadadır.
Buda bizleri yok etmek için bizleri asimile etmek için pusuda bekleyen Hızır Paşaların ekmeğine yağ sürmektedir.
Değerli Pirler, Analar, sevgili gençler, değerli canlar Alevi düşüncesi, inancı, tarihi, sanatı, müziği, seması, ritüeli, yani Aleviliğin tarihi, inanç sistemi ve ritüelleri egemen tek tanrılı dinlerin çemberi içinde eritilerek yok edilmeye çalışılıyor. Bunu da bizler İslam’ın özüyüz söylemi altında yapmak istiyorlar.
Sevgili canlar birilerinin yıllar önce ya siz sunnileştirin ya da verin biz şiileştirelim oyunu üst perde de şu an sahneleniyor.
Devlet, Alevilerin muhalif örgütlü gücünden korktuğu için karşısına almak yerine, içimizdeki ihanetçiler yoluyla denetimine ve kontrolüne almak amacıyla cemevlerine elektrik su parası almayacağını, dede ve başkanları devlet memuru statüsü vermek istemektedir, yani artık pirlerimiz hakkın hakikatin değil egemen güçlerin ağzıyla konuşacak onları müfredatına uyacak Cuma hutbesi gibi Perşembe hutbesi okutulacaktır. Değerli canlar bu pirlerimize ocaklarımıza ulularımıza ihanettir, Nesimi’den Pir Sultan’a Dersimden Maraş’a, Çorum’a, Sivas’ta diri diri yakılan canlarımıza Gaziden, Geziye kaybettiklerimize ihanettir.
Dostlar eğer devlet ve onun işbirlikçileri samimi olmuş olsaydı, Aleviliğin kendine özgü bir inanç olduğunu söyler, inancımızı nasıl yaşayacağımızı bizlere bırakırdı, Pirlerin inancın yol önderleri olduğunu kabul eder ve eşit yurttaşlık hakkıyla elini inançlarımızdan çekerdi. Bunun yerine bakanlığa bağlı, Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevleri Başkanlığını kurmak istemesi, Alevileri kontrol altına almak, kültürel soykırımla Aleviliğin özünü yok etmekten başka bir şey değildir. Alevi inancını Sünni İslam’a tabi bir tarikat örgütlenmesi içine çekmekten başka bir şey değildir. Siz buna sesiz mi kalacaksınız.
Bizler; Pir sultanın dediği gibi;senin halkın alın terinden çalınmış sofrandan,bizim itlerimiz bile yemez diyenlerdeniz. Zalimin sofrasının kırıntıları değil, meşru demokratik Alevi yolunun hak ve hakikatini yaşamak ve sürdürmek için her bedeli vermeye hazırız. Bunun tek yoluda,birlik ve beraberliktir canlar.
Biz Avusturya Özgür Alevi yol erkan kurulu olarak artık sesimizi duyun diyoruz…Artık ihaneti görün diyoruz…Yol Cümleden uludur… Gelin yolun gerçeğinde birlikte yolun özünü yaşatalım diyoruz
İlim ile gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
Düşünce karanlığına ışık tutanlara Aşk ola.
Cümle canların gül cemallerine aşk ola…
Hakk, Hızır yolumuzu yolsuzdan, Şaşkından, düşkünden koruya…
Hüü gerçek erenler aşkına ..
Aşk ile…”
AABF ÖZGÜR ALEVİ YOL ERKAN KURULU

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler