Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Bizim İsmail Belgeseli’nin Yönetmenleri Fatin Kanat ve Önder İnce ile röportaj

Bir fikir mücadelesi: Bizim İsmail

Çorum İskilip doğumlu olan İsmail Beşikçi, devlet bursu ile gittiği Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olduktan sonra mecburi görev için gittiği Anadolu’da Kürtler ve Kürtçe ile tanışır. Süreç içinde göçmen Kürtler ilgi alanına girer.

“Kürtler, ne kadar Türktür?” düşüncesi ülke siyasetine hakim olurken İsmail Beşikçi, Kürt aşiretleri üzerine doktora yapar. Erzurum Atatürk Üniversitesi’nde yaptığı bu çalışma sonrası, önce üniversite yönetiminin hedefi haline gelir, ardından dönem iktidarlarının ve arka arkaya gelen cuntaların soruşturma ve mahkemelerinin muhatabı olur. Yazdığı her kitap, yaptığı her savunma ceza gerekçesi olur. Rejimin Hapishaneleri ile tanışır. Böylece, İsmail Beşikçi için sık sık girip çıkacağı, toplamda 17 yıllık cezaevi süreci başlar.

Ulucanlar cezaevinde kaldığı süre boyunca yönetmen Fatin Kanat ile de yoldaşlık yapan İsmail Beşikçi, Türkiye’nin toplumsal hayatında örnek alınması gereken bir mücadele insanı olarak yerini alır.

Bilinmesi gereken elzem hikayeyi, hiçbir sponsor desteği olmadan kamuoyu ile buluşturan başarılı iki yönetmeni yürekten tebrik ediyor ve böylesine kıymetli röportaj ile karşınızda olmaktan mutluluk duyuyorum.

Kübra Özyurt

Sayın Önder İnce, Fatin Bey ile İsmail Beşikçi’nin tanışma hikayesini biliyoruz. Sizin İsmail Beşikçi ile tanışmanız nasıl oldu? Neden böyle bir belgesel yapmak istediniz?

Önder İnce: Kişisel olarak, İsmail hocanın kitaplarını makalelerini, yazılarını okuyarak büyüdüm. Ancak mesleki olarak ilgim; bir akademisyenin, yazarın, bilim insanının sadece düşündüğü, yazdığı ve yaptığı araştırma sonuçlarını kaleme aldığı için hayatının 17 yılını cezaevlerinde geçirmesinin nedenlerini sorgulamakla başladı. Bu sorgulama yolumu hocaya çıkardı, tanıştık. Ne mutlu bana  ki O’nun hikayesini anlatma fırsatı buldum.

Sayın Fatin Kanat, fikir insanı olan İsmail Beşikçi’nin hapishane sürecinde hayatınızda yer ettiği ortada. Dolayısıyla onun hapishanede nasıl bir arkadaş olduğunu merak ediyor ve belgeseli yaparken neyi hedeflediğinizi sormak istiyorum.

Fatin Kanat: Öncelikle ilginiz ve duyarlılığınız için teşekkür ederim. İsmail Hoca ile yolumuz 1994’de Ulucanlar Cezaevinde kesişti. Yaklaşık 4 aylık bir birlikteliğimiz oldu. Son 3 yılımı geçirdiğim Ermenek Cezaevinden hastane tetkikleri için gelmiş, daha sonra geri dönmüştüm. Aynı koğuşta İsmail Beşikçi ile birlikte Fikret Başkaya Hoca da vardı. Bu benim için güzel, unutamadığım bir rastlantıydı. Her iki hocamızla da güzel sohbetlerimiz oldu. İsmail Hoca, ilgilendiği konulara dair bir muhabbete dahil olduğunda ateşli bir konuşmacıya dönüşebiliyordu. Fırsat buldukça ranzasına çekilip kitap okurdu. Gündelik yaşamlarında her iki hoca da el üstünde tutuluyorlardı. Koğuş görevlerinden muaftılar. Hocayla, daha doğrusu onun kitaplarıyla tanışmam 76-77 yıllarına kadar uzanır.

Belgeseli izlerken İsmail Bey’in bir yönü dikkatimi çekti; ağır işkence anını anlatırken dahi gülerek anlatıyor. İsmail Bey’in esprili, rahat tavrını nasıl yorumluyorsunuz?

Önder İnce: İsmail hoca ne yaptığını, neden yaptığını çok net biliyor. Akademik bir merakla başlayıp, bilimsel bir inada evrilen Kürtlere dair araştırma, yazma, fikir beyan etmenin sonuçlarını çok net görüyor. Ne yazık ki cezaevi ve işkencelerle dolu bir sonuç Hoca bunlara hazırlıklı ve çok vakur bir duruşu var. “Bunlar neden başıma geldi, ben bunları hak etmedim v.b” serzenişlerde, konuşmalarda hiç bulunmadı. Bu duruş elbette beni çok etkiledi.

Belgeselin isminin bir hikayesi var mı? Neden “Bizim İsmail”?

Fatin Kanat: İsmail Hoca’nın İskilip’ten ilkokul arkadaşı olan Yusuf Zontur, hikayesiyle filmimizin adını belirleyen kişi oldu. Kendisiyle görüştüğümüzde, uzun yıllar Almanya’da çalıştığını, emekli olduktan sonra tekrar İskilip’e döndüğünü anlattıktan sonra İsmail Hoca’ya dair şunları söyledi:

“Almanya’da fabrikada çalıştığımız dönemlerde Türklerle Kürtler beraber çalışıyorduk. İyi bir arkadaşlığımız vardı, gurbet elde bu çok kıymetli bir şeydi. Zamanla Kürtler kendi aralarında konuşurken İsmail Beşikçi adı kulağıma çalındı. Bu bir kaç kez tekrarlanınca, isim benzerliği olmalı herhalde, diye düşünmeme rağmen dayanamayıp sordum:

  • Yahu sizin bu lafını ettiğiniz İsmail Beşikçi nerelidir?
  • Çorumlu
  • Çorumlu mu, neresinden?
  • İskilip
  • Yav siz Bizim İsmail’den söz ediyorsunuz demek.

Ben, der Yusuf Zontur, meğerse Bizim İsmail’miş dediğim İsmail Beşikçi’nin aslında kim olduğunu, neler yaptığını, ne kadar cesur bir adam olduğunu ve bundan dolayı başına neler geldiğini Kürtlerden öğrendim. Öğrendim ve İsmail ile gurur duydum.

Fatin Bey ile belgesel yapımına başladıktan sonra ülke olarak kritik ve zor zamanlardan geçtik, geçmeye devam ediyoruz. Ülke konjonktürünün yapım ve gösterim sürecine etkisi ne oldu?

Önder İnce: Özel olarak bize bir müdahale olmadı. Ama gerek ekonomik gerekse de ülkenin içinden geçtiği politik atmosferden son derece olumsuz etkilendik. Belgeselin yapım süreci uzadı. Bu politik hava elbette hala devam ediyor ve gösterim konusunda da çok rahat değiliz.

23-29 Eylül 2024 tarihleri arasında düzenlenen 31. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’ne Bizim İsmail belgeseli ile gittiniz. Belgesel Film Yarışmasında yarışan 8 filmden biri oldu. Altın Koza’dan nasıl bir geri dönüş aldınız?

Fatin Kanat: Filmimizin ilk kez seyirci karşısına çıktığı festival 31. Adana Altın Koza Film Festivali oldu. Filmi, İsmail Hoca ve iyi bir seyirci topluluğuyla birlikte izledik. Film sonrası söyleşi de oldukça canlı ve tatmin ediciydi bizim için. Fakat Adana’da unutamadığım an, söyleşi sonrası orta yaşlı bir kadının, size bir şey söyleyebilir miyim, diyerek yanımıza gelmesi ve, “ben İsmail Beşikçi adını her duyduğumda, amaan yine propaganda yapıyorlar der geçerdim. Ama sizin filminizi izledikten sonra haksızlık ettiğimi anladım. Elinize, emeğinize sağlık” dediği andı. Bu, aslında İsmail Beşikçi biyografisinden bir sinema belgeseli yaparken hedeflediğimiz bir erişimdi. Hocayı, onun külliyatı ve fikriyatını bilenlere bir film yapmamızın anlamı yoktu. Filmimiz, Hocayı az bilenlere, öylesine duyanlara ya da hiç duymamışlara seslensin, onların zihinlerinde çentikler açsın istedik.

  

Bizim İsmail Belgeselini nasıl bir süreç bekliyor? Beklentileriniz neler?

Fatin Kanat – Önder İnce: Şu ana kadar Adana Altın Koza, Berlin Kürt Filmleri Festivali, Uluslararası Duhok Film Festivali, İstanbul Hangi İnsan Hakları Film Festivali dışında İstanbul ve Ankara’da özel gösterimler yaptık. Köln’den ve Süleymaniye’den festival katılım talepleri geldi. Londra’dan ve Toronto’dan benzer talepler geldi. Festivaller dışında özel gösterimler de planlıyoruz.Tabi ki gönlümüzden geçen, filmimizin ulaşabileceği kadar çok sayıda insana ulaşması. Bunun için uğraşımız sürüyor.

Sayın İnce, Sayın Kanat, zaman ayırıp sorularımıza cevap verdiğiniz için her ikinizede çok teşekkür ediyorum.

1 thought on “Bizim İsmail Belgeseli’nin Yönetmenleri Fatin Kanat ve Önder İnce ile röportaj

  1. Kürt tarihinde yalnız değil dünya tarihinde dahi boyle bir aydın misyonu aktivisti yoktur.

    Sayın İsmail Beşikçiye ve onun hakkında Bizim İsmail” belgeselini yaratan sinemacı “Fatin Kanat ve Önder İnce yönetmenlerimizi tebrik ediyorum.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir