Golani ve bölgesel dinamiklerin yükselişi
Nidal Hawari
Golani’nin ABD’den aldığı tam destekten sonra ilk kayıp Dürzîler oldu. Ve bugün Golani, ABD, İsrail, Türkiye ve Suudi Arabistan’dan halk desteği alırken, Rusya’dan da iç desteği var. İran, kendisiyle iyi ilişkiler kurmak için büyük çaba sarf etti; ancak destek güçleri onu İran’ın karşısına çıkarmak zorunda kaldı.
Aslında Golani, ihtiyaç duyulduğunda İran’a bile “evet” diyebilen tipik bir “kullanışlı terörist” örneğidir. Ama varlığının temel koşulu, dünyadaki büyük güçlerin gündemlerini gerçekleştirmektir. El-Kaide, El-Nusra Cephesi ve bugün Şam Özgürlük Otoritesi (HTŞ) gibi örgütler bu amaçla oluşturuldu.
Dürzîlerden sonra bir sonraki potansiyel kurban Kürtler gibi görünüyor. Türkiye, Suriye’nin direnişini ortadan kaldırmak için tüm gücünü kullanacaktır. Mevcut Amerikan yönetimine gelince; bölge halkına satılık bir pazardaymış gibi davranıyor. Üstlere (üst düzey yetkililere) gelince, onlar asla ilgi çemberinde değillerdi. İsrail’in stratejik nedenlerle bir önemi ele geçirdiği doğru, ama sonunda her şeyin doğru bedel ödenirse satılabileceği ortaya çıktı. Maalesef üstler, küresel siyaset dengesinde en “ucuz” sınıflardan biri hâline geldi; onları savunacak güç yok, uluslararası ilişkilere bağlı değiller.
Yüce topluluk ve nesil ayrımı
Üstünlükçülerin iç tartışmalarında iki kuşak arasında derin bir uçurum vardır. Solcu düşünceyle şekillenen 90’lar öncesi kuşağın, 90’lar sonrası kuşakla neredeyse hiçbir ilgisi yoktur. Yeni nesil gençler ve yetişkinler bugün soruyor: “Ben bu dünyanın neresindeyim? Peki benim var olma şansım nerede?”
Aksine, düzensiz solun eski nesli, aynı eski argümanları tekrar ederek kendini yeniden üretmeye çalışır. Hâlâ eski entelektüel öpücüklere ve miras kalmış ideolojik kalıplara tutunuyorlar; ancak gerçek çözümler sunmuyorlar.
Bu neslin çoğu zaman “öğretmen” zihniyetine sahip: “Beni dinleyin, size öğreteyim.” Yeni nesil ise bu konuşmayı sadece garip bulmakla kalmıyor, açıkça reddediyor. Gerçeklikten kopan bu dil, gençliğin hırs ve heveslerine cevap veremez hâle gelmiştir.

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler