Paz. Şub 1st, 2026

Alevi Haber Ağı

Alevi Haber Ağı Web Sitesi

Dersimli Kadınlar İlk Kurultaylarını Gerçekleştirdi: “Asimilasyona Karşı Toplumsal Hafızayı Kadınlar Taşıyacak”

Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi, 3 Mayıs 2025’te Grand Şaroğlu Otel’de gerçekleştirdiği I. Kurultayı’nın ardından kapsamlı bir sonuç bildirgesi yayımladı. Kurultayda Alevi-Bektaşi söylencelerinde kadın figürlerinden anadil sorununa, köy boşaltmalarının kadınlar üzerindeki etkisinden kadın hareketinin tarihsel sürecine kadar çok sayıda başlık kadın bakış açısıyla ele alındı.

Bildirgede, asimilasyonun Dersim’de çok yönlü biçimde derinleştiği vurgulanırken, kadınların hem belleği hem de toplumsal direnci taşıyan aktörler olarak öne çıktığı ifade edildi. Kadınlar, hem yerelde hem göç edilen bölgelerde örgütlü bir dayanışma hattı kurma iradesiyle kurultaydan çıktıklarını belirtti.

Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi tarafından yayımlanan kurultay sonuç bildirgesi ise şöyle:

KADIN MECLİSİ I. KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ
DERSİM DERNEKLERİ FEDERASYONU KADIN MECLİSİ I. KURULTAYI SONUÇ BİLDİRGESİ

Dersimli kadınlar olarak doğamıza, kültürümüze sahip çıkmak için birinci kurultayımızı 3 Mayıs 2025 günü Grand Şaroğlu Otel’de gerçekleştirdik. Kurultay yerimiz son hafta valiliğin Hüseyin Güntaş Kütüphanesi ve Konferans Salonu’na izin vermemesi sonucunda Grand Şaroğlu Otel’de yapıldı. Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi olarak bileşen derneklerimizden gelen kadın arkadaşlarımızla yaklaşık bir-bir buçuk yıldır verdiğimiz emeklerimizi kurultayımız ile taçlandırdık. Kurultayımıza İstanbul, Mersin, Bursa, İzmir gibi birçok ilden ve Dersim’in ilçe ve merkezinden gelen kadınlarımız ile buluşup belirlediğimiz gündemlerimizi tartıştık.

Kurultayımızın üst başlığını “Dersim’i halk saklasın, Dersim yıkılmasın: kadınlar ve asimilasyon” olarak belirledik. Bölgemizde yaşanan sorunları kadınlar açısından ele aldık. Bölgemizde yaşanan asimilasyon ve yozlaşma meclisimizin bu dönem için ivedilikli olarak tartışılması ve harekete geçilmesi gerektiğini düşündüğü konuydu. Asimilasyon, toplumsal grupların etkileşime geçmesiyle ortaya çıkan bir karşılaşma ve etkileşmedir. Böyle bir etkileşimde bir kültürel sistemin başka bir kültürel sistemi ya da sistemleri zamanla kendine benzetmesi ve etkisi altına alması sonucunda asimilasyon gerçekleşmektedir. Asimilasyon, baskın kültürün kimi zaman güç kullanıp diğer kültürü kendi bünyesinde eritmesidir. Bölgemiz tam olarak böyle bir sürecin acı sonuçlarını yaşamaktadır. Buradan yola çıkarak, kadın merkezli dört başlıkta sunumlar yapıldı. Bunlar:

  1. Alevi Bektaşi söylencelerinde kadın

  2. Kadın hareketinin toplumsal tarihi

  3. Köy boşaltmalarının kadınlar ve çocuklara etkisi

  4. Anadil ve asimilasyon

Kadınlar bugünkü toplumda sahip olduğu hakları mücadele ederek ve bedeller ödeyerek kazanmıştır

Kadının yaşadığı sorunlar toplumsal her sorunda olduğu gibi tarihsel bağlamından koparılarak tartışılamaz. Sunumlarda gerek inanç gerekse de kadın hareketinin toplumsal tarihi ile bu bağlam verilmeye ve tartışılmaya çalışılmıştır. Dersimli kadınlar da pek tabii diğer kadınlar gibi ataerkil düzenden bağımsız bir tarihe sahip değildir. Kültürümüzde haremlik-selamlık olmasa da gelinen noktada Alevi kadınlarda ataerkil kültürden payını almaktadır. Söylenceler kültürlere dair çok önemli ipuçları verir. Bilhassa Alevi kültürü bu anlamda yazıdan ziyade sözlü tarihe sahiptir. Tam da buradan Alevilikteki kadın figürlerinin kökenlerine baktığımızda, anaerkil (özel mülkiyetsiz) toplumlardaki dişinin gücü, ataerkil döneme geldiğimizde şeytanlaştırılmıştır. Kadın hareketinin tarihi de özel mülkiyet öncesi ve özel mülkiyet sonrası toplum düzeninin dinamikleri ile sıkı sıkıya bağlıdır. Tarihsel süreç içerisinde sorun özel mülkiyetli toplumlarda biçimsel olarak farklılıklar yaşamış olsa da özü itibariyle aynıdır.

Kadınlar, toplumsal ve kültürel olarak yaşanan bütün süreçlerde en çok etkilenenler oluyor

Tıpkı 1994’te doruğa ulaşan köy boşaltmalarında olduğu gibi kadınlar toplumsal bütün süreçlerden etkileniyor. Bu süreçlerde kadınlar kimi zaman tecavüz ile kimi zaman çocuğu ile tehdit edildi. Kurultayın bu kısmında o dönemi yaşayan kadınların hikayeleri adeta yüz yıllardır kadınlara yaşatılanların sadece bir fragmanı gibiydi. Temmuz 1987’de Olağanüstü Hal ilan edilen Dersim’de, OHAL resmi olarak Temmuz 2002’de kaldırıldı. Bu süreç içerisinde 14 Ocak 1998 tarihli raporuna göre Dersim’de 183 köy, 823 mezradan tahliye edilenlerin sayısı yaklaşık 40 bin 933 kişidir. Bu o dönem için var olan nüfusun neredeyse yarısıdır. Öyle ki o dönem Ovacık ve Hozat arasında neredeyse bütün köyler boşaltılmıştır. OHAL dönemi adeta yerel halk için azap haline getirilmiştir. Kolluk baskısı, karne ile yiyecek verilmesi, devamlı olarak yaşanan şiddet ve çatışma ortamı ile insanlar artık bölgede yaşayamaz hale gelmiştir. Köylerin bir kısmı yakılmış insanların malı mülkü yok edilmiştir. Göç edenler ise gittikleri yerlere inançsal ve kültürel olarak uyum sağlamakta zorlanmış, birçok insan sosyal, ekonomik ve psikolojik olarak sorunlar yaşamıştır. Bölge halkı gittikleri yerlerde uzun süre işsiz kalmış veya en kötü işlerde çalışmışlardır. Hâlâ daha yasaklı köyler vardır ve köyüne dönmek isteyen ancak dönemeyen onlarca insan vardır.

Göç ettirilen insanlar ve bölge halkı ciddi anlamda asimilasyona uğramıştır; bunlardan biri de anadilleridir

Dersim bölgesi kendine has bir bölgedir. Bölge halkı gerek inanç gerekse dil olarak ülkedeki birçok yerden ayrılmaktadır. Bölge halkının anadil olarak iki dili vardır: Kirmanckî ve Kurmancî. Ancak gelinen yerde yeni nesil arasında bu iki dili konuşan insan sayısı oldukça azalmıştır. Resmi ideolojinin yatılı okul, köy enstitüleri ve bölge halkının yaşadığı travmalardan sonra çocuklarını anadilinden ziyade resmi dil üzerinden büyütmesinin sonucu olarak Dersim’de anadil ciddi anlamda asimile edilmiştir. Buna bir de kendi coğrafyamızın dil birliği noktasında ortaklaşma da yaşadığı sorunlar asimilasyonu aşma konusunda zorluklara sebep olmuştur. Anadillerimizden Kirmanckî yok olma ile yüz yüze gelmiştir. Diller yaşayan varlıklardır ve konuşuldukça var olurlar.

Kurultay değerlendirilmesinin sonuçları

  • Baştan sona kadın emeği ile gerçekleştirilen kurultay kadın meclisinin alması gerektiği yol için bir başlangıç olmuştur.

  • Uzun yıllardır çalışma yapan DEDEF’in kadının eşit temsili ve Dersimli kadınların sorunları noktasında kendi örgütlülüğünü oluşturması değerlidir.

  • Yerel çalışmaya daha fazla önem verilmesi gerektiği ortaya çıkmış; bu anlamda kurultaydan sonra oluşan olanaklar için çalışmalar yapılması kararı alınmıştır.

  • Kadın Meclisi, Dersimli kadınları bir araya getirmek, yurdun dört yanındaki Dersimli kadınlarla dayanışmak ve en önemlisi Dersim’de de yaşayan kadınlarla dayanışmak için önemli olanak ve güce sahiptir.

  • Kurultay örgütlenmesi sırasında temas kurulamayan, meclis içerisinde temsilcisi olmayan bileşen dernekleri ile görüşmeler yapılması ve bunun sonucunda belirli bölgelerde panel, sunum gibi tartışmaların yapılması tartışılmıştır.

  • Dersim’in özgün koşullarına dair bilimsel çalışma yapan kişi sayısı, bilhassa kadın araştırmacı sayısı çok azdır. Belirli konular ile ilgili çalışma yapacak kadın bulmakta zorlanılmıştır.

  • Bölgenin kadın, genç, dil, ekonomi gibi birçok sorunu vardır. Bunlar kurultayda sıkça tartışma konusu haline gelmiştir. Atılması gereken somut adımlar konuşulmuştur.

Teşekkür

Kurultayımıza destek veren başta bütün kadınlar olmak üzere, basın emekçileri ve katılan kurumlara çok teşekkür ediyoruz. Kurultayın hazırlık sürecinde en çok desteği kurumumuz Dersim Dernekleri Federasyonu’ndan gördük. Yine bize katkı sunan Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu’na da teşekkür ediyoruz. Bu kurultayın başta yereldeki kadınlarımız olmak üzere bütün Dersimli kadınlar için yeni başlangıçların adımı olmasını umut ediyoruz.

Dersim Dernekleri Federasyonu Kadın Meclisi

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir