KÜRESEL SALDIRI KARŞISINDA ALEVİLİK
Özgür Kaplan
Bu gün bizler açısından tarihimize, yoldaşlarımıza ve davamıza karşı sorumluluk duyanların omuzlarına büyük görevler yüklenmiştir. Bu görevleri başarmak, uğruna samimiyetle çaba sarf etmek bir onur ve kişilik sorunu haline gelmiştir.
Ortadoğu’da siyasal İslamcıların elinde bulundurduğu iktidarlarının, bütün baskı unsurlarıyla, yüzbinlerce maaşlı çalışanıyla, özellikle farklı olana karşı birer eğitim kamplarına çevrilmiş on binlerce cami ve kuran kursları, tv yayınları ve legal- illegal örgütleri ile Alevi halkına yönelik saldırıları katlanarak devam ediyor. Alevilerin coğrafyalarına uluslararası işbirlikleri de kurarak, küresel bir saldırıyı kesintisiz olarak sürdürmekteler.
Tam da bu noktadan hareketle;
Pir Sultan Abdal’ın ‘’Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan…’’sözlerinin günümüzde ki karşılığı, davamız ve inancımız için irademize sahip çıkmaktır. Yani Pir Sultan, sarayın Alevisi olmayı redderek tarihi bir irade koymuştur.
Bu can pahasına konulmuş iradeyi kavramanın, Alevi kimliğini sahiplenmekten geçtiğini görmek zor değildir.
Buradan hareketle onları anmak, mezarları başında nutuk atmak, salt sosyal medya sayfalarında methiyeler dizmek ve “unutmadık…ölümsüzdür!” gibi laflar ve biçimlerle değil, bizzat örgütlerimize omuz verip mücadeleye katılıp, Alevilik adına politika üretmekle mümkün olur.
Sistemin, üzerimizdeki küresel baskı, tehdit ve sömürü ilişkileri, Alevilerin toplumsal hayatını edilgen bir konumda tutmak isterken,nihai hedefi ise bizi tamamen yok etmektir.
Fakat Aleviliğin özündeki, doğaya ve yaşama diyalektik, hümanist bakışı ekonomik-siyasi-sosyal hayatlarında ki değişim ve ilerlemeyi durduramaz.Tam da bu noktada tarihimize ve özümüze yakışır bir tavır sergilemeli, asimile ve imha kuşatmasına karşı irade geliştirmeliyiz. İrade ise örgüt ve bilgi ile gelişir anlamını karşılığını bulur. Zira bizim inancımızdan gelen zalime karşı direnişimiz de demokrasi anlayışımız da bilgiden beslenir. Bu bilinçlenme sürecimiz hayat boyu devam eden bir pişme yolculuğudur. Hedefimiz ise bireyi ve toplumu İnsan-ı Kamil olgunluğuna eriştirmektir.
(…)
Günümüzde inançsızlık ve inkarcılığın dizginlerinden boşanmışçasına ve apaçık meşru görüldüğü yaygınlaştığı-yaygınlaştırıldığı bir süreçte, umudumuz ve geleceğimizin kutup yıldızlarını bir kez daha anmak, anlamak ve anlatmak sorumluluğundan hareketle; Baba İlyas’a, Baba İshak’a, Hacı Bektaş Veli’ye, Şah Kalander’e, Pir Sultan Abdallara selam olsun.
…

Sevgili Canlar, yoluna ve ikrarına bağlı olan her Alevi kendisini Alevi Haber Ağı’nın doğal bir muhabir olarak görmelidir.
Oturduğu mahallede, okuduğu okulda, çalıştığı iş yerinde, üyesi olduğu Cemevi’nde ve sokakat haber niteliği taşıyan her durmla ilgili bize görsel veya yazılı haber göndermelidir.
Bu istemimiz Alevi kurum yöneticilerimiz içinde geçerlidir.
Alevi Haber Ağı: Gerçekleri yazacak… Geçekler yazılırken sende katkını sun can…
Saygılar, sevgiler